Uluslararası Af Örgütü ABD Şubesi yöneticisi Margaret Huang, “İlk 100 günde inanılmaz olan yalnızca Trump yönetiminin özgürlük, adalet ve eşitliği inkâra kalkıştığı yolların çokluğu değildi, halkın bunları geri püskürttüğü ve gerçekleşmesine izin vermediği yolların da o kadar çok olmasıydı” dedi.
Uluslararası Af Örgütü Donald Trump’ın yönetiminin ilk 100 günü boyunca ABD’de ve dünyada insan haklarına yönelik olarak 100 ayrı saldırıda bulunduğunu açıkladı. Trump iktidarının bu saldırılarının bir kısmı, büyüyen bir direniş hareketi sayesinde engellendi.
Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) Genel Sekreteri Agnès Callamard, ABD Başkanı Donald Trump’ın görevdeki ilk 100 gününün, hem ülke içerisinde hem de uluslararası arenada insan hakları ihlallerinin arttığı bir dönem olduğunu söyledi.
Callamard, örgütün “Dünya İnsan Hakları Durumu Raporu”nun tanıtımı için Brüksel’de düzenlenen toplantıda konuştu.
Gazze’deki soykırım
Konuşmasının büyük bölümünü Gazze’deki soykırıma ayıran Callamard, “Almanya, İngiltere ve ABD gibi devletler, Filistinlilerin çektiği büyük acılara karşı sadece duyarsız kalmadılar, aynı zamanda İsrail’in suçlarını mümkün kılan silah transferini sürdürerek ve içerideki muhalefeti bastırarak buna kendileri de ortak oldular” dedi.
Callamard, Gazze’nin; uluslararası hukukun imha edilmesini, Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu ve BM Güvenlik Konseyi de dahil olmak üzere tüm uluslararası karar alma mekanizmalarının engellenmesini sembolize ettiğini söyledi.
Trump ve Elon Musk devleti şirketlere teslim ediyor
Callamard, 2024’te insan hakları ihlallerinin dünya genelinde arttığını vurgulayarak, “Bunlar son 100 günde hızlandı. Çok açık olmak gerekirse, Başkan Trump’ın ilk 100 günü, ABD’de ve uluslararası alanda insan hakları açısından felaket oldu. ABD hükümeti cinsiyet ve ırk adaletine yönelik küresel bir saldırıya öncülük ediyor” ifadelerini kullandı.
ABD’de Hükümet Verimliliği Departmanı’nın (DOGE) başındaki milyarder iş insanı Elon Musk’ın faaliyetlerine atıfta bulunan Callamard, “Trump yönetimi ve Elon Musk, şirketlerin devlet gücünü ele geçirmesine, yaygın yolsuzluk, bilgi kirliliği ve cezasızlık dönemine kapı açıyor.” diye konuştu.
AB’ye çağrı
Callamard, Avrupa Birliği’nin (AB) Trump’a karşı uluslararası adaleti korumak için yeterli çaba içerisine girmediğini belirterek, “AB’yi şu an yaptığından çok daha fazlasını yapmaya çağırıyoruz. Trump etkisine direnmek zorunda” dedi.
“100 gün Trump’ın oluşturduğu tehdidin büyüklüğünü değil, hakları korumanın yol haritasını da gösterdi”
Uluslararası Af Örgütü ABD Şubesi yöneticisi Margaret Huang da “Bu ilk 100 gün Trump’ın gündeminin ne kadar tehlikeli olduğunu gösteriyor ve aynı zamanda bu gündemi nasıl durduracağımıza ve ABD ve dünya ölçeğinde insan haklarını nasıl koruyacağımıza dair bir yol haritası sunuyor” dedi.
Huang, “İlk 100 günü belgelemek için masa başına geçtiğimizde bu yönetimin insan haklarını tehdide yöneldiği 100 yolu belirlememiz uzun sürmedi. İnanılmaz olan, yalnızca Trump yönetiminin insanların özgürlük, adalet ve eşitliğini inkâra kalkıştığı yolların çokluğu değildi, aynı zamanda halkın bunları geri püskürttüğü ve gerçekleşmesine izin vermediği yolların da çokluğuydu” dedi.
Trump’ın haklara yönelik saldırılarının başta gelenleri
Uluslararası Af Örgütü, Trump’ın ilk 100 gününde insan haklarına yönelik saldırıların başında şunları sıralıyor:
- Korkunç şiddetten kaçıp sığınma arayan insanlara suçlu gibi davranan ABD-Meksika sınır güvenliği uygulamaları.
- ABD’de ve dünyanın dört bir yanında kadınların üreme sağlığı hizmetlerine erişiminin aşırı kısıtlanması.
- LGBT çalışanlar ve transgender öğrenciler için korumaların kaldırılması.
- Dakota Erişim Boru Hattı’nın Standing Rock’ın kuzeyinde Sioux’lar ve diğer yerli kabilelerin su kaynaklarını tehdit edecek şekilde Missouri Nehri’nin altından geçirilmesine izin verilmesi
Listede ayrıca, yönetimin, kısmen kitlesel taban hareketleri ve siyasi muhalefet dolayısıyla engellenen insan hakları ihlaline yönelik politikaları yürürlüğe koyma girişimlerine ilişkin örnekler de yer alıyor:
- Müslüman çoğunluklu ülkelerden birçok insanın ABD’ye girmesini yasaklamaya ve mülteci kabulünü durdurmaya yönelik çok sayıda girişim.
- Bir yürütme emri tasarısıyla Guantanamo Körfezi [tutuklama merkezinde] sistematik işkenceyi ve tutuklamaları yeniden uygulamaya sokma girişimi,.
- Milyonlarca Amerikalının sağlık sigortası kapsamından çıkarılması girişimi.
Trump içeride mağdurlara kapıyı kapatıyor dışarıda çatışma ateşini körüklüyor
Huang “İster sınırlarımızı kapatarak, ister mültecilere sırtımızı dönerek, ister Müslümanlara ABD’yi yasaklamaya çalışarak veya dünya çapında insan hakları ihlalcilerini cesaretlendirerek olsun, Başkan Trump şiddetten kaçanlara kapıları kapatırken ABD sınırları dışında çatışma ateşini körüklemeye kararlı görünüyor,” dedi.
“Bir araya gelip karşı koyduğumuzda bir fark yaratabileceğimizi öğrendik. Trump yönetiminin insan haklarına yönelik tehditleri de, onları boşa çıkarma kararlılığı da devam ediyor.”
