Trans+ haklarına yönelik Yüksek Mahkeme saldırısına Britanya’nın dört bir yanından öfke yağıyor

İngiltere’de protestocular, Yüksek Mahkeme’nin trans+ haklarına saldıran ve bir dizi transfobik eylemin önünü açan kararına karşı sokaklara döküldü.

Trans+ haklarına sahip çıkan kitlesel bir hareket sokaklara taştı. Cumartesi günü 30.000’den fazla insan Londra’nın merkezindeki sokaklara akın etti.

Sheffield’da yaklaşık bin, Bristol’da bin, Dundee’de 500 ve Manchester’da ikinci gün üst üste 500, Swansea’de 300 ve Hastings’de 250 kişi gösteri yaptı. Bu sadece trans+ haklarına verilen desteğin boyutunu gösteriyor ve bu pazar ve pazartesi daha fazla eylem planlanıyor.

Eylemler, Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi’nin kadının yasal tanımının “biyolojik cinsiyete” dayalı olduğuna karar vermesinin ardından başladı.

Londra’da protestocular Parlamento Meydanı’nın çevresinde toplandı. Çimlerin etrafındaki bariyerleri aşarak meydanın ortasına kadar ilerledi ve meydanın etrafındaki yollara taştı.

İkili cinsiyete sahip olmayan (non-binary) bir kişi olan Jack, Socialist Worker’a şunları söyledi : “Bu kadar çok insanın geleceğini tahmin etmemiştim. Bu kadar çok insanın bizi desteklediğini görmek çok gurur verici.”

Huddersfield’den LGBT+ gençlik çalışanı Kate Socialist Worker’a şunları söyledi: “İlkokuldan yirmi beş yaşına kadar LGBT+ olan her yaştan insanla çalışıyorum.

“Gençlerin ruh sağlığı zaten yeterince kötü. Sağlık hizmetlerinin yetersizliği, bitmek bilmeyen transfobi, homofobi ve medya tarafından dayatılan söylemler yüzünden gençlerimizi kaybediyoruz.”

Kate sözlerini şöyle sürdürdü: “Düzgün bir değişime ihtiyacımız var. Parlamentoda trans+ bireyleri gerçekten anlamayan insanlardan kurtulmamız gerekiyor.

“Tüm bu kararlara trans+ bireyler ya da destekçileri dahil edilmiyor. Hiç bir trans bireyle konuştular mı? Hiç disforinin (genel hoşnutsuzluk, mutsuzluk hissi), sağlık hizmeti beklemenin, sürekli yanlış cinsiyetlendirilmenin ve itibarsızlaştırılmanın verdiği acıyı anlamaya çalıştılar mı?”

Bir başka protestocu Olivia ise şunları söyledi: “Tüm bu güzel yüzlere baktığımda korkmuyorum. Neden biliyor musunuz? Çünkü biz onlardan daha fazlayız.”

“Biz çok kişiyiz. Toplumumuzda gururlu bir direniş geleneğimiz var. Bu bizim yıllardır verdiğimiz bir mücadele. Deneyimliyiz, bilgiliyiz, yetenekliyiz ve kazanacağız.”

Eylemin organizatörlerinden Charlotte, kalabalığa bir mücadele çağrısı yaptı. “Ben bir trans kadınım ve öfkeliyim.”

“İnsanlara yardımcı olabilecek yapılar inşa etmek yerine, nüfusun en marjinalize edilmiş kesimlerinden birini aşağı çekmek için bu kadar çok enerji harcanmasına kızgınım.”

“Tüm bu enerji ve para gerçek feminist örgütlenmeye, cinsiyetler arası ücret farkına karşı mücadeleye, kemer sıkma politikalarına karşı mücadeleye, kadın sığınma evleri ve sosyalleştirilmiş çocuk bakımı için harcansaydı çok daha iyi bir yerde olurduk.”

Sözlerini şöyle tamamladı: “Hiçbir mahkeme kadının ne olduğunu tanımlayamaz, hiçbir mahkeme erkeğin ne olduğunu da tanımlayamaz. Dünyayı mahkemeler yaratmaz. Dünyayı insanlar yaratır.”

İşçi sendikalarından güçlü bir katılım vardı; RMT, Unison ve PCS sendikalarının pankartları ve üyeleri platformda konuşma yaptı. NEU ve UCU sendikaları da pankartlarıyla yürüyüşteydi.

Bir PCS sendikası üyesi, iş yerlerinde trans+ haklarının geri alınması istenirse “endüstriyel eylem” (grev) yapmaya hazır olmamız gerektiğini söyledi.

Lincolnshire’dan Londra’ya gelen trans kadın Daisy günün duygusunu yansıttı. Socialist Worker’a “Bizimle gurur duyuyorum ama mücadeleye devam etmeliyiz,” dedi.

Herkes kendini sonraki eylemlerin inşasına vermeli ve henüz başlanmamış olanların örgütlenmesine yardımcı olmalıdır. Yüksek Mahkeme kararı, egemen sınıfın saldırılarında bir vites değişikliğine işaret ediyor – bizim tarafımızın da vites değiştirmesi gerekiyor.

Trans+ hakları için mücadele etmek üzere sokakların militanlığını emek hareketinin potansiyel toplumsal gücü ile birleştirmemiz şart. Trans+ bireylere yönelik saldırılara şimdi ve burada direnmeli ve özgürlüğümüzü kazanmak için  çürümüş sisteme karşı daha büyük bir mücadele inşa etmeliyiz.

Jude Mckechnie

(Socialist Worker’dan Bahan Gönce çevirdi)

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…