Ümit Aktaş: “Göçmenler konusunda ahde vefa ilkesi umursanmıyor”

18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü için yaptığımız röportaj dizisi devam ediyor. Yazar Ümit Aktaş’a sorularımızı yönelttik.

Enternasyonal Dayanışma: Ocak 2026’dan itibaren göçmenler sağlık konusundaki haklarını kaybedecek. Birçok alanda göçmenlere yönelik benzer zorluklar ortaya çıkıyor. Toplumun en yoksul kesimini oluşturan göçmenlerin pek çok alanda haklarının kısıtlanması hakkında neler söylemek istersiniz?

Son bir yılda ağırlaşan koşullar ve artan baskılar nedeniyle yaklaşık bir milyon kişi Suriye’ye geri döndü ya da gönderildi. Suriye yönetiminin farklı etnik ve dini kimliklere yönelik olumsuz tutum ve uygulamalarına sürekli tanıklık ediyoruz. Bu koşullarda Suriyelilerin geri gönderilmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?

Ümit Aktaş: Göçmenler birçok toplumda olduğu gibi Türkiye’de de birçok haktan mahrum kılınmakta, toplumun en dibindeki ve en kısıtlı bir yaşama mahkûm edilmekte. Yaşama koşulları darlaştıkça bu kısıtlılık daha da artmakta.

Ülkemizdeki çalışanların ve emeklilerin hâli de ortada. Ancak onların hiç değilse bazı yasal hakları var ama göçmenler bu haklardan da yoksunlar. Temsil kabiliyetleri ve sözcüleri yok. Başvurabilecekleri bir merci de.

Onlar hakkında konuşacak ve haklarını savunacak olan sivil toplum kuruluşları da giderek zayıfla(tıl)makta. Bu, ülkemiz hakkında bir utanç.

Doğal olarak Suriyeliler de bu durumdan nasiplerini almaktalar. Üstelik onlar Türkiye’ye en fazla entegre olan bir göçmen grubu. Daha şimdiden birçok sektörde onların eksiklikleri belirginleşmeye başladı.

Ama ne var ki Türkiye tıpkı onları getirme sürecinde yaptığı gibi şimdi de bu konudaki siyasetini tamamıyla devletin çıkarları ve yönelimleri çerçevesinde belirliyor. Bu konuda, başka hususlarda sık sık dillendirilen ahde vefa ilkesini hiç de umursamıyor.

Elbette ki Suriye’nin de onlara ihtiyacı var ve bu ihtiyaç bizim onlara duyduğumuz ihtiyaçtan daha fazla ve öncelikli. Ama bunun hiç değilse belli bir programa ve karşılıklı rızaya dayanması en insani olanı. Ne var ki bu gibi insani değerler pek de umursanmamakta.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…