“Suç yok, delil yok, çaresizlik büyük”

CHP lideri Özgür Özel iftar programında yaptığı konuşmada “Erdoğan’a sesleniyorum. Turpun büyüğü dedin, koca bir yalan çıktı. Ailelerin yüzüne bakamayacaksın dedin, aileler burada, bakıyorlar. Ancak senin savcının insan içine çıkacak yüzü kalmadı” dedi.

26 Martta yapılan olağanüstü seçimle, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Meclis Üyesi Nuri Aslan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili olarak seçildi. 7 gündür Saraçhane’de kalan Özel binadan ayrıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Beylikdüzü’nde iftar programında konuştu.

Özel’in sözlerinden satırbaşları şöyle:

“Dünya siyaset tarihine geçecek biçimde, Türkiye siyaset tarihinin gelmiş geçmiş en büyük eylemliliğiyle, pazar günü 15 milyon 500 bin yurttaşımız zorunlu olmadan, resmi olmadan çağrıldıkları sandıklara giderek dayanışma gösterdiler, imza attılar, oy pusulalarıyla ilan ettiler: Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’dur dediler.

Suçüstü yakalanınca sıkıştılar

Öyle bir hukuksuzluk var ki, İmamoğlu‘na karşı darbe ve kumpas soruşturması savcısı çaresiz bir yere sıkıştı. Algıyı çok yükseltmişti. MASAK raporundan bahsetti. Bomboş. Altına imza atacak kimseyi bulamayıp uzman yardımcısına imzalattırdılar, o da sorumluluk almayan cümleler kurdu.

Ellerindeki tek şey, birbiriyle çelişkili ifadelerle dolu gizli tanık ifadeleri, onların da yaptıkları iftiraların Ekrem Başkan’la hiç ilgisi yok. Örneğin verilen listede Recep Tayyip Erdoğan’a en yakın firma var, iftiraları suçüstü yakalanınca sıkıştılar.

Yalan ifadeye zorluyorlar

Bütün Türkiye’ye, Türkiye’deki herkesin vicdanına sesleniyoruz ki suç yok, delil yok, çaresizlik büyük. Şimdi bu rezaleti örtbas etmek için dosyanın içini doldurabilmek için, kendisine yeni gizli tanıklar, yalandan itirafçılar, iftira atacak birilerini arayan bir savcı ile karşı karşıyayız. Ekrem İmamoğlu’nun 10-15 yıl önce Beylikdüzü’nden tanıdığı insanları, komşularını savcılığa çağırıp tanıklık yapmaya zorluyorlar. Cezaevinde tutuklu kadınları, SEGBİS bağlantısı ile arayıp, ‘Bana anlatacağın bir şey varsa bu son şansın. Yoksa bir daha seni dinlemem. Çocuklarının yüzünü yıllarca, belki 10 sene göremezsin’ deyip 3-4 yaşında evladı olan kadın tutukluları zorluyor, ardından da yanına birini yolluyor. ‘Savcı kızdı ama sen onun dediği gibi bir şeyler söylersen, hazır olursan yine söyleriz. Seni dinler. Buradan çıkar yarın gidersin’ dedirtiliyor.

Tehditle adalet kazanılmaz

Şimdi Erdoğan’a sesleniyorum. ‘Turpun büyüğü’ dedin, çıka çıka koca bir yalan çıktı. ‘Ailelerinin yüzüne bakamayacaksın’ dedin, aileler burada. Birbirimizin yüzüne bakıyoruz. Bütün Beylikdüzü’nün yüzüne bakıyorlar. Ancak senin savcının insan içine çıkacak hali kalmadı. Şimdi yeni turplardan bahsediyorsunuz. Turpun büyüğünü böyle mi arıyorsunuz? Turp bulmak için tehdit etmek, iftira atmak, şantaj yapıp, ‘Yalan söylerse’ diye iş birliği teklif ederek adalet kazanılmaz.

Siyasette mezarın işi ne

Bana dedi ki, ‘Özgür Efendi senin de yakında mezarın kazılır, kim kazar kim kapar orası belli olmaz.’ Bunu yapmayıp mafya gibi mermi de yollayabilirdi ya da başka tehditlerde de bulunabilirdi. Bu lafın yüzde 1’i Erdoğan’a söylense, yeri yerinden oynatacaklar. Demiyorlar ki siyasette mezarın yeri ne, siyasette ölümün yeri ne?

Biz gırtlağından haram lokma geçmemiş dürüst insanlarız. Bundan sonra da ömrünün sonuna kadar böyle yaşayacak, mütevazi mezarlarda yatacak ama evlatlarına onuru ve şerefi miras bırakacak insanlarız.”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…