Hrant Dink için adalet mücadelesi sürüyor

Öldürülmesinin 18. yılında Hrant Dink için yaklaşık üç bin kişi Agos’un eski binası önünde toplanarak “Biz bitti demeden bu dava bitmez” diye haykırdı.

Her yıl olduğu gibi 19 Ocak’ta bir kez daha Hrant Dink için anma etkinliği düzenlendi. Enternasyonal Dayanışma aktivistlerinin de katıldığı eylemde, “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Katiller halka hesap verecek”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı.

Bu yılki anmada konuşmayı Takuhi Tovmasyan yaptı

Agos gazetesinin kurucusu ve genel yayın yönetmeni Hrant Dink katledilişinin 18. yılında vurulduğu yerde, eski Agos ofisinin önünde anıldı. Anmaya çok sayıda kişi katıldı. Bu yılki konuşmayı Hrant Dink’in yakın dostlarından Takuhi Tovmasyan yaptı.

Tovmasyan “Hrant Dink’in suçu neydi? Suçu aşikardı: İnsan sevgisi, demokrasi ve insan hakları tutkusu, ifade özgürlüğüne inancı, o da yetmedi iki halk arasında barışı savunması ve Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasını istemesi…. Bütün bunların üzerine bir de Tanrı vergisi insanları ikna etme yeteneği. İşte bu sonuncusu bazı insanları çok ama çok korkuttu” dedi.

Hrant Dink anmasında Osman Kavala ve Çiğdem Mater’in mesajları da okundu

Tovmasyan’ın konuşması öncesinde Gezi direnişi gerekçe gösterilerek hapiste tutulan Osman Kavala ve Çiğdem Mater’in mesajları okundu. 2017’den beri Silivri Cezaevi’nde tutulan Kavala’nın mesajı şöyle:

“Hrant’ı anmak, katledilişini unutturmamak için bir araya geldiğimiz bu kardeşlik ve dayanışma buluşmalarında herkes için adalet şiarını en güçlü biçimde seslendiriyoruz.

Ben de kendimi orada sizinle birlikte, Hrant’ın vurulduğu yerde, Hrant’ın yanında hissediyorum.

Cinayetlere, katliamlara, her türden zorbalığa rağmen barışın ve adaletin egemen olacağı günleri göreceğimizi umut etmeye devam ediyorum.

Hrant için, tüm yurttaşlarımız için adalet talep ediyorum”

2022’den beri Bakırköy Cezaevi’nde tutulan Çiğdem Mater’in mesajı şöyle:

Sevgili Hrant Dink, Sevgili Hrant Dink’in ailesi, Hrant’ın sevgili arkadaşları

Hrant Dink aramızdan alınalı 18 yıl oldu, ben üçüncü kez onu uzaktan anıyorum, memleket cezaevlerindeki pek çokları gibi. Hrant Dink İstanbul’un ortasında “geliyorum” diyen bir “Milli Mutabakat cinayeti” ile öldürüldü. Ama o “Milli Mutabakat”ın muhtemelen hiç tahmin etmeyeceği şekilde uğurlandı. İstanbul sokaklarını dolduran on binlerce insanın muhtemelen farklı farklı gerekçeleri vardı, her biri farklı bir sebeple çıkmıştı sokağa, çoğu Hrant Dink’i tanımıyordu. Kimi bir hemşerisine veda etmek için sokaktaydı; bu şehrin kadim sakinlerinden birinin şehrin ortasında, güpegündüz herkesin gözü önünde öldürülmesi, kimini yüz yıl önceye götürüp, o zamanlar neler yaşadığını düşündürdü; kiminin aklına kendi ailesi, hikayesi düştü.

Sonuçta şehrin sokaklarına akan on binler adı konulmamış bir sözleşmeyi ihlal ederek, tarihimizde ilk kez bunca kalabalıklarla Ermeni’yi bir kimlik olarak kabul etti, var etti. Hrant Dink varlığıyla ve yokluğuyla bu topraklarda, eşiğinden geçmek bize düşen çok önemli kapılar açtı.

