22 Aralık
18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü: Suriyeliler ‘geri dönüş’ kıskacında – Ercüment Akdeniz (İlke TV.com.tr)
Esad yönetiminin devrildiği 8 Aralık 2024’ten sonra 578 bin Suriyeli ülkesine döndü. Veri İçişleri Bakanlığı tarafından açıklandı. Türkiye’de yaşayan Suriyeli sığınmacı sayısının ise 2 milyon 371 bin civarında olduğu ifade ediliyor. Bu verilere kayıt dışı olan mülteci nüfus dâhil değil. İktidara yakın kimi gazetelere göre geri dönüşler yeterli bulunmadı. Bunun için kademeli ve caydırıcı tedbirler masada. Ocak ayından itibaren Suriyelilerin ücretsiz sağlık hizmetlerine son verilmesi de gündemde. Geçici koruma kapsamının kademeli olarak kaldırılması konuşuluyor. Türkiye Gazetesi’ne göre; ikametler zorlaştırılacak ve ancak evi, işi, bankada yeterli parası olanlar varlıklı bir nüfus olarak ikametgâh şansı bulacak.
Peki, sahadaki gerçeklik ne, göç ve iltica hukuku ne söylüyor? Konuyu Suriyelilere, akademisyenlere ve hak savunucusu isimlere sorduk. Gelen yanıtlardaki ortak payda; böylesi bir karar için çok erken olduğu ve resmi kurumlarca henüz doğrulanmamış haberlerin mülteci toplum üzerinde baskı yarattığı şeklinde. Suriyeliler 18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü’nü bir tedirginlikle daha karşılıyor.
Yazının devamı aşağıdaki linkte:
23 Aralık
2025’te 152 binden fazla düzensiz göçmen yakalandı (DW Türkçe)
Türk yetkilileri bu yıl 42 bin 202’si Afganistan, 21 bin 117’si Suriye uyruklu olmak üzere toplamda 152 bin 331 düzensiz göçmen ile 10 bin 883 göçmen kaçakçısının yakalandığını duyurdu.
İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı verilerine göre, 18 Aralık itibarı ile yakalanan düzensiz göçmenler arasında ilk 10 menşe ülke sırasıyla Afganistan, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İran, Fas, Irak, Mısır, Sudan ve Yemen oldu.
Türkiye’de yakalanan düzensiz göçmen sayısında 2014’ten sonra hızlı artış görüldü. 2014’te 58 bin 647 düzensiz göçmen yakalanırken, 2015’te bu sayı 146 bin 485’e, 2018’te 268 bin 3’e, 2019’da 454 bin 662’ye yükseldi. 2020’de 122 bin 302’e inen düzensiz göçmen sayısı sonraki yıllarda artarak, 2022’de 285 bin 27, 2023’te 254 bin 8, 2024’te ise radikal bir düşüşle 22 bin 831 olarak kayıtlara geçti.
İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı verilerine göre ilk 10 menşe ülke sırasıyla Afganistan, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İran, Fas, Irak, Mısır, Sudan ve Yemen olduİçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı verilerine göre ilk 10 menşe ülke sırasıyla Afganistan, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İran, Fas, Irak, Mısır, Sudan ve Yemen oldu
İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı verilerine göre ilk 10 menşe ülke sırasıyla Afganistan, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İran, Fas, Irak, Mısır, Sudan ve Yemen olduFotoğraf: Dilara Senkaya/REUTERS
Afganistan, Suriye ve Özbekistan başı çekiyor
İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı verilerine göre, bu yıl yakalanan düzensiz göçmenlerin uyruğuna göre sayıları şöyle; Afganistan 42 bin 202, Suriye 21 bin 117, Özbekistan 13 bin 30, Türkmenistan 10 bin 467, İran 8 bin 893, Fas 7 bin 594, Irak 6 bin 666, Mısır 4 bin 985, Sudan 3 bin 114, Yemen 2 bin 782, diğer ülke uyruklu 31 bin 481.
11 bine yakın kaçakçı yakalandı
Resmi verilere göre 18 Aralık itibarıyla bu yıl yakalanan göçmen kaçakçısı sayısı da 10 bin 883 olarak kayıtlara geçti. Yakalanan göçmen kaçakçısı sayısında 2014’ten sonra hızlı artış görülüyor. 2014’te 1506 olan yakalanan göçmen kaçakçısı sayısı 2015’te 4 bin 471’e, 2019’da ise 9 bin 102’ye yükseldi. Bu sayı 2023’te 10 bin 482, 2024’te 13 bin 601 oldu.
27 Aralık
Almanya: 2026’da göç ve iltica politikasında ne değişecek? (DW Türkçe)
Almanya’da göç ve iltica konusu 2026’da da gündemin en üst sıralarında yer almaya devam edecek. Görevi Mayıs ayında devralan Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ve Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) oluşan hükümet, özellikle büyük ortak Hristiyan Birlik partilerinin bastırması nedeniyle sert bir göç politikası izliyor.
Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) üyesi İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, göreve başladıktan sonra ilk olarak Almanya’nın bütün sınırlarında kontrollerin artırılması talimatını verdi. Muhafazakâr bir siyasetçi olan Dobrindt, Almanya’da anayasal bir hak olmasına rağmen sığınma talep etmek isteyen yabancıların sınırdan doğrudan geri çevrilmesi gerektiğini savunuyor.
İçişleri Bakanı Dobrindt, ülke düzeyindeki tedbirlere ilaveten, 2024’te kabul edilen ve düzensiz göçle mücadeleyi hedefleyen Ortak Avrupa İltica Sistemi’nin (GEAS) Almanya’ya uyumlu hâle getirilmesi için hızla iki yasal düzenleme hazırladı. Zira Dobrindt’e göre düzensiz göçle mücadele ancak Avrupa çapındaki ortak ve sertleştirilmiş mekanizmalarla mümkün.
Almanya, AB içinde en çok sığınmacı kabul eden ve sığınmacılara tanıdığı sosyal ve maddi yardımlar nedeniyle iltica etmek isteyenlerin en çok tercih ettiği ülkelerin başında geliyor.
Düzensiz göçle mücadelede ulusal adımlar
Almanya İçