Tüm dünyada yükselen aşırı sağ ve otoriterleşme dalgası sonucu devletler “sınırlarını” korumaya yönelirken, savaştan, baskıdan ve yoksulluktan kaçan göçmenler denizde ve karada can vermeye devam ediyor.
Van-İran sınır hattında, bir aile oldukları düşünülen bir erkek, bir kadın ve bir çocuk olmak üzere üç mültecinin cesedi bulundu. Cesetler, sınırda devriye yapan askerler tarafından bulunmasının ardından Başkale Devlet Hastanesi’ne götürüldü.
İHD Van Şubesi ve Van Barosu Göç ve İltica Komisyonu ilgili kurumlarla görüşerek olayın takipçisi olacaklarını söyledi.
Bunun sebebi yanlış mülteci politikaları
İnsan Hakları Derneği Van Şubesi Başkanı Avukat Mehmet Salih Coşkun yaşananların takipçisi olacaklarını vurgulayarak şunları söyledi:
“Bugün ne yazık ki yine sınırdan kötü haberler aldık. Böylesi haberleri almamızın nedeni, yanlış uygulamalar ve yanlış mülteci politikaları. Savaştan kaçan, yıkımdan kaçan mülteciler daha iyi bir hayat yaşamak için ülkelerinden ayrılıp Türkiye’ye ve Avrupa ülkelerine geçmek istiyor. Ancak yanlış uygulanan mülteci politikaları ve nefret söylemleri sağlıklı bir şekilde geçmelerine engel oluyor.
Böylesi üzücü olayların yaşanmaması için mülteci politikalarının değiştirilmesi ve insan onuruna yaraşır bir şekilde; ülkede kalkmak isteyen mültecilerin kalması, transit geçmek isteyen mültecilerin de geçiş düzenlemelerinin bir an önce yetkililer tarafından düzenlenmesi gerekir.
Kış daha yeni başladı ve bu görüntülerle tekrar karşılaşmak ne yazık ki mümkün. Daha önce de hayatını kaybeden, hipotermi geçirdiği için el ayak uzuvlarını kaybeden birçok mülteci oldu. Devletler arasındaki politikalar yüzünden göçmenlerin sınırda bekletilmesi ciddi bir hak ihlalidir. Göç politikalarındaki yanlışlıklar ivedilikle düzeltilmeli.”
Cezasızlık saldırılara neden oluyor
Van Barosu Göç ve İltica Komisyonu avukatlarından Ceylan Ukay, “Sadece Türkiye’nin değil, tüm ülkelerin göç meselesi ile ilgili üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekiyor. Bunlardan en önemlisi de medyada ve siyasette son zamanlarda giderek artan ırkçı söylemlerin son bulmasıdır. Bu konudaki cezasızlık politikası saldırılara sebep oluyor. Düzensiz göçmenlerin yasal hakları göz önüne alınarak göç idarelerinin Uluslararası Koruma başvurularını ivedilikle olumlu yönde sonuçlandırması gerekiyor. Ayrıca geri gönderme yasağı gereği; kurum ve kuruluşların bu konuda ihlallere yol açmaması ve keyfi uygulamalara son vermesi gerekiyor” dedi.
