Siyonist rejimin ordusu içerisinden savaşa karşı sesler

Geçen haftalarda, ordunun tüm birimlerinden binlerce İsrailli yedek asker, Netanyahu hükümetinden çatışmaları durdurmasını ve Hamas’ın elinde kalan 59 rehineyi geri getirmek için bir anlaşmaya varmaya odaklanmasını talep eden mektuplar imzaladı.

Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı soykırım hükümetine karşı savaş ve istihbarat birlikleri de dahil olmak üzere ordunun hemen her biriminden ve bir dizi madalyalı komutandan gelen mektuplarda 12 bine yakın imza yer aldı. Ayrıca orduya yedek asker katılımı yüzde 50-60 civarına düştü.

Birçok İsrailli için Ocak ayındaki ateşkes ve ardından 30’dan fazla rehinenin geri dönmesi savaşın yakında sona ereceğine dair umutları artırmıştı. Fakat İsrail’in Mart ortasında ateşkesi bozup, savaşa geri dönmesiyle bu umutlar suya düştü.

İstihbarat teşkilatı Mossad’ın eski başkanlarından Danny Yatom “İsrail’in çok kötü bir yere gittiği sonucuna vardık” diyor: “Netanyahu’nun asıl ilgilendiği şeyin kendi çıkarları olduğunu anlıyoruz. Öncelikler listesinde rehineler değil, kendi çıkarları ve hükümetin istikrarlı olması ilk sırada yer alıyor.”

Son mektupları imzalayanların çoğu, Yatom gibi uzun zamandır başbakana karşı çıkanlar. Bazıları 7 Ekim 2023’te savaşın patlak vermesinden önce, hükümet karşıtı protestolara katılmıştı.

Ancak Yatom, sesini yükseltmeye karar vermesinin nedeninin bu olmadığını söylüyor. “İmzamı attım, gösterilere herhangi bir siyasi sebepten dolayı değil, ulusal bir sebepten dolayı katılıyorum.Ülkemin yönünü kaybedeceğinden büyük endişe duyuyorum” diyor.

Nisan ayı başında yayınlanan ilk açık mektup, 1.000 yedek hava kuvvetleri askerleri ve emeklileri tarafından imzalanmıştı. “Savaşın devam etmesi, ilan edilen hedeflerin hiçbirine katkıda bulunmayacak ve rehinelerin ölümüne yol açacaktır” diye yazmışlardı. İmzacılar, Gazze’de hala hayatta olduğu düşünülen 24 rehine için zaman dolmadan önce İsraillileri kendilerine destek olmaya çağırmıştı:

O tarihten bu yana, seçkin savaş ve istihbarat birlikleri de dahil olmak üzere ordunun hemen her biriminden ve bir dizi madalyalı komutandan benzer mektuplar geldi. Bu mektuplarda 12 binden fazla imza yer aldı.

7 Ekim’den sonra yüz binlerce İsrailli yedek asker, hevesli bir şekilde orduya katılmıştı. Ancak şimdi giderek daha fazlası reddediyor, yedek katılımın yüzde 50-60’a kadar düştüğünü söyleyen haberler var.

Büyük ölçüde yedek askerlere bağımlı olan İsrail ordusu için bu durum, 1982’deki Lübnan savaşından bu yana görülmemiş ölçekte bir kriz.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…