Barış günlüğü – 18 Şubat

Öcalan’ın mektupları Kandil, Suriye ve Avrupa’ya ulaştı

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Abdullah Öcalan’dan mektup gidip gitmediği tartışmalarını açıklığa kavuşturdu. Doğan, KCK’li yetkililerin yanı sıra Kuzey ve Doğu Suriye ile Avrupa’ya mektup gönderildiğini belirtti.

Henüz adı konulmayan sürece dikkat çeken Ayşegül Doğan, şunları söyledi:

“Bununla ilgili doğrudan bilgi vermek isterim. Evet, Sayın Öcalan’ın mektubu hem Kandil’e hem Avrupa’ya hem de Kuzey ve Doğu Suriye’ye, ilgili yetkililere ulaştı. Kendileri de açıkladı. Bunu biz de teyit ettik. Kandil’de KCK’li yetkililere, Kuzey ve Doğu Suriye’de SDG’li yetkililere ve Avrupa’da da işte KCDK-E ve KNK’ye ulaştırılmış bir mektup var. DEM Parti İmralı Heyeti dışında İmralı’da bir temasımızın olmadığının da bilinmesini istiyoruz” dedi. 

Kürt aktörler sürece desteklerini ifade ediyor

İmralı heyetinin Erbil’deki görüşmelerinin ardından konuşan Keskin Bayındır, “Bu görüşmelerin sonuçları Ortadoğu halklarının geleceği için de önemli olacaktır” dedi. Bayındır, Kürt aktörlerin sürece destek vereceklerini belirtti.

Görüşmelerde Kürtlerin geleceği üzerine konuştuklarını ifade eden Bayındır konuşmasına şu şekilde devam etti: “Çözüm ve barış nasıl gelişir, Kürt aktörlerinin bu süreçteki rolleri nasıl olmalı üzerine konuştuk. Kürt halkı ve Ortadoğu halklarının Kürt sorununun demokratik temelde çözümünü bekliyor. Kürt sorununu Türkiye’de çözümü pozitif olarak Başur ve Ortadoğu’ya etki edecektir. Kürt sorunu bölgesel ve ulusal bir sorun haline geldi. Dünyanın tüm güçleri Kürt sorununun çözümü için konuşuyor. En büyük rolü oynayacak olan da Kürt aktörlerdir. Öcalan çözümün gelişmesi için büyük inisiyatif alarak, Kürt sorununun şiddet ve çatışma zemininden siyasi ve hukuki zemine çekmeye çalışıyor. Bu yol haritası Ortadoğu’daki kaos ve krizi de sonlandıracaktır.

Bu konuda Mesut Barzani büyük bir destek verdi, sürece destek vereceğini söyledi. İki gündür Hewlêr’deyiz, iki önemli görüşme gerçekleştirdik ve iki görüşme de iyi geçti. Bu görüşmelerin sonuçları sadece Kürt halkının geleceği için değil, Ortadoğu halklarının geleceği için de önemli olacaktır. Tüm krizlerin demokratik ve hukuk temelinde çözülmesi için de ön açıcı olacaktır. Bu süreçte halkımızın beklentisi ve umudu, özgürlük, barış ve eşitlik temelinde bir çözümdür.

Kürt aktörler, Kürt halkının tüm kurum ve kuruluşları, bu meseleye ulusal bir temelde yaklaşıyor. Bu sürece desteklerini ifade ediyor. Heyetimiz Hewlêr’deki ziyaretlerinin tamamlıyor ve buradan Silêmani’ye geçiyoruz. Bafil Talabani ve Kubat Talabani ile görüşmemiz olacak. Bu görüşmelerin ardından yazılı bir açıklama yapacaktır. İmralı Heyeti adına Hewlêr’de Mesut Barzani ve Neçirvan Barzani ile yaptığımız görüşmeler nedeniyle teşekkür ederiz.”

Erbil Valisi Umid Xoşnaw da yaptığı açıklamada, “Kürdistan Bölgesi geçmişte barış sürecinde önemli bir rol oynadı ve bu süreci desteklemektedir. Umuyoruz ki Türkiye’de barış sürecine yönelik adımlar, heyetin dönüşünden sonra daha iyi bir noktaya gelir” dedi.

Anadilde eğitim talebini destekleyenlerin oranı yüzde 97,8

Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi, 28 Ocak – 11 Şubat 2025 tarihleri arasında 22 kentte yaşayanların katılımıyla Türkiye’de “Türkçe Dışında Konuşulan Anadillerin Kullanım Düzey ile Anadillerine İlişkin Talep ve Eğilimler” anketi düzenledi.

Online yapılan ankete Diyarbakır, İstanbul, Ankara, İzmir, Erzurum, Adıyaman, Van, Mardin, Urfa, Bingöl, Ağrı, Antalya, Mersin, Şırnak, Bursa, Antep, Batman, Hakkari, Dersim, Malatya, Adana ve Siirt’ten 1285 kişi katıldı.

 “Kendinizi etnik kimlik olarak nasıl tanımlarsınız?” sorusuna, ankete katılanların yüzde 97,5’i Kürt, yüzde 0,8’i Çerkes, yüzde 0,7’si Ermeni, yüzde 0,5’i Arap, yüzde 0,1’i Türk şeklinde cevap verdi.

Ankete katılanların yüzde 80,4’ü anadilinin Kurmancî, yüzde 17’si Kirmançkî (Zazaca), yüzde 0,8’i Ermenice, yüzde 0,7’si Çerkezce olduğunu belirtti.

Katılımcıların yüzde 41,7’si hane içinde Kurmancî, yüzde 35,9’u Türkçe, yüzde 14,9’u hem Türkçe hem de Kürtçe, yüzde 6,9’u Kirmanckî, yüzde 0,3’ü Arapça, yüzde 0,2 ‘si Ermenice, yüzde 0,1’i Süryanice konuştuğunu ifade etti.

 “Anadilinizi ne düzeyde anlayabiliyorsunuz?” sorusuna katılımcıların, yüzde 33,9’u “Çok Yeterli”, yüzde 33,2’si “Yeterli”, yüzde 26,5’i “Yetersiz” ve yüzde 6,4’ü “Hiç anlamıyorum” yanıtlarını verdi.

“Yetersiz” ve “Hiç anlamıyorum” yanıtını verenlere “Anadilinizi niçin anlayamıyorsunuz?” sorusu soruldu. Katılımcıların yüzde 21,5’i “Eğitimini almadığım”, yüzde 20,1’i “Asimilasyon politikalarından dolayı”, yüzde 18’i “Aile içerisinde konuşulmadığı”, yüzde 11,3’ü “Şehirde büyüdüğüm”, yüzde 9,7’si “Her bölgenin dili farklı” ve yüzde 6,6’sı “Günlük yaşamda maruz kalmadığım için” yanıtlarını verdi.

 “Anadilinizde ne düzeyde konuşabiliyorsunuz?” sorusuna katılanların yüzde 27,2 “Çok Yeterli”, yüzde 36,6’sı “Yeterli”, yüzde 27,2’si “Yetersiz”, yüzde 9’u “Hiç” yanıtını verdi. Katılımcılar yeterli konuşamama nedeni sorusuna yüzde 29’u “Aile içinde konuşulmadığı”, yüzde 17,6’sı “Çevremde Türkçe konuşulduğu”, yüzde 13,9’u “Anadilde eğitim almadığım”, yüzde 7,8’i “Asimilasyon politikalarından dolayı”, yüzde 6,9’u “Anadilim yasaklı olduğu için” yanıtlarını verdi.

“Anadilinizde ne düzeyde okuyabiliyorsunuz?” sorusuna da katılanların yüzde 21,9 “çok yeterli”, yüzde 25’i “yeterli”, yüzde 31,1’i “yetersiz”, yüzde 22,1’i “hiç” diye yanıtladı. Okuyamama ve yetersiz okuma sebeplerine dair de katılanların yüzde 54’ü anadilde eğitim almamasını ve yüzde 10,2’si eğitim dili olmamasını gerekçe gösterdi. Katılımcıların yüzde 4,7’si de asimilasyon politikalarından kaynaklandığını vurguladı.

Anadilinde yazabilme oranları ise okumaya göre daha düşük. “Anadilinizde ne düzeyde yazabiliyorsunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 19,1 “Çok Yeterli”, yüzde 17,3’ü “Yeterli”, yüzde 35,4’ü “Yetersiz”, yüzde 28,2’si “Hiç” şeklinde yanıtladı. Bunun sebebi de bir kez daha anadilde eğitim olmaması olarak ankete yansıdı.

Açık uçlu olarak sorulan “Anadilinizin korunması ve geliştirilmesi için 1’inci öncelik olarak ne yapılmasını önerirsiniz?” sorusuna gelen öncelikli öneriler ise şöyle oldu: “yüzde 31,8’i ‘Eğitim/Öğretim dili olmalı’, yüzde 30,4’ü ‘Yasal/Anayasal güvencelere kavuşmalı’, yüzde 26,6’sı ‘Resmi dil olarak kabul edilmeli’.”

10 ilde HDK’ye operasyon: 60 gözaltı kararı

İstanbul’da sabaha karşı düzenlenen ev baskınlarında HDK faaliyeti yürüten partilere üye olan çok sayıda kişi gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’ndan yapılan açıklamada 60 kişi hakkında kararı olduğu açıklandı. 10 ildeki operasyonlardan en az 52 kişi gözaltına alındı.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…