Güneydoğu Asya’daki depremin ceremesini yoksullar ve göçmenler çekiyor

Ordu kurtarma çalışmaları sürerken bomba yağdırmaya devam ediyor; ancak kapitalizmin korkunç yüzü en çok yoksulları ve göçmenleri etkiliyor.

Socialist Worker salı günü baskıya girerken Myanmar ve Tayland’daki deprem enkazları arasında daha fazla kurtulan bulma umutları azalıyordu.

Şiddetli deprem geçtiğimiz cuma Güneydoğu Asya’yı vurdu.

Yetkililer şu ana kadar en az 1.700 kişinin öldüğünün bilindiğini, ancak çok daha fazlasından haber alınamadığını söylüyor. Özellikle depremin merkez üssü ve Myanmar’ın ikinci büyük şehri Mandalay’da yaşayanlar için büyük bir tehlike söz konusu.

Askeri rejim demokrasi savunucularına karşı dört yıldır sürdürdüğü iç savaşa odaklanmışken, evsiz kalan pek çok insan sokaklarda uyumak zorunda kaldı.

Şimdiden yaklaşık 3,5 milyon insan çatışmalar nedeniyle yerinden edildi, çok daha fazlası da açlık ve hastalık riski altında.

Ancak Myanmar ordusu tüm gücüyle kurtarma çalışmalarına yoğunlaşmak yerine direnişçilerin kontrolündeki bölgelere hava saldırılarını sürdürüyor.

Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Tom Andrews, depremin ardından ordunun “insanları kurtarmaya çalışırken bomba atmaya” devam etmesinin “ akıl almaz bir şey” olduğunu söyledi.

Komşu Tayland’da Hnin Nu Yee, parçalanmış çelik ve beton yığınına dönüşen tamamlanmamış gökdelenin zemin katındaydı.

Şu anda Tayland’da yaşadığı söylenen 7 milyon Myanmarlı göçmenden biri olan Hnin Nu Yee gibi birçok insan ülkesindeki savaş nedeniyle oraya gitmiş.

Hnin, “Temizlik işi yapıyordum, çöp torbalarını dışarı atıyordum,” dedi. “Kaçma şansım olduğu için kaçtım. Üst katlardaki diğerleri kaçamadı.”

Hnin, Tayland’ın başkenti Bangkok’ta, genellikle en riskli sektörlerde çalışan Myanmar, Kamboçya ve Laos’tan gelen milyonlarca işçi arasında yer alıyor.

İşçilerle tıka basa dolu kamyonlar onları derme çatma oluklu demir yatakhanelerden şehrin dört bir yanındaki ofis ve alışveriş merkezi inşaat alanlarına taşıyor.

“Kaç kişinin mahsur kaldığını bilmiyorum,” diyor Hnin. “Kaç kişi olduğunu söyleyemem çünkü çok sayıda Burmalı (Myanmar’ın eski adı) burada çalışıyordu.”

Myanmar’ın Bago bölgesinden gelen ve adını vermeyen bir adam, inşaat işçisi olarak günde yaklaşık 500 baht -yaklaşık 10 sterlin- kazandığını söyledi.

“Üçüncü katta çalışıyorduk ve tüm vücudum titremeye ve başım dönmeye başladığında deprem olduğunu anladım,” dedi. “Aşağı atladım ve olabildiğince hızlı koştum.”

Ekibindeki 11 kişiden sadece dört kişinin bulunabildiğini söyledi.

Tayland’daki bazı mühendisler daha fazla inceleme yapılması ve bina yönetmeliği standartlarının ve uygulamalarının geliştirilmesi çağrısında bulunuyor. King Mongkut Üniversitesi’nde inşaat mühendisliği profesörü olan Suchatvee Suwansawat, “Japonya’ya bakın, yasalarını ve tasarımlarını geliştirmeye devam ediyorlar,” dedi. “Biz de bunu yapmalıyız.”

Bu şüphesiz doğru. Ancak Tayland’da ölenlerin çoğunun göçmen işçi olması, kapitalizmin her yerde nasıl da ırkçılık ve yabancı düşmanlığına dayalı bir sistem olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

(Çeviren: Bahan Gönce)

Yazar

You May Also Like