Girne’den Mersin’e giden 267 kişilik feribot su alarak alabora oldu. Ekipler ve balıkçıların seferber olduğu kurtarma operasyonunda 8 kişinin yaşamını yitirdiği belirlendi, 18 kişiyi arama çalışmaları sürüyor.
Kuzey Kıbrıs Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, geminin yaklaşık 4 mil açıkta su almaya başladığını açıkladı. Gemide 259’u yolcu ve 8’i mürettebat olmak üzere 267 kişinin bulunduğu bilgisini veren Arıklı, geminin neden su aldığına ilişkin henüz bir bulguya ulaşılamadığını dile getirdi.
Olay yerinden gelen ilk görüntülerde can pazarı yaşandığı görüldü. Sosyal medyaya yansıyan videolarda, Alabora olan geminin tamamen ters döndüğü, bazı yolcuların ters dönen geminin üzerinde kurtarılmayı beklediği görüldü.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, feribot kazasına ilişkin heyet görevlendirdi. Yeni Parti Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır başkanlığındaki bir heyet Kuzey Kıbrıs’a gitti.
Kazanın olduğu gün Kuzey Kıbrıs’ta şiddetli gök gürültülü fırtına, dolu ve kuvvetli yağış beklentisi nedeniyle Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı tarafından ‘turuncu uyarı’ yayımlandığı ortaya çıktı.
Girne’de batan feribottan kurtulanlar anlattı: ‘Bir şey olmaz’ dediler, koltuklar kırıldı
Batan gemiden sağ kurtulan bir yolcu, yaşanan ihmaller zincirini aktardı. Geminin su aldığını fark edip görevlileri ve kaptanı uyardıklarını belirten kazazede, kendilerine “Siz alışkın değilsiniz, sıkıntı olmaz” denilerek durumun geçiştirildiğini söyledi.
Hızla su alan geminin ön kısmı patlayınca personelin yolcuları içeride bırakıp ilk önce kendilerini kurtardığını öne süren yolcu, camların patlamasıyla çocukların ve yaşlıların kırılan koltukların altına sıkıştığını, can yeleklerinin yetersizliği nedeniyle birçok kişinin denize ekipmansız atlamak zorunda kaldığını ifade etti.
Filo Jet’in çeyrek asırlık serüveni: Haciz, mahkeme, facia
Girne açıklarında batan Filo Jet feribotunun 26 yıllık geçmişinden haciz, icra ve davalar çıktı. 2003’te bağlandığı Taşucu-Girne hattına yıllar sonra dönen geminin serüveni facia ile noktalandı.
2000 yılında Fransa’da inşa edilen ve ilk adı Iris Jet olan katamaran tipi feribot, 42,8 metre uzunluğu, 10,6 metre genişliği ve çift motorundaki 6 bin 308 beygirlik gücüyle 35 knot hıza ulaşabilen, döneminin en iddialı hızlı deniz araçları arasında yer alıyordu.
Katamaran 2003 yılında Taşucu-Girne arasında sefere başladı, işletmeci firmanın borçları nedeniyle haczedildi. Yaklaşık 4 yıl boyunca Taşucu Limanı’nda atıl vaziyette bekleyen Iris Jet, 2008 yılında icradan satıldı.
Katamaran 2021 yılında, 21 yaşındayken uluslararası gemi pazarında “tamamen yenilenmiş” ibaresiyle satışa sunuldu. Tersanede kapsamlı bakımdan geçen, klas sertifikaları yenilenen ve donanımı modernize edilen gemi, Filo Denizcilik tarafından satın alınarak Filo Jet adını aldı.
2003 yılında Iris Jet adıyla hizmet verdiği Girne-Taşucu hattına 2026 yılında Filo Jet olarak geri dönen 26 yaşındaki feribot, 30 Ağustos 2026’da 259 yolcu ve 8 mürettebatıyla çıktığı seferde su alarak alabora oldu. Fransa’da yüksek hızlı bir feribot olarak başlayan serüven, 23 yıl önce kriz yaşadığı sularda büyük bir deniz faciasıyla noktalandı.
“Geminin limandan çıkışına asla izin verilmemeliydi”
Uzmanlar bu faciada, denizcilik kurallarının çiğnendiğini belirtiyor ve sosyal medyada şu değerlendirmede bulunuyorlar:
“High Speed Craft” (Yüksek Hızlı Gemi) sınıfı tekneler, klasik tek gövdeli ağır gemilerden çok farklı çalışır; Suyu kolayca yaran iki ince paralel gövde sayesinde sürtünmeyi minimuma indirip 35-40 knot gibi yüksek süratlere ulaşırlar. Su Jeti (Waterjet) Sistemi ile çalıştığından Pervaneleri yoktur. Suyu dipten emip arkadan yüksek basınçla püskürterek ilerlerler.
Bu teknoloji sakin denizde avantajlı olsa da fırtınalı denizde zafiyete yol açar. Klasik bir gemi yalpalasa da omurgası sayesinde kendini doğrultabilir. Katamaranlar ise geniş yapıları nedeniyle kritik bir yatma açısını geçtiklerinde alabora olurlar ve bir daha asla düzelemezler.
Dalgalı denizde kıç taraf havaya kalktığında su jetleri hava emer (ventilasyon), itme gücü aniden kesilir ve gemi dalgaların üstünde kontrolsüz kalır. Bugün de bu olmuştur. Denize açılma kararı köprü üstü mantığıyla tamamen hatalıdır.
KKTC de bir gün önce fırtına vardı, fırtınanın bitmesi demek denizin düzeldiği anlamına gelmez; fırtınadan kalan o sinsi ve yüksek enerjili “ölü dalgalar” (swell) devam eder, 3-3.5 metrelik bu dalgalarda hızlı bir katamaranı seyre kaldırmak felakete davetiyedir, baş taraftaki kapaklar patlamış içeri su dolmuş, gemi hızla alabora olmuştur.
Ancak buradaki en büyük skandal sadece kaptanın kararı değildir. Bu kaza, KKTC’deki liman denetimlerinin, gemilerin tam kontrolünün ve denize elverişlilik (seaworthiness) süreçlerinin tamamen işlevsiz olduğunu açıkça gözler önüne sermiştir. Uluslararası standartlarda titizlikle yapılması gereken sörveyler ve hava muhalefeti kontrolleri KKTC’de layığıyla uygulanmamıştır.
Eğer uygulansaydı 26 yaşındaki bu yorgun jet gemisinin limandan çıkışına asla izin verilmezdi.”
