Barış günlüğü – 14 Nisan

Alain Badiou’dan barış sürecine destek mesajı

Savaş karşıtı tutumuyla bilinen ve yaşayan en önemli filozoflardan biri olarak kabul edilen Alain Badiou, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki Barış ve Demokratik Toplum Çağrısına destek mesajı yayınladı.

Badiou’nun mesajı şöyle:

“Emperyalizm karşısında Kürt ve Türk halkları arasındaki ittifaka ilişkin tutumunuzun en iyisi olduğunu düşündüğümü bildirmek için yazıyorum. Halkların çeşitli emperyalistlerin manevralarına karşı kendilerini örgütlemeleri gereken bir dönemdeyiz ve bu örgütlenme açıkça halklar arasında siyasi birliğe doğru güçlü adımlar atmayı da içeriyor. Beni ve eşim Isabelle Vodoz’u güncel siyasi çabalarınızdan haberdar edin ve Fransa’da, çağrınızın doğruluğunun farkında olan aktivistlerin desteğinin örgütlenmesine şu ya da bu şekilde katılmamızı istemekten çekinmeyin.”

İktidar yasal düzenlemeler konusunda negatif değil

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Van Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, Fırat Haber Ajansı’nın (ANF) sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ilk kez İmralı Heyeti ile görüştüğünü söyleyen Pervin Buldan, “Uzun süredir yapmış olduğumuz görüşmeler vardı. Siyasi partilerle görüşmüştük. Bu işin merkezinde olması gereken bir isim olarak cumhurbaşkanı bu konuya çok uzakta kaldı

Bu görüşme duruma bir açıklık getirmiş oldu. Kendisi aktarımlarımızı dinledi ve önerilerimizi dikkate alan bir noktadan süreci sahiplendi. Sürecin sahiplenmesi konusunda Abdullah Öcalan’ın bir irade ve kararlılık ortaya koyduğunu söylüyoruz. Aynı kararlılığın iktidar tarafında da olduğunu gördük. Bu yönüyle önemli ve tarihi bir görüşme oldu” dedi.

Pervin Buldan şöyle devam etti:

“Bir takvim yok elimizde ama olması gerekenleri biz sürekli dile getiriyoruz. İktidar da bunu biliyor. Öcalan ile yapılan görüşmelerde tutanaklar tutuluyor. Devlet yetkilileri bu görüşmeye katılıyor. Yapılan bu görüşmeler muhtemelen cumhurbaşkanına, iktidara aktarılıyor. Bilinmeyen ya da ilk kez ortaya çıkacak meseleler değil bunlar. Birçok sorun var, birçok sorun alanları var. Çıkarılması gereken yasalar var. Bunları tek tek söylemek yerine yasal zeminlerin oluşması gerektiğini ifade ettik. Yasal bazı düzenlemelerin yapılması gerektiğini sürece katkı anlamında olması gerektiğini ifade ettik. Onlar bu konuda negatif değildi açıkçası. Ama nelerin olacağına dair bir ayrıntı yok.”

Anadilde eğitim toplumsal barışın anahtarıdır

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Amed Şubesi öncülüğünde dün “Anadilinde Eğitimde Çözüme Doğru: Olanaklar, Engeller, Öneriler” başlıklı çalıştay Amed’de düzenlendi. Bugün de devam edecek çalıştaya, çok sayıda sivil toplum kuruluşu, siyasi parti temsilcisi, akademisyen ve eğitimci ile birçok ülkeden dil çalışması yürütenler katıldı.

Çalıştayın gerçekleştiği tarihin önemli bir sürece denk geldiğini belirten kadınlar, bunun Kürt diline katkı sağlama noktasında değerli olduğunu kaydetti.

Çalıştayın önemine dikkat çeken DEM Parti Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu Eş Sözcüsü Avukat Cemile Turhallı, “Türkiye’deki toplumsal barışın sağlanamamasının en önemli nedenlerinden biri dil sorunudur. Türkiye’deki eğitim sorunlarından en önemlilerinden bir tanesi, Kürt çocukların kendi anadilleriyle eğitim alamamış olmalarıdır. 25 milyonun üzerinde bir nüfustan bahsediyoruz” dedi.

Prof. Dr. Fatma Gök şöyle konuştu: “Dil, halkların, toplulukların kültürünün, azınlık ya da egemen kültürün çok önemli bir yerinde duruyor. Yani hem mücadelenin önemli bir yerinde, hem de gerçekten eşit yaşayabilmek için var olan bütün özellikler çok özel bir yerde duruyor. Bunu egemenler de biliyor, ezilenler de biliyor. Böyle bir meseleye, ben de Eğitim Sen’liler de çok önem veriyoruz.”

Barış annelerinden iktidara adım atma çağrısı

Kürt sorununun demokratik çözümü için iktidar ve devlete somut adım atma çağrısında bulunan Barış Anneleri, Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasını istedi.

Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta açıklanan ’Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’na destekler sürüyor. Barış Anneleri Adana Meclisi üyeleri, çağrının önemine dikkat çekerek, çözüm ve barış için iktidarın adım atmasını istedi. Şemsa Bağdu, çatışmalı süreçte yüreklerinin yandığını belirterek, kan, gözyaşı ve savaş istemediklerini ifade etti.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…