Barış günlüğü – 20 Ocak

“Umut biziz, umut bizim mücadelemiz”

HDK Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş, Kürt sorununun çözümüne dair tartışmalara işaret ederek, “Burada kimseye değil, kendimize güveneceğiz. Umut biziz, umut bizim mücadelemizdir” dedi.

Beştaş, “Barışı elimizle, dişimizle başaracağız. Abdullah Öcalan’ında söylediği gibi siyasi ve hukuki zeminin yaratılması gerekiyor. Barışa da çözüme de adalete de her geçen gün daha fazla yaklaşacağız. Barışı örmeye başladık. Barışı inşa etmek için gecemizi gündüzümüze katarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu güne kadar bütün engelleri aştık bugün de aşacağız. Ve bu topraklarda barış türkülerini söyleyeceğiz” dedi.

Adalet Bakanlığı’na ikinci kez İmralı’da görüşme için başvuru

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti, PKK Lideri Abdullah Öcalan ile ikinci kez görüşmek için yarın Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulunacağı öğrenildi.

DEM Parti milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan, 28 Aralık’ta İmralı Cezaevi’nde Öcalan ile görüştü. Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan ile yerine kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk’ten oluşan heyet, İmralı’daki görüşme sonrası Meclis’te temsiliyeti bulunan siyasi parti başkanları, cezaevindeki tutuklu siyasetçiler ile DEM Parti bileşenleri ve çeşitli çevrelerle bir dizi ziyaret gerçekleştirdi.

DEM Parti İmralı Heyeti, İmralı ziyareti ile sonrasında yapılan görüşmelere dair 17 Ocak’ta yazılı açıklama yaptı

 “Barışa ses olalım” diyenler ne istiyor?

Barış çağrıcılarından yazar Ayşegül Devecioğlu, Öcalan’ın mesajlarının önemli olduğuna işaret ederek, eşit, adil ve demokratik yaşam isteyen tüm kesimlerin bu süreçte sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.

Görüşmelerin ilerlemesinde silah bırakma tartışması yerine güven artırıcı adımların atılmasının önemine işaret eden Devecioğlu, “Ateşkes her barış sürecinin ilk adımıdır. Ama hak ve özgürlüklerdeki genişlemeler, tutsakların serbest bırakılması, kayyımların geri çekilmesi bir barış sürecinin ilk adımları olarak değerlendirilebilir” diye konuştu.

İstanbul’da 14 Aralıkta bir araya gelen aydın ve yazarlar olarak, Kürt sorununun çözümüne dair barış ve demokrasi için adımların acilen atılması çağrısında bulunduklarını hatırlatan Ayşegül Devecioğlu, “Biz aydınlar olarak bir kapı açmak istedik. Biz varız, barış istiyoruz. Bu konunun muhatabı sadece Kürtler değil, aynı zamanda biziz” dedi.

Sürecin kenardan izlenecek bir süreç olmadığını vurgulayan Ayşegül Devecioğlu, şöyle devam etti: “Başta CHP’nin Kürt sorununda demokratik, onurlu ve adil barış önerisiyle ortaya çıkması ve bu sürecin temel aktörlerinden biri olması lazım. Abdullah Öcalan’ın mesajları biraz da böyle: ‘Herkes aktörü olsun’ diyor. Çünkü biz bir şey yaparsak olacak, bize bir şey hediye edilmeyecek. Herkesin iyice bu fikri benimsemesi gerekiyor. Bu sorumluluk ülkenin bütün yurttaşlarına düşüyor. Hepsine çağrım var: Kimse bunun dışında kalmasın. Tam tersine kendi düşünceleriyle, gücüyle, fikirleriyle müdahil olsun ki buradan barış ve demokrasi çıksın.” 

İktidarın saldırgan politikaları çözüm tartışmalarını zehirliyor

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulundan yapılan açıklamada, 2024 ekim ayından bu yana Kürt sorununda demokratik çözüm ve Türkiye’nin demokratikleşmesi eksenindeki tartışmaların umut yarattığı belirtildi.

Açıklamada şu çağrı yapıldı: “Eğer iktidar barış ve çözüm konusunda samimiyse yapması gereken ilk şey saldırıları durdurması, Kürt halkının kazanımlarına ve kurumlarına saygı duymayı öğrenmesidir. Saldırılarla Kürtleri, muhalifleri ve barış savunucularını yıldıracağını düşünen iktidar büyük yanılıyor. Barış talebinde ortaklaşan milyonlarca yurttaşımızı ve demokratik kamuoyunu iktidarın barış ihtimalini ortadan kaldırmaya dönük saldırılarına karşı güçlü bir demokratik tepki göstermeye davet ediyoruz.”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…