İşsizlik büyüdü, ücretler ve alım gücü düştü, enflasyon kontrol edilemiyor, emekliler-yoksullar-işçiler-öğrenciler açlıkla mücadele ediyor. Egemen sınıfın medyası ise işçilerin bu sorunlarını örtmek, gündemi değiştirmek için, “açık işler” olduğundan, çalıştıracak işçi bulunamadığından bahsediyor.
AKP’nin gazetelerinden Yeni Şafak “aslında iş var, ama emekçiler iş beğenmiyor” haberi yayınlayarak, patronların propagandasını yapıyor
Yeni Şafak, dün yayınladığı haberinde, Türkiye’de 171 bin 818 açık iş olduğunu iddia etti.
Öncelikle Türkiye’de 171 bin açık iş olabilir, ama yine iktidarın TÜİK eliyle yayınladığı resmi rakamlara göre 3 milyon 105 bin kişi iş arıyor. “İş aramıyorum, ama olsa çalışırım” diyenlerle, iş olmadığı için kısa sürelerde, parça başı işlerde çalışanları da dahil ettiğinizde bu sayı 9,5 milyonu buluyor.
9,5 milyon işsizin olduğu bir ülkede 171 bin açık iş olduğundan bahsetmek, patronların işçi bulamadığından yakınan haberler yapmak, işsiz insanlarla dalga geçmektir.
Patronlar, açlık sınırının altına inmiş olan asgari ücretle çalışacak insan arıyorlar
Binlerce işçi asgari ücret alarak ya da sendikalı işyerlerinde yoksulluk sınırının yarısı kadar bir ücret alarak ölmeden yaşamaya çalışıyor. Haklarını bir nebze olsun korumak için sendika üyesi olmak isteyen işçiler işten atılıyor.
Sendika üyesi olanlar dahil, işçilerin hemen tamamının aldığı ücret yetersiz. Hiç kimse bu koşullarda çalışmak istemez, ama herkesin yaşamaya devam etmek için paraya ihtiyacı var, kredi borçları var, okula giden çocukları var. O yüzden emekçilerin iş beğenmemek gibi bir lüksü genel olarak yok. Buna rağmen açık iş pozisyonlarına başvuru yapılmıyorsa en önemli sebebi patronların düşük ücret politikalarıdır.
Yeni Şafak’taki habere göre en çok aranan elemanlar makineci (dikiş), garson ve temizlikçi. Bu pozisyonlarda çalışacak insanlara patronlar her durumda asgari ücret dayatmaktadır. 17 bin liralık asgari ücret, açlık sınırı olan 18 bin liranın altına inmiş durumda. İnsanların bu ücrete çalışması demek, kölelik koşullarını kabul etmesi demektir.
Vasıflı işçi yetişmemesinden iktidarın eğitim politikaları sorumludur
Bazı alanlarda vasıflı işçi bulmanın zor olduğu söyleniyor, bunun sorumlusu işçiler değil, 21 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarının eğitim politikalarıdır.
AKP iktidarı yıllar içinde plansız biçimde her kente üniversite açtı. İhtiyaç duyulan vasıflarda işçi yetiştirilmesi için gerekli planlamalar yapılmadı, diploma sahibi ama iş yaşamında karşılığı olmayan insanlar yetiştirildi. Diplomalı işsizler ordusu iyice büyüdü.
İşçi sınıfının, emekçilerin, çalışma koşullarını düzeltmek, ücretleri yükseltmek için sendikalarda ve işçi örgütlerinde bir araya gelmesi çok önemli.
