Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan ve 21. Olağanüstü Kurultayları’nın iptal edilmesine ilişkin açılan davada karar çıktı. Mahkeme, kurultayların iptalini reddetti.
Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davayı “aktif husumet yokluğu” ve “davanın konusuz kalması” gerekçeleriyle reddetti.
Duruşmada CHP’yi temsilen Avukat Çağlar Çağlayan, davanın reddini talep etti. Çağlayan, “Tüm delegeler il kongrelerinde değişmiştir. Kurultay iptal edilse bile yeniden yapılması gereken işlemler, olağan kongre süreçleriyle zaten tamamlanmıştır. Yapılan olağanüstü kurultaylarla delegelerin önüne sandık konulmuş ve seçim yapılmıştır” dedi.
Çağlayan, davanın amacının kurultay yenilemesi değil, “partiyi süre sınırı olmadan kimin yöneteceğine mahkemenin karar vermesini sağlamak” olduğunu belirterek, davanın konusuz kalması nedeniyle reddini istedi.
Davacı taraf: “Seçimler yok hükmündedir”
Davacı tarafın avukatı Ali Üregen, savunmasında, CHP yönetimince gerçekleştirilen tüm kurultayların “yok hükmünde” olduğunu ileri sürdü.
Avukat Üregen, 38. Olağan Kurultay’ın iptal edilmesini, Özgür Özel ve yönetiminin görevden alınmasını, CHP’nin 21. ve 22. Olağanüstü Kurultaylarında alınan tüm kararların da hükümsüz sayılmasını talep etti. Ayrıca, 39. Olağan Kurultay sürecinde yapılan tüm seçimlerin iptalini istedi. Özgür Özel’in görevden alınmasına ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti yönetimine geri dönmesine karar verilmesini talep etti.
Mahkeme, davayı “aktif husumet yokluğu” ve “konusuz kalması” gerekçesiyle reddetti.
Özel: Bizi hasta etmeye çalıştılar, olmadık, bünyemiz sağlam
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, davanın sonuç odaklı değil süreç odaklı bir dava olduğunu, asıl amacı CHP içinde tartışma yaratmak olduğunu söyledi ve partinin birlik ve beraberliğini vurguladı.
Özel, şu görüşleri dile getirdi: “Amaç Cumhuriyet Halk Partisi’ni tartıştırmaktı. Bir takım aparatları buldular; bizi hasta etmeye çalıştılar. Ancak CHP’nin güçlü bünyesi ne hastalandı ne güç kaybetti. Bu iş tamamen ortadan kalktı. Ne İstanbul’da kayyıma izin verdik ne de başka ihtimallere. Demokrasi kazandı; otokrasi kaybetti. Yapılacak ilk seçimde de demokrasi kazanacak.”
