“Kimse sana özgürlüğünü vermez. Kimse sana eşitliği, adaleti ve başka hiçbir şeyi vermez. Eğer gerçekten insansan, bunları gider kendin alırsın!”
Malcolm X
Memur zamları için hükümet beklenen teklifi yaptı! Bakan Şimşek’in başını çektiği ekonomi politikalarını bilenler için hükümetin bu teklifi sürpriz değildi: 2026 yılı için %10 + %6, yani kümülatif %16,6.
Peki yetkili sendika Memur-Sen ne istiyordu? Yüzde 88!
Hükümetin memuru açlığa mahkûm eden bu teklifine karşı, yetkili sendika Memur-Sen’in tavrı merak ediliyordu ki başkanı Ali Yalçın bir açıklama yaptı. Başkan konuşmasında birçok hususa değindi, birçok şey söyledi. Ama söylediklerinden çok söylemedikleri benim aklıma takıdı:
Mesela, bu teklife karşı eylemden veya grevden bahsetmedi;
Oysa emeğin temel pazarlık gücü grev hakkında saklıdır. Muhtemelen başkan bunu bilmiyordu, ya da…
Mesela bu teklifi yapan hükümetten hiç bahsetmedi, “kamu işvereni” deyip durdu. Oysa zammı teklif eden hükümetin bizzat kendisiydi. Muhtemelen başkana bunu bilmiyordu, ya da…
İşçi ile memur maaşlarını kıyaslayıp durdu ama işçinin hakkının da gasbedildiğinden hiç bahsetmedi. Yani, memur veya işçi fark etmeksizin emeğini satarak geçimini sağlayanların birleşik bir mücadele yürütmesi arzusu olmayan bir sendika anlayışını ortaya koydu…
Özetle, grev diyemeyen, eylem diyemeyen, hükümeti eleştiremeyen, emek mücadelesini iç çekişmelere kurban sunarak güdümlü sendikaclık (sarı sendika dememek için çok çaba harcadım) örneğini söylemedikleri ile ortaya sermiş oldu.
Hükümet işveren, hakem kurulu zaten hükümetin işgöreni, emeğin hakkını savunmak için kurulmuş örgüt olan sendika da böyle olunca…
Ya,
“Allah emekçinin yardımcısı olsun” deyip köşenize çekilirsiniz,
Ya da,
“Birleşen işçiler yenilmezler” düsturu ile el ele #GenelGrev’e deme zamanıdır.
Tercih sizin.
Yasin Altıntaş