Hakkâri’de belediye eşbaşkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınıp ve tutuklanması ve kayyım atanması sonrası halk kararı protesto etmeye devam ediyor.
Kayyuma karşı kentteki emek ve demokrasi güçleriyle bir araya gelen DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, toplantı sonrası esnaf ziyareti gerçekleştirmek istedi. Toplantının gerçekleştiği sokağı ablukaya alan polisler, DEM Partililerin çıkışını uzun süre engelledi.
Polis kalkanlarının önünde ablukaya tepki gösteren DEM Partili milletvekilleri, siyasetçilere yönelik polis ablukasını tüm dünyanın gördüğünü söyledi.
Polis barikatı önünde uzun süren mücadele sonucu abluka kaldırıldı. Siyasetçiler, kitle örgütü temsilcileri ve Hakkâri halkı “Hakkâri uyuma, iradene sahip çık”, “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganlarıyla kent sokaklarında yürüyüş düzenledi.
Sömürge hukukuna karşı mücadeleyi sürdüreceğiz
Hakkâri Belediyesi’ne yönelik kayyım gasbına karşı halkın direnişi 4. gününde sokaklarda sürüyor. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla kentte başlatılan nöbet eylemi devam ediyor.
Çeşitli kurum temsilcileri, KESK Şubeler Platformu binasında toplantı yaptı, kayyım gasbı ve önümüzdeki döneme ilişkin bilgi alışverişinde bulundu.
Toplantıda konuşma yapan DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, Kürdün tanınmadığını iradesinin defalarca gasp edildiğini söyledi. Direnişi sürdüreceklerinin altını çizen Bakırhan, “Bu ülkenin enerjisini, ekonomisini çarçur ettiler, yok ettiler, ülkeyi uçurumun kenarına getirdiler. Kürde, emekçiye, ezilene, yoksula düşmanlık yaptıkları için. Buradan sesleniyoruz: Kürt bu ülkenin vatandaşı mıdır değil midir? Kürdün bu ülkedeki hukuku nedir? Kürt seçilir mi seçer mi? Siz söyleyin. Biz ona göre davranalım” ifadelerini kullandı.
Eğer Hakkâri’de üçüncü defadır devam eden kayyım uygulaması başarıya ulaşırsa Türkiye’nin her yerine kayyum anlayışını yayma riski olduğuna dikkat çeken Bakırhan “Bunların sandıktan kazançlı çıkma şansları yok. 31 Mart’ta bu test edildi. Onun için Hakkâri dayanışma için çok önemli bir merkez haline geldi. Sürekli kullandığımız Hakkâri’den Edirne’ye kavramını artık hayata geçirmek gerekiyor. Hakkâri’den Edirne’ye demokrasi köprüsünü, dayanışma köprüsünü, barış köprüsünü, direniş köprüsünü oluşturmalıyız. Aksi halde Hakkâri’nin iradesini çalanlar yarın İzmir ve diğer kentlerin de iradesini çalabilir.
Burada duran, direnen Hakkâri halkıyla direnmeye devam edeceğiz, onlara layık olmaya çalışacağız. Ne pahasına olursa olsun iradenizi savunacağız, sahipleneceğiz. Darbe görüntülerini aratmayacak bu vahşet altında buraya gelip toplantıya katılmanız büyük bir değerdir.
Hakkâri halkına da sesleniyorum; sokakta, caddede, mahallenizde bu ırkçı, faşist ve Kürt düşmanı zihniyet karşısında lütfen tepkinizi sürdürün. Siz onurlu bir halksınız. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. İnşallah bir gün mutlaka bu irade, zulüm uygulayanları gönderecektir ve halkımız kazanacaktır.”
