Hepsi işçi düşmanı

Emekçilerin geçim sıkıntıları büyüyerek devam ediyor. Açlık sınırı 20 bin lirayı geçti. Asgari ücret, açlık sınırının en az 3 bin lira altında kalmış durumda. 70 bin liralık yoksulluk sınırında ücret alan işçi ise hiç yok.

Yüksek enflasyon, eriyen alım gücü ve düşük ücretler milyonlarca işçi için en önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor.

Türkiye’de işçilerin yüzde 50’si asgari ücretle, yani açlık sınırının altında bir gelirle yaşamaya mahkûm.

Egemen sınıfın bütün kesimleri asgari ücrete en fazla yüzde 25-30 zam yapılmasını istiyor

TÜİK enflasyonu yüzde 49 olarak açıkladı. Gerçek enflasyon ise ENAG’ın yaptığı araştırmalara göre yüzde 89.

Merkez Bankası başkanı bütün bu rakamlarla alay eder gibi, asgari ücrete en fazla yüzde 25 zam yapılmasını istiyor. TÜSİAD ve tüm egemen sınıf kurumları da yüzde 25 istiyor.

Uluslararası sermayenin kurumu, kredi derecelendirme kuruluşu Standard Poor’s Türkiye’de 2025yılında geçerli olacak asgari ücret için en fazla yüzde 30 zam istedi.

CHP’nin de bunlardan farkı yok

Sosyal demokrat olduğunu söyleyen, işçilerin emekçilerin haklarını savunması gereken CHP, yönetimde olduğu belediyelerde, işçilere ilk önce yüzde 25 (35 bin lira) zam teklif etti.

Belediyelerde halen ortalama işçi ücreti 25-30 bin lira seviyesinde. CHP’li belediyelerin bağlı olduğu işveren sendikası SODEMSEN’in işçilere önerdiği zamlı ücret 35-40 bin lira düzeyinde.

İşçiler greve çıkacakları konusunda emin adımlar atınca, SODEMSEN zam teklifini yüzde 35’e (40 bin lira) kadar yükseltti. En son Kartal Belediyesi’nde yüzde 50 civarında (45 bin lira) bir zamla sözleşme imzalandı.

Oysa işçilerin talep ettiği ücret ortalama 55 bin lira, yoksulluk sınırı olan 70 bin liranın epeyce altında.

CHP bir egemen sınıf partisidir

Maruz kalınan enflasyon oranı ile alakası olmayan, TÜİK rakamlarıyla bile uyumlu olmayan bir zam oranı egemen sınıfın bütün kanatlarının talebi ve CHP de buna dahil.

CHP, egemen sınıfın batı ile ilişkilerini geliştirmek için çaba gösteren bir partisi. CHP işçi sınıfı partisi değil, sol parti değil, AKP ile aynı ekonomik çizgide duran bir egemen sınıf partisidir.

İşçi sınıfı, hakları için mücadelede sadece kendi gücüne güvenebilir

İşçi sınıfı, kendi haklarını kazanmak için, öncelikle kendi gücüne güvenir. İşçi sınıfının gücü, işyerlerindeki taban örgütlenmelerinden gelir, mücadelede yer alan sendikalardan, kitle örgütlerinden gelir, birlikte yapılan eylemlerden gelir.

Bu gücün kendini gösterebilmesi için en önemli husus birleşmesidir. Birleşmiş işçiler yenilmez. Birlikten güç doğar. İşçi sınıfının birleşik eylemini adım adım örmek en önemli görevimizdir.

Faruk Sevim

Yazar

You May Also Like

Kira krizi derinleşiyor

Ekonomik kriz, konut kiralarını fahiş seviyelere çıkarırken, birçok kiracı açısından mahkemeye taşınan kira davaları da sonuçlanmaya başladı. Tahliye…

Neden Enternasyonal Dayanışma?

İktidarın kanatları arasında mafyatik çeteler üzerinden başlayan güç savaşları (Sinan Ateş cinayeti, Ayhan Bora Kaplan operasyonu, emniyet-adliye içi…