Los Angeles dört gün üst üste göçmen hakları için sokağa çıktı. Çoğu yerde Community Self Defense Coalition öncülüğünde binlerce kişi ICE’nin şehir genelinde gerçekleştirdiği bir dizi baskına tepki olarak sokaklara döküldü. Trump 30 gün boyunca şehirde kalacaklarını söyledi.
7 Haziran Cumartesi günü Home Depot baskınlarını ve bir gün önce toplumun tepkisini haberleştirmiştik. Protestolar hafta sonu boyunca çeşitli baskın yerlerinde ve Los Angeles şehir merkezindeki büyük gözaltı merkezinde devam etti. LAPD’nin protestoculara karşı “daha az zehirli” şok bombaları ve göz yaşartıcı gaz kullanması nedeniyle bazı mahalleler savaş alanına döndü.
8 Haziran Pazar günü 10,000’den fazla kişi Los Angeles şehir merkezindeki tüm hükümet binalarının bulunduğu bölgeyi kuşattı. Bu binalar arasında ICE’nin son birkaç gündür kaçırdığı 100’den fazla göçmeni alıkoyduğu ve binanın bodrum katında esir tuttuğu gözaltı merkezi de yer alıyordu. Pazartesi sabahı tüm bina “Tüm arkadaşlarım ICE’den nefret ediyor” ve “Bunu annem için yaptım’“ gibi grafitilerle kaplanmıştı.
Kalabalık saatlerce gözaltı merkezinin iki ucunu tuttu ve yakındaki 101 numaralı otoyolunu kuşattı. Ulusal Muhafızlar polis hatlarının arkasında durdu ve LAPD kalabalığı korkutmak ve şaşırtmak için düzenli olarak şok bombaları patlattı. En az bir uluslararası gazeteciye plastik mermi isabet etti.
Akşamın erken saatlerinde polis kalabalığın üzerine ses bombaları göndererek otoyolun ele geçirilmesini sağladı. Göz yaşartıcı gaz da dahil olmak üzere LAPD tarafından kullanılan aşırı güç, bazı aktivistlerin arabalarına taş atmasının ve yakınlardaki sürücüsüz Waymo araçlarını yakmasının temel nedenidir. Bu araçlar pek çok kişi tarafından teknoloji simsarı kapitalizmin ve ödenmeyen kurumsal vergilerin bir sembolü olarak görülüyor. Şirket o zamandan beri Los Angeles şehir merkezindeki hizmetlerini askıya aldı.
Orantısız güç
Liberal güçler Trump’ın Pazar gününden itibaren Ulusal Muhafızları kullanmasını ve ardından Pazartesi öğleden sonra Deniz Piyadelerini konuşlandırmasını geniş çapta kınadı. Hem Los Angeles Belediye Başkanı Karen Bass hem de Kaliforniya Valisi Gavin Newsom (Demokratların gelecekteki muhtemel başkan adaylarından biri) Trump’ı ülkenin ilk sığınak eyaletindeki federal aşırılıkları nedeniyle eleştirdi. 1965’ten bu yana ilk kez bir başkan, eyalet valisinin talebi olmaksızın bir eyaletin Ulusal Muhafız gücünü harekete geçirdi.
Ancak Trump söz verdiği kadar hızlı bir şekilde insanları sınır dışı edemedi, dolayısıyla bu aşırı federal müdahale dalgası büyük ölçüde ırkçı tabanına bu önemli seçim vaadini yerine getirdiğini göstermek için yapıldı.
Sınır dışı etme hedefinin kendisi bir yana, Kaliforniya ile yaşanan bu çatışma, mavi eyaletler ile Trump’ın DEI’yi azaltma, üniversiteleri yeniden yapılandırma ve toplulukları birbirinden ayırma yönündeki daha geniş gündemi arasındaki mücadelenin son bölümüdür. Glendale, ICE ile olan sözleşmesini feshetti ve Santa Ana, ICE bölgeye geldiğinde bunu halka duyurmayı düşünüyor. Belediye meclislerinden valiye kadar Kaliforniya’daki her siyasi kurum baskınların hiç de hoş karşılanmadığının farkında. Zira Los Angeles bir göçmen kentidir ve eyalet ülkedeki en büyük belgesiz topluluğa sahiptir.
