Hakan Fidan ve Tayyip Erdoğan’ın Ortadoğu’da son dönemdeki diplomasi temposunun arkasında Kürtlere yapılabilecek bir askeri operasyonun izleri yatıyor.
Irak, Türkiye ile imzaladığı güvenlik iş birliği anlaşması çerçevesinde 1991’de Körfez Savaşı’nın ardından çekildiği sınır hattına yeniden askerlerini konuşlandırmaya başladı. Irak ordusu, Türkiye sınırı yakınlarındaki Zaho ilçesine bağlı Kişani köyünde 2 askeri üs kurdu. Suriye tarafında da sınır geçişlerini engelleyecek adımlar atmaya hazırlanıyor.
Türkiye’nin de Irak’ın kuzeyinde Metina bölgesinde yeni bir operasyona başladığı açıklandı. Türkiye’nin, KDP desteğiyle bölgede operasyona destek için bazı noktalarda yol yapımına başladığı belirtildi.
Milli Savunma Bakanlığı, PKK’nın Irak hükümeti tarafından “yasaklı örgüt” ilan edilmesini olumlu buldu, ancak asıl olarak terör örgütü ilan edilmesini istedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Irak’a yaptığı ziyarette pek çok anlaşma imzalamıştı. Bunların en popüler olanı, Körfez ülkelerini Avrupa’ya bağlayacak 17 milyar dolarlık bir otoyol projesi olan “Kalkınma Yolu anlaşması” oldu. Ayrıca Irak’ın su ihtiyacını gidermek için çeşitli anlaşmalar imzalandı. Bütün bunların karşılığında PKK’ye birlikte operasyon yapılması amaçlanıyor.
Hükümet Ortadoğu’da eski düşmanlarıyla barışarak, PKK’ye yönelik sınır ötesi operasyonda başarılı olmayı amaçlıyor. Böylece seçimlerde aldığı yenilgiyi “yerli milli” beka söylemi ile unutturmak istiyor. Ama özellikle Irak gibi çok kutuplu, çok mezhepli, çok etnisiteli, çok bilinmeyenli bir ülkede hükümetin verdiği sözlerin pratikte ne kadar uygulanacağını önümüzdeki günler gösterecek.
Sonuç olarak, Erdoğan iktidarı, alt emperyalist bir ülke olarak bölgede çıkarları doğrultusundaki hamleleri hayata geçirmek için fırsat kolluyor. Ancak Türkiye işçi sınıfı ve halkları, savaş politikaları değil, iş, ekmek, özgürlük, demokrasi ve barış istiyor.
