Enternasyonal Dayanışma aktivistlerinin 1 Mayıs’ta dağıtacağı bildiri:
Bu yıl 1 Mayıs’ta birçok mücadelenin iç içe geçtiği bir dönemden geçiyoruz. Bir yandan AKP-MHP iktidarının otoriterliğine, halkın seçme ve seçilme hakkını hiçe sayan tutumuna, demokrasinin sınırlarının daraltılmasına karşı bir ayı aşkın süredir direniyoruz. Diğer yandan Kürt sorununda barış talebinin yeniden gündeme oturduğu, bunun toplumsallaşması için gayret gösterdiğimiz günlerdeyiz. İktidarın ekonomi politikaları hepimizi yoksullaştırmaya devam ederken, aylardır birçok farklı iş kolunda grevlerle ve eylemlerle direniyoruz. Öğrenciler geleceksizliğe isyan ederek barikatları yıkıyorlar. Kadınlar nasıl yaşayacaklarından nasıl doğum yapacaklarına kendilerine dayatılan baskılara karşı çıkıyorlar. LGBTİ+lar nefret yasası teklifine karşı varoluşları için direniyorlar. Göçmenlerle dayanışanlar ırkçılığa karşı seslerini yükseltiyorlar.
Toplumsal muhalefetin tüm bu farklı unsurları egemen sınıf içindeki çatlakları derinleştiriyor ve AKP-MHP iktidarını zayıflatıyor. Yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada otoriterleşmenin, aşırı sağın yükseldiği; özgürlüklerin ve demokrasinin tehdit altında olduğu, işçi sınıfının enflasyonla ve yoksullukla mücadele ettiği bir dönemdeyiz. Filistin direniyor. Tüm dünyada Filistin’le dayanışanlar direniyor. Göçmenler ve onlar ile dayanışanlar her yerde kendilerine yönelik faşist saldırılara direniyor. ABD’de işçiler ve ezilenler Trump’a direniyor. Biz bu küresel hareketin bir parçasıyız ve dünyanın farklı yerlerinde mücadele eden emekçilerden ilham alıyoruz.
Kapitalizm insanlığa artık bir gelecek vadetmiyor. Sermayenin kârlılık krizi ve rekabet mantığı emekçiler için yoksulluğa, savaşlara, ırkçılığa, tüm gezegen ve canlı yaşamı için büyük bir tehdit oluşturan iklim krizine yol açıyor. Buradan çıkış ancak tüm ezilenleri birleştiren işçi hareketleriyle mümkün. Bütün bu hak mücadelelerinin kazanması için işçi sınıfının öne çıkıp hareketleri birleştirmesine ihtiyacımız var.
Bunun için hem farklı sendikalara bölünmüş örgütlü ve kat be kat daha fazla olan örgütsüz işçileri temel talepler etrafında bir araya getirecek bir emek platformuna hem de farklı toplumsal kesimleri ortak bir mücadelede birleştirecek antikapitalist bir sola ihtiyacımız var.
Eşitlik, özgürlük ve adalet için bizi birleştiren taleplerimiz:
- İnsanca yaşanacak bir ücret! Sahte enflasyon rakamlarına ve patronlara karşı mücadele! Sınırsız sendikalaşma, örgütlenme ve grev hakkı!
- Barış! Kürt sorununda demokratik çözüm, Kürt halkının taleplerinin tanınması,
- Demokrasi! Hukukun iktidarın güdümünde muhaliflere yönelik bir sopa olarak kullanılmasına son verilmesi. Ekrem İmamoğlu’nun ve protestolarda tutuklanan tüm gençlerin serbest bırakılması. Osman Kavala’dan Selahattin Demirtaş’a tüm siyasi tutsaklara özgürlük!
- Filistin’le dayanışma! İsrail’e yönelik ambargo uygulanması, limanların siyonizme destek taşıyan gemilere kapatılması, işgalci rejimle tüm ilişkilerin kesilmesi.
- Kadınlara özgürlük! İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi, 6284’ün etkin uygulanması, kadın cinayetlerine karşı tedbirlerin alınması ve failler için hukukun işletilmesi, “normal doğum” gibi kadın bedeni üzerinde tahakküm kurmaya çalışan politikalara son verilmesi.
- LGBTİ+lar vardır! Parlamentoya getirilen nefret yasasının reddi, “aile yılı” adı altında LGBTİ+ları hedef hâline getiren politikaların rafa kaldırılması.
- Göçmenlerle dayanışma! Geri gönderme merkezlerindeki tüm hukuksuzlukların son bulması, göçmenlerin kalıcı ve onları eşit bir birey kabul eden bir statüye kavuşturulması.
- İklim adaleti! Sermaye yanlısı iklim kanununun reddi, doğayı ve canlı yaşamını savunan bir perspektifin hayata geçirilmesi.
- Irkçılığa ve mezhepçiliğe son! Kürtlerin, Ermenilerin, Rumların, Yahudilerin, Alevilerin, Suriyelilerin, Afganların ve tüm halklardan emekçilerin kardeşçe yaşayacağı bir toplum için ırkçı saldırıların cezalandırılması.
Bütün bu taleplerle anlaşıyorsanız Enternasyonal Dayanışma’ya katılın, birlikte mücadele edelim!
