Rusya’ya mı göçmenlere mi karşılar?

Finlandiya ve Polonya, sınırlarını “güçlendiriyor.” Polonya “güvenlik” diyor, Finlandiya ise doğrudan göçmenleri engellemeyi planladığını söylüyor. Her iki ülkenin de tek amacı göçmenlerin geçmesini imkânsız hale getirmek.

Finlandiya, açıkça göçmenlerin geri itilmesi için yasa çıkarılacağını açıkladı. Finlandiya’nın Rusya ile kara geçişleri göçmenler bahane edilerek geçen yıl kapatılmıştı. Kara geçişlerinin kapatılmasından sonra ancak 40 göçmen yasal olmayan yollarla Rusya’dan Finlandiya’ya giriş yapabildi.

Sadece 40 kişinin geçmiş olmasını yeterli bulmayan Finlandiya hükümeti yeni bir yasa tasarısı hazırlıyor, tasarıya göre girmeye çalışan göçmenler gerekirse güç kullanılarak hemen Rusya’ya geri itilecek. Tasarı, Finlandiya’nın sığınma başvurularını kabul etmeye devam edeceği çocuklar ve engelli kişileri kapsamayacak.

Göçmenlerin, sığınma başvuruları işleme alınmadan Rusya’ya geri itilmesi, Finlandiya’nın uluslararası insan hakları taahhütlerine aykırı. Buna rağmen sağcı iktidar, yasayı kabul ettirmekte ısrarcı.

Finlandiya’nın ayrımcılık ombudsmanı Kristina Stenman, hükümetin sınırlarına gelen kişilerin sığınma başvurularını kabul etmeyi reddetmesinin endişe verici olacağını söyledi.

Polonya, Rusya ve Belarus sınırına duvar örüyor

Polonya Başbakanı Donald Tusk, ülkesinin Rusya ve Belarus ile olan sınırı boyunca güvenlik ve caydırıcılığı arttırmak için yaklaşık 2,2 milyar euro yatırım yapacağını duyurdu.

Polonya, sözde Rusya ve Belarus’un askeri saldırılarına karşı bunu yapıyor. Ama şu cümle her şeyi açıklıyor: “Polonya’daki bir önceki sağcı hükümet 2021’deki kitlesel göçmen akınını engellemek için Belarus sınırı boyunca 367 milyon euroluk bir duvar inşa etmişti. Ancak AB yanlısı mevcut hükümet daha fazla takviye gerektiğine inanıyor.”

Başbakan Donald Tusk, söz konusu duvarı “Güvenliğimiz için” yapıyoruz dese de, duvarların askerleri değil, göçmenleri engellemek için yapıldığı çok açık.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…