Barış günlüğü – 11 Temmuz

Tarihi silah bırakma töreni bugün

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın yaptığı yeni çağrı ve güncel gelişmelere dair partisinin genel merkezinde açıklama yaptı.

Türkiye’nin tarihi bir eşikte olduğunu belirten Ayşegül Doğan, “Bu tarihin yazımına biz talibiz. Bu süreçte yalnızca tanıklık etmiyoruz. Bu süreç çok hayati sorumluluklar da yüklüyor” diye kaydetti.

Ayşegül Doğan, 11 Temmuz’da Süleymaniye’de gerçekleştirilecek PKK silah bırakma törenine katılacaklarını belirtti. Ayşegül Doğan, eş genel başkanlar ile bileşen partilerin temsilcilerinin de törene katılacağını ifade etti.

Roboskîli anneler: Barış olursa herkes yaşar

“Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” kapsamında başlatılan halk buluşmaları sürüyor. Buluşmaların yoğun olarak devam ettiği yerlerden biri de Şırnak ve ilçeleri. Uludere ilçesine bağlı Roboskî köyünde yapılan buluşmaya katılan Roboskîli aileler sürece dair konuştu.

DAİŞ’in 2015 yılında Kobanê’ye dönük saldırısında yaşamını yitiren Aysel Encü’nün annesi Sinem Encü (55), barış ve huzur istediklerini belirterek, “Artık kan akmasını istemiyoruz. Bizim yüreğimiz yandı artık hiçbir annenin yüreği yanmasın” dedi. Sürecin başarıya ulaşmasını istediğini dile getiren Sinem Encü, Abdullah Öcalan başta olmak üzere tüm siyasi tutsakların serbest bırakılması gerektiğini vurguladı.

Roboskî katliamında hayatını kaybeden Nadir Alma’nın annesi Azime Alma da (56) her şeye rağmen hep barış istediklerini ifade ederek, “Roboskî’de yaşanan acıları herkes biliyor. 14 yıldır yüreğimiz yanıyor. Bizim yüreğimiz yandı ama bundan sonra kimsenin yüreği yanmasın. Onurlu bir barış olması için devletin de adım atması gerek. Devlet barış istiyorsa cezaevlerinin kapılarını açar, hasta tutsaklar serbest kalır” dedi. Tüm annelerin gözyaşlarının aynı olduğunu vurgulayan Azime Alma, tüm asker annelerini de kendileri gibi barış için ses yükseltmeye çağırdı.

 “Barış olacak denildiğinde çok mutlu oldum” diyen Roboskî katliamda yaşamını yitiren 19 yaşındaki Şervan Encü’nün annesi Leyla Encü (80), “Barış olursa herkes yaşar. Biz barış diyoruz ancak bir kesim hala ‘katliam’ diyor. Neden? Devlet barış için adım atsın. Artık yeter, yeter. Bugün bir yoksulluk varsa bu savaş yüzündendir. Barış gelirse yoksulluk biter” dedi.

Roboskî katliamında 17 yaşındaki oğlu Serhat Encü’yi kaybeden 65 yaşındaki Halime Encü de Roboskî için adalet beklediklerini belirterek, “Onurlu bir barış olursa kimse ölmez” dedi.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…