Şimdi, 18 yıl sonra, o kapıların neresindeyiz, neredeyiz diye sormalıyız. Kimimiz hapishaneden, kimimiz sürgünden yanıtlayacağız belki bu soruyu, hayat o cenazenin ardından yürüyenleri nar tanesi gibi savurdu belki ama işte yine buradayız. Bugün eminim Sebat Apartmanı’nın önünde Hrant öldürüldüğünde henüz doğmamış olanlar var, kuşaklar değişiyor ama neredeyiz sorusunun yanıtı gücünü sebatla burada olmaktan alıyor. İnatla hala buradayız.

“Milli Mutabakat”a yüksek sesle itiraz edenlerin, geçmişle yüzleşmeden geleceği inşa edemeyeceğimizi bilenlerin, barış demekten vazgeçmeyenlerin inadı ve umuduyla buradayız. Bize düşen Hrant Dink’in açtığı kapılardan geçmek, konuşmak, dinlemek anlamak ve yeni bir gelecek inşa etmenin yollarını bulmak.

Hrant Dink’e sözümüz olsun. Bakırköy’den sevgilerle”

Hrant Dink cinayetinin 18. yılı: Davalar hangi aşamada?

Hrant Dink’in İstanbul’un Şişli ilçesinde ana cadde üzerinde suikasta uğramasından kısa süre sonra, güvenlik kamerası kayıtlarından cinayet şüphelisi olarak Ogün Samast tespit edildi. Samast ertesi günü Samsun Otogarı’nda gözaltına alındı. Samast’a suikast talimatı veren, planlayan Yasin Hayal ve Erhan Tuncel gözaltına alındı.

Tetikçi Ogün Samast suç işlediği sırada 17 yaşında olduğu için çocuk mahkemesinde yargılandı ve 22 yıl 10 hapis cezası aldı. Samast, koşullu salıverilme kapsamında 15 Kasım 2023’te cezaevinden tahliye edildi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ana dava ise Ocak 2012’de hükme bağlandı. Yasin Hayal’e ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Erhan Tuncel “azmettirme suçlaması”ndan beraat ettirildi. Mahkeme tüm sanıkları “örgüt üyeliği” suçlamasından beraat ettirdi.

Mahkemenin kararını savcılık “Örgüt de var, delil de var” diyerek temyiz etti. Bu gelişmenin ardından 2013 yılında Yargıtay, cinayetin örgütsel faaliyet kapsamında işlenmiş olduğu yönünde araştırma yapılması gerektiği gerekçesiyle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını bozdu. Bozma kararı üzerine yeniden yargılama başladı.

Yeniden yargılama sonucu 2019 yılında Erhan Tuncel cinayete yardım etmekten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Yasin Hayal hakkında silahlı örgüt kurduğu ve yönettiği gerekçesiyle 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Hayal, daha önce müebbet hapis cezası almıştı. Samast ise silahlı örgüt üyesi olma suçundan 2 yıl 6 ay ceza aldı. Ancak verilen ceza Yargıtay tarafından zaman aşımı nedeniyle 2021 yılında düşürüldü.

Kamu görevlilerinin yargılandığı ana davada hüküm 26 Mart 2021’de açıklandı. Emniyet müdürleri Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek’e ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Mart 2023’te yeni bir dava açıldı. 10 Ocak 2025’te bu davayı karara bağlayan mahkeme; Samast, Hayal ve Tuncel’in aralarında bulunduğu toplam 7 sanık hakkındaki dosyanın zaman aşımına uğradığını belirtti. Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek’i “Anayasa’yı ihlâl” suçundan müebbet hapse çarptırdı.

Hrant Dink cinayetine ilişkin yargılama, 15 kamu görevlisi sanık yönünden Yargıtay aşamasında devam ediyor. 7 Şubat 2025’teki duruşmada karar verilmesi bekleniyor.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…