İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın “casusluk” soruşturması kapsamında gözaltına alındığı TELE1’e kayyım atandığını duyurdu.
Ana haber yayını sırasında kayyım atanan TMSF heyeti, yayının durdurulmasını istedi. Gazeteci Murat Taylan, “Yalanlara teslim olmayın” sözleriyle yayını noktaladı. Kayyım kararının ardından TELE1 banttan yayına geçerken, TMSF tarafından kanalın yönetimine ise Yeni Şafak yazarı İbrahim Paşalı’nın getirildiği iddia edildi.
Basın örgütlerinden Tele 1’e kayyım tepkisi
Tele 1 Televizyonu’na kayyım atanması kararı, basın meslek örgütlerinin sert tepkisine yol açtı. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) ve DİSK Basın-İş yaptıkları açıklamalarda kararı “basın özgürlüğüne ve ifade hürriyetine vurulan büyük bir darbe” olarak nitelendirdi.
Özel’den ‘TELE1’e kayyım’ tepkisi: Tam bir darbeci refleksi
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın TELE1 Televizyonu’na kayyım atamasına sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Özel, “TELE1 emekçilerinin yanındayız. Siyaseti, sivil toplumu, iş-sanat dünyasını ve medyayı hedef alarak, herkese, ‘Bir gün sıra size gelecek’ diye korku salmaya çalışan darbecilere sesleniyorum. TELE1’i sustursanız, bu milleti susturamazsınız. Ne yaparsanız yapın, millete galip gelemezsiniz” dedi.
DEM Parti: TELE1’e kayyım atanmasını kınıyoruz
DEM Parti sosyal medya hesabından TELE1’e kayyım atanmasını kınadı. DEM Parti tarafından yapılan açıklama şöyle:
“TELE1’e kayyım atanmasını en sert biçimde kınıyoruz. Toplumun haber alma hakkının ve ifade özgürlüğünün ayaklar altına alınmasını geçmişte de kabul etmedik, bugün de kabul etmiyoruz. İktidarı, araçsallaştırdığı yargı eliyle basını susturmaya çalışmaktan vazgeçmeye çağırıyoruz. Kayyım atayarak, televizyonları karartarak hakikati zapt edemezsiniz!”
Tele 1’e kayyım atanmasına Alevi örgütlerinden sert tepki
Tele 1 Televizyon Kanalı’na kayyım atanmasına Alevi örgütlerinden ortak tepki geldi. Yayımlanan ortak açıklamada karar, “halkın haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne yönelik açık bir saldırı” olarak nitelendirildi. Kurumlar, “bu antidemokratik müdahaleyi asla kabul etmiyoruz” dedi.
Açıklamada, iktidarın muhalif kesimlere yönelik baskı, susturma ve sindirme politikalarının demokratik toplum düzeniyle bağdaşmadığı vurgulandı. “Çoğulculuğu yok sayan, hukuku araçsallaştıran bu yaklaşıma karşı geri adım atmayacağız” ifadelerine yer verildi.
Ortak açıklamaya imza atan kurumlar şöyle:
Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Türkiye Alevi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu.
