“AKP denetimsiz, vahşi madenciliğin önünü açıyor”

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Maden Kanunu, Çevre Kanunu, Mera Kanunu, Orman Kanunu, Yapı Denetim Kanunu, Yenilenebilir Enerji Kanunu ve Zeytinliklerin Islahı Kanunu’nda olumsuz değişiklikler içeren torba kanun teklifinin TBMM’de görüşülmeden geri çekilmesini istedi.

Gürer, bu düzenlemenin maden işletmeleri izin süreçlerini kolaylaştıran, ÇED sürecini işlevsizleştiren, kamu yararını sınırlayan, yalnızca zeytinliklere değil, Türkiye’nin tarımsal yapısına, çevresine ve kırsal yaşamına ciddi zararlar verebilecek düzenlemeler içerdiğini söyledi.

Düzenlemenin, çevre ve doğa katliamına yol açacağını belirten Gürer “Daha önce de bu tür tekliflerle karşılaştık. Tam 9 kez zeytine yönelik kanun teklifi meclise geldi ve muhalefet ile kamuoyunun tepkisiyle geri çekildi. AKP bu bağlamda ısrarını sürdürüyor.50 bine yakın zeytin ağacı olan bölgede ağaçların taşınması yanında, maden, çevre, mera, orman, enerji ve yapı denetim kanunları gibi geniş bir düzenleme alanı içeren kanun teklifi sorunlar üretecek düzenlemeler getiriyor” dedi.

Yasa tasarısının, vahşi madenciliğin önünü açacağını, sit alanları dahil her yerde denetimsiz madencilik yapılmasına olanak sağlayacağını belirtti.

“Kömüre değil zeytin sahip çıkılmalıdır”

Gürer, düzenlemenin çevresel ve ekonomik sonuçlarına değinerek şunları kaydetti:

“Kanun teklifi Çevre Etki Değerlendirme sürecini sınırlayarak işlevsiz kılmaktadır. 20 milyon hektara ulaşan ruhsatlı maden sahasının kontrolsüz genişlemesine olanak yaratabilecektir. 1,2 milyon hektar tarım alanı da kanun düzenlemesi ile risk altına girmektedir. Gıda güvenliği yanında karbon yutak alanları sorunlu kılınıyor.

Zeytinlikler, sit alanları ve kıyı alanları torba teklifte yer alan maddeler ile halkın yararına değil gözü doymayan şirketlerin taleplerine uygun kılınan düzenlemeler getiriliyor. Vahşi madenciliğin yolu açılıyor. Komisyondan geçen teklif, yönetmenlikleri etkisizleştirilen, denetimleri sınırlayan, maden çıkarmayı kolaylaştırıp hızlandıran ve zeytin alanları yok ederek ekosistemi bozan bir yaklaşım içermektedir.

İklim değişikliği ilgili düzenlemelerde yer alan doğayı koruma, ormanı koruma, ağaçlı alanları koruma ve kömürü sınırlama yaklaşımına tümden karşı duran bir anlayışta düzenlenen Bu yasa teklifi zeytin yasasının zeytin ağaçları koruma anlayışını ortadan kaldıran madde de yer almaktadır. 50 bin dolayında zeytin ağacı kömür çıkarma uğruna bulunduğu coğrafyadan yok edilmek istenmektedir.

Bu düzenleme, Türkiye’nin doğasını ve tarım alanlarını madencilik uğruna feda edilişinin son örneğidir. Oysa zeytin, bu toprakların en önemli değerlerinden biri. Zeytin ağaçları, yalnızca ekonomik bir değer değil; aynı zamanda ekosistemin temel taşlarından biridir. Zeytinliklerin yerini kömür madenleri alacaksa hem bugünümüzü hem de geleceğimizi kaybediyoruz demektir.”

Madencilik faaliyetlerinin halka fayda sağlamadığını belirten Gürer, “Madenlerden elde edilen gelir, vatandaşa yansımıyor. Bu düzenleme, yalnızca belirli bir azınlık grubun çıkarına hizmet ediyor. Doğamızı ve yaşam alanlarımızı yok ederek, ülkemizin yer altı ve yer üstü varlıklarını yağmalıyorlar” dedi.

Düzenlemenin Genel Kurul’a gelmeden geri çekilmesini isteyen Gürer “Zeytinliklerin, meraların, tarım alanlarının ve doğamızın rant uğruna yok edilmesine izin vermemeliyiz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…