Van Barosu Göç ve İltica Komisyonu üyesi Avukat Sercan Cihan, Van’da mülteci geçişlerinin yoğunlaştığı kış aylarında donma suretiyle ölümlerin yaşandığını belirtti. Cihan, mülteci yaşam hakları dahil tüm hakları için mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
Ortadoğu ve Asya’da yaşanan savaş, işsizlik, baskı ve kaoslar nedeniyle her yıl binlerce insan ülkelerini terk etmek zorunda kalıyor. Son yıllarda Afganistan, İran ve Pakistan’dan binlerce kişi ülkelerini terk ederek İran üzerinden Van’a geliyor.
Göç yolunda birçok hak ihlali ile karşılaşan mülteciler, özellikle İran-Türkiye sınırında yaşam hakları ellerinden alınıyor. Sınırdan geçerken birçok mülteci donuyor, kimi vahşi hayvanların saldırılarına uğrayarak ya da askeri bölgelerden açılan ateşle hayatlarını kaybediyor. Sınırdan geçen mülteciler ise kentlerde sağlıksız ve güvencesiz bir yaşam sürüyor. Sınır dışı edilme tehdidine maruz kalan mülteciler, götürüldükleri Geri Gönderme Merkezleri’nde (GGM) cezaevi koşullarında kalıyorlar. 2024 yılının Kasım ayında Başkale ilçesine bağlı Kadan Mahallesi yakınlarında, biri kadın, biri erkek, biri çocuk üç mültecinin donarak öldüğü açıklanmıştı.
Avukat Sercan Cihan, sınırda yaşanan mülteci ölümlerini değerlendirdi. Cihan, mültecilerin ülkeye geldiğinde yasal statüye ulaşmak adına belli başvurular yaptığını ve uzun süre başvuruların sonuçsuz kaldığını ifade etti. Ardından, şunları söyledi:
“İl Göç İdaresinde kaydını yaptıktan sonra, uluslararası koruma başvurusu yapmak üzere bir kayıt yapıyorlar. Ancak bu başvuru kaydı maalesef hem bürokratik engellerden hem de göç idaresi içindeki işleyişten dolayı çok uzun süre cevapsız kalıyor. Mülteciler bu zaman diliminde herhangi bir statüye sahip olamıyorlar. Aslında mülteciler ülkemize giriş yaptıktan sonra belli bir statüye sahip olmak için adım atıyor ancak bu statünün belirlenmesinde bürokratik engellerin olması ve iç işleyişin uzun sürmesi nedeniyle statüsüz kalıyorlar” dedi.
Van’ın sınır ihlallerinin en fazla yaşandığı bölgelerden biri olduğunu ve özellikle mültecilerin yaşam hakkının ihlal edildiğine dikkat çeken Cihan, “Van bir sınır kenti ve özellikle Çaldıran, Saray, Özalp, Başkale İran’a sınır olan ilçelerimiz. Bu ilçelerden maalesef 2021 yılına kadar özellikle yaz aylarında yoğun bir göç alınmaktaydı ancak 2021 yılından sonra hükümetin sınır politikasının değişmesi ile beraber sınırlarda örülen duvarlar, dikenli teller ve yoğun güvenlik önlemleri alınmasıyla mülteciler aslında yaz aylarında geçişleri yavaşlatıp kış aylarında geldiler. Kış aylarında gelen göçmenler kötü hava koşulları nedeniyle sınırı geçerken, hipotermiye uğruyorlar. Bu da donma olayları yaşamasına neden oluyor” diye konuştu.
Bu yıl üç başvuru oldu
Karların erimesiyle birlikte sınırda yapılan tespitlerde onlarca göçmenin donarak öldüğünü ve yabani hayvanlar tarafından parçalandığını gördüklerini ifade eden Cihan, komisyon olarak olay yerine gittiklerinde bu vakalarla karşılaştıklarını dile getirerek, yıl içinde komisyona 3 başvurunun yapıldığını söyledi.
Başvuruların sınırı geçmek isterken hipotermi geçirerek hastaneye kaldırılanlardan geldiğini belirten Cihan, “Göçmenlerin tedavileri hastanelerde devam etmektedir ancak tekrar iletmek istiyoruz Van ilinin sınır bölgesinde olması ve kış şartlarının da çok sert geçmesi nedeniyle düzensiz göçmenler bu ülkeye girişi esnasında insanlık onuruna yakışmayacak şekilde bir sonuçla karşılaşıyorlar. Van Barosu olarak aile fertlerinden gelen başvurular üzerine olaya müdahil olduk. Fakat yetkili birimlerin mülteci verilerini baro ile paylaşmadıklarını ifade edebiliriz. Van’da gerçekleşen donma olaylarında komisyon olarak elimizden geldiğince aile fertlerine yardımcı olmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Soruşturmalar etkin yürütülmüyor
Komisyonun sosyal medya hesaplarına gönderilen bazı görüntülerde mültecilerin, kaçakçılar tarafından alıkonulduğu ve işkenceye maruz kaldığını ifade eden Cihan, “Bizler komisyon olarak bu görüntüler elimize ulaşır ulaşmaz Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduk, fakat yapmış olduğumuz soruşturma çok da etkin bir şekilde yürütülmedi. Yaptığımız başvurularda ‘kovuşturmaya gerek yok’ kararları veriliyor. Son günlerde Payîzava bölgesinde helikopterle taşınan bir mültecinin hipotermi geçirdiğini öğrendik. O mülteci ile ilgili komisyon olarak doktorları ile yaptığımız görüşmede tedavisinin yoğun bakımda devam ettiğini bize ilettiler. Bu tür durumları sıkça yaşıyoruz. Baro olarak mültecilerin haklarını savunmaya devam edeceğiz” diye anlattı.