Trump’ın ICE baskınlarına karşı Kaliforniya liberal kurumlarının geçici desteğini almaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu, kamuoyunun iktidardaki insanların söylediklerini ve yaptıklarını nasıl etkileyebileceğini gösteriyor. Ancak onların gerçekte neyi savunduklarını da biliyoruz. Bu Demokratlar sınır dışı edilmelere karşı değiller. Biden, başkanlığının bu aşamasında Trump’ın bu yıl yaptığından ya da ilk başkanlığında yapabildiğinden daha fazla kişiyi sınır dışı etmişti. Obama hâlâ tüm ABD yönetimleri arasında en çok sınır dışı edilen kişi unvanını elinde tutuyor. Newsom aday olur ve başkan seçilirse, Biden ve Obama’nın izinden gidecektir.
Bu Demokratlar “yasal sürece” inanıyorlar (yani bir yargıç davalarını gördüğü sürece insanları sınır dışı etmekte bir sakınca görmüyorlar). Genel olarak göçmenleri sınırda yakalamayı tercih ederken, Trump agresif bir şekilde zaten uzun yıllardır ABD’de yaşayan göçmenlerin peşine düşüyor.
Demokratlar Trump’ın Ulusal Muhafızları ve Deniz Piyadelerini konuşlandırmasına karşı çıkarken aslında demek istedikleri, hareketleri yerel olarak nasıl bastıracaklarını zaten bildikleri ve Trump’a gösteri şansı vermek yerine bunu kendi başlarına yapmayı tercih ettikleridir. Protestolardaki şiddetin ana kaynağı olan LAPD’yi kontrol eden ve baskın alanlarına ve gözaltılara erişimini sağlamak için ICE ile işbirliği yapan Demokratların yönettiği Los Angeles Belediyesidir.
Bu yazının yazıldığı sırada Demokratlar şiddeti federal yetkililere yüklüyorlardı ancak ortaya çıkmakta olan bir “iyi protestocu kötü protestocuya karşı” söylemi var. Bunun anlamı, sivil itaatsizliğin değil, yalnızca “barışçıl” protestoların ICE kaçırmalarına karşı kabul edilebilir direniş biçimleri olduğudur.
Emek mücadelesi
9 Haziran Pazartesi günü SEIU, Cuma günü protestolara katılan ve bir ICE minibüsünün yanında barışçıl bir şekilde dururken ICE ajanları tarafından yere düşürülen ve hastaneye kaldırılması gerekecek kadar ağır yaralanan yerel SEIU başkanı David Huerta’nın serbest bırakılması için bir miting çağrısında bulundu. Gösteriden birkaç saat sonra Huerta kefaletle serbest bırakıldı. Huerta, ICE baskınını izleyen bir memuru engellemek için komplo kurmakla suçlanıyor ve bu suç 6 yıla kadar federal hapis cezası gerektiriyor.
Eğitim, eğlence, hükümet, hizmet ve inşaat sektörü çalışanlarının yoğun olarak temsil edildiği protestoda ön saflarda yer alan konuşmacılar siyah ve kahverengi birlikteliği ve sınır dışı edilmelere karşı sınıf mücadelesi çağrısında bulundu. Bazı konuşmacılar katılımcıları 2026 ara seçimlerinde Demokratlara oy vermeye hazır olmaya çağırırken, politikalar çeşitlilik gösterdi. Bir konuşmacı kapitalizmi parçalama ve yeni bir işçi siyasi partisi kurma çağrısında bulundu. Bir başka konuşmacı ise Trump’ın yeni Müslüman yasağına karşı LAX’te düzenlenen protestodan yeni gelmişti ve yönetimden gelen bu iki farklı ırkçı saldırı arasındaki noktaları birleştirdi.
İşçilerin ICE’ye karşı direnişini resmi işçi kanallarının dışında da görüyoruz. Pazar günü Topluluk Öz Savunma Koalisyonu, oto tamir işçilerini ICE araçlarındaki kesik lastikleri tamir etmemeye ikna ettiğini bildirdi. ICE kendi lastiklerini bantlamak zorunda kaldı.
Pazartesi günü topluluk, Pasadena’daki AC otelinin önünde protestolar düzenledi; burada ICE ajanları sadece konaklamakla kalmıyor, aynı zamanda sadece ırksal profillemeye dayanarak otel çalışanlarından kimlik belgelerini ibraz etmelerini talep ediyordu. Protesto, ICE’yi Pasadena’daki bir otelden kovmayı başardı.
Eğer organize olursak, büyük topluluk hareketleri ICE ajanlarının Los Angeles’ta uyuyamamasını, yemek yiyememesini ve araba kullanamamasını sağlayabilir.
Clare Lemlich
(Marx21us.org internet sitesinden Bahan Gönce çevirdi.)
