İzmir’de kamu emekçileri iş bıraktı

İzmir’de Bayraklı, Buca ve Karşıyaka belediyelerinde çalışan kamu emekçileri, toplu sözleşme ve alacakları için yarım gün iş bıraktı. CHP İl Başkanlığına yürüyen emekçiler, hak kayıplarına karşı mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

Yetkili sendika Tüm Bel-Sen ve CHP İzmir İl Başkanlığı ile görüşmesinden sonuç çıkmayınca emekçiler Tüm Bel-Sen, Birlik Yerel Sen, Tüm Yerel-Sen ve Bağımsız Yerel Hak-Sen’in çağrısıyla yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi.

Emekçiler ilçe belediyelerinin önlerinden Kültürpark 9 Eylül Kapısı’nda bir araya geldi. Sık sık “Hak hukuk adalet”, “Sadaka değil toplu sözleşme”, “Hak hukuk dediniz hakkımızı yediniz”, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarıyla CHP İzmir İl Başkanlığına yürüdü. Eyleme sendika ve siyasi parti temsilcileri destek verdi. Burada yapılan açıklamada basın metnini Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz okudu.

“TİS+yol+yemek dayatmasını kabul etmiyoruz”

Yerel yönetimlerde çalışan kamu emekçileri olarak, Bayraklı, Karşıyaka ve Buca başta olmak üzere birçok belediyede toplu iş sözleşmesi süreçlerinde dayatılan geri adımları ve hak gasplarını kabul etmediklerini söyleyen Filiz, “CHP İl Başkanlığında belediye başkanları ile yapılan toplantıda alınan, ‘sınırda TİS + yol + yemek’ dayatmasını tanımıyoruz” dedi.

Bu kararın alın terini yok sayanların kararı olduğunu vurgulayan Filiz, “Bizler; yılların mücadelesiyle, bedel ödeyerek kazandığımız haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Bu bir pazarlık değildir. Bu bir teklif değildir. Bu düpedüz hak gaspıdır” ifadelerini kullandı.

“Haklar yasalardan önce gelir”

Bu hakların 1990’larda yasaklara rağmen kurulan sendikalarla, sürgünlerle, soruşturmalarla, işten atmalarla, alanlarda, meydanlarda verilen mücadeleyle kazanıldığını belirten Filiz, “Uluslararası mahkemelerce tanınan, AİHM kararlarıyla tescillenen bu hak, bugün masa başında, ‘yasa var’ bahanesiyle elimizden alınmak isteniyor.. Ama buradan ilan ediyoruz. Haklar yasalardan önce gelir. Hak verilmez, alınır” ifadelerini kullandı.

İstenilen şeyin emekçilerin hakkının geri çekilmesi olduğunu söyleyen Filiz, “4688 sayılı yasanın sınırlamaları ortada. Ama aynı yasadaki Geçici 14. madde de ortada. İstendiğinde bu haklar korunur. İstendiğinde bu sözleşmeler imzalanır. Ama bugün yapılmak istenen şey emekçiyi yoksullaştırmak, kazanımları geriye çekmek” dedi.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…