Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve İstanbul Barosu öncülüğünde, Türkiye’deki 200 bini aşkın avukatın temsilcileri olan baro başkanları “savunma kendini savunuyor” diyerek Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde bir araya geldi.
Adliye içinde toplanan avukatlar “savunma susmadı, susmayacak”, “hak, hukuk, adalet” sloganları ve “Avukatların sesi kesilirse yurttaşların sesi kesilir”, “Demokratik irademize sahip çıkıyoruz” ve “Avukat Pehlivan’a özgürlük” pankartları taşındı. Alkışlar eşliğinde adliye önüne çıkılırken, adliye önündeki basın açıklamasında ilk olarak İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu konuştu.
Kaboğlu “Savunma ve avukatlar tehlikede ise adalet tehlikededir. Adalet tehlikedeyse Türkiye tehlikededir” dedi.
TBB Başkanı Erinç Sağkan konuşmasında “Saldırılar münferit değil, bütünü hedef alan, organize, politik ve süreklilik arz eden bir niteliğe sahiptir” ifadelerini kullandı.
‘Avukatlara saldırı yurttaşlara saldırıdır’
İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu “savunma sadece kendisini savunmuyor. Savunma Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm yurttaşlarının hak ve özgürlüklerini savunuyor” dedi. “Savunma ve avukatlar tehlikede ise adalet tehlikededir. Adalet tehlikedeyse Türkiye tehlikededir” diyen Kaboğlu “Avukatlara saldırı yurttaşlara saldırı demektir” diyerek kaynağını Anayasadan almayan her yetkinin “egemenliğin gaspı” olduğunu aktardı ve şöyle devam etti:
“İstanbul’da tanık olduğumuz tutuklamaların yüzde 99’u kesinlikle ve açıkça anayasaya aykırıdır. Savaş hukuku deniyor… Savaş hukukunun bile kuralları vardır. Suçsuz sayılma hakkı savaş hukukunda bile geçerli olduğuna göre; insanları suçlu ilan edip hapse tıkarak, kurgu davalar oluşturulması kesinlikle savaş hukuku ile ilgili değildir. Tamamen keyfidir, kin ve nefretle bir yaklaşımdır, kindarlıktır. Hatta önyargılı, canavarca hisle, farklı düşünce ve fikirleri olan toplumsal kesimleri yok etme harekâtından başka bir şey değildir.”
Kaboğlu, son olarak “Biz umutluyuz, 200 bini aşkın avukatla Anayasal düzeni sahipleniyoruz. Ne pahasına olursa olsun savunuyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Saldırılar bütünü hedef alan, organize, politik…’
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ise ülkede son dönemde hukuk devleti ilkesinden sistematik olarak uzaklaşıldığını, başta ifade hürriyeti ve adil yargılanma hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin teminatı olması gereken yargı sisteminin, aksine araçsallaştırılmak suretiyle hakları kısıtlayan bir yapıya dönüştüğünü söyledi. Sağkan “Burada olmamızın nedeni yalnızca bir kişiye uygulanan hukuksuzluk değil, savunma makamının sistemli şekilde kuşatılmak istenmesidir. Ve artık bu saldırılar münferit değil bütünü hedef alan, organize, politik ve süreklilik arz eden niteliğe sahiptir” dedi.
Sağkan “Niyetin ne olduğunu biliyoruz. İstiyorlar ki; savunma savcının işbirlikçisi olsun, soruşturma sürecindeki hukuka aykırılıkları meşrulaştırsın, herkes sussun, adil bir yargılama süreci işletiliyormuş gibi görünsün ve savunma buna ses çıkartmasın. Öyleyse bir kez daha hatırlatalım, bizler bu mesleğe ‘hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağımız’ üzerine ettiğimiz yeminle başlıyoruz. Bu yeminimizi ne kendimiz çiğneriz ne de bir başkasının çiğnemesine müsaade ederiz. Unutulmasın hiçbir zaman biat etmedik, korkmadık, vazgeçmedik” diyerek sözlerini tamamlarken, avukatlar ülkedeki adaletsizliği temsilen gökyüzüne siyah balonlar bıraktı.
