Emperyalizmin ambargosu altındaki Küba’da elektrik kesintileri

Küba’da ulusal elektrik şebekesinin bir hafta içinde ikinci kez çökmesinin ardından, ülke genelinde 10 milyondan fazla kişinin ev ve işyerlerinde elektrik kesintisi yaşandı.

Küba Enerji Bakanlığı, sosyal medyadan yaptığı açıklamada “Ulusal Elektrik Sisteminde tam bir kesinti meydana geldi” dedi.

Küba’nın şebeke operatörü UNE, hastaneler ve su sistemleri gibi “hayati” merkezlere öncelik vererek elektriği kademeli olarak geri sağladığını belirtti.

Elektrik şirketine göre, pazar öğleden sonra itibarıyla Havana’nın yaklaşık yarısına elektrik yeniden sağlandı.

Karayip ülkesi, elektrik santrallerinin çalışması için gerekli olan yabancı petrol ithalatını kesen ABD’nin yakıt ambargosu nedeniyle bu ay üç büyük elektrik kesintisi yaşadı.

Küba, eskimiş bir elektrik altyapısı ve kronik yakıt sıkıntısı ile karşı karşıya.

Enternasyonal sol gruplardan oluşan bir koalisyon, Küba hükümetine desteklerini göstermek üzere hafta sonu Havana’ya ulaştı; beraberlerinde güneş panelleri, temel gıda paketleri ve ilaçlardan oluşan yardım malzemeleri getirdiler.

Meksika’dan yola çıkan “Nuestra America” yardım konvoyu, sert deniz koşulları nedeniyle gecikme yaşadı.

Jeremy Corbyn ve İrlandalı rap grubu Kneecap, “Our America Convoy” adı verilen bir filo ile Havana’ya giden diğer destekçilere katıldılar.

İngiliz milletvekili Corbyn, Küba’nın başkentinde müzisyenlerle birlikte düzenlediği basın toplantısında, “Ahlaki açıdan bakıldığında, olan bitenler tamamen yanlış” dedi ve şöyle devam etti:

“Fransa, Almanya ve İngiltere bir petrol tankerine Küba’ya gidip petrol teslim etmesini emretse, ABD o tankeri gerçekten bombalar mıydı?

Trump geri adım atardı.”

Son kriz ve ülke çapındaki elektrik kesintilerinin yol açtığı nadir görülen halk tepkisi, pazartesi günü Havana’nın merkezinde yerel halkın tencere ve tavaları vurarak protesto etmesine neden oldu.

3 Ocak’ta ABD askerlerinin eski Venezüella Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu yasadışı bir şekilde kaçırmasından bu yana, Donald Trump’a Küba için de benzer planlar olup olmadığına dair defalarca soru soruldu.

Haberlere göre Başkan Trump, yakıt ambargosunun kaldırılması için bir koşul olarak, Venezüella’nın bölgesel müttefiki olan Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’in görevden alınmasını istiyor.

Geçen hafta Trump, Küba’da “dostane bir devralma” olabileceğini ima etmiş, daha sonra bunun bir “onur” olacağını belirtmişti.

Bu hafta sonu insani yardım malzemeleri dağıtan gönüllülerle konuşan Küba cumhurbaşkanı, adanın herhangi bir ABD askeri saldırısına karşı “halkımızın savunma hazırlığını artırmak için bir hazırlık planı” olduğunu söyledi.

Díaz-Canel, ABD ve Küba hükümetlerinin krizi sona erdirmek amacıyla ikili görüşmelerin ilk aşamalarını gerçekleştirdiğini doğruladı, ancak görüşmelerin nasıl ilerlediği belirsizliğini koruyor.

Reuters‘in haberine göre, Cuma günü Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Fernandez de Cossio, “Küba’nın siyasi sistemi müzakere konusu değildir ve elbette ne cumhurbaşkanı ne de Küba’daki herhangi bir yetkilinin pozisyonu ABD ile müzakere konusu olamaz” dedi.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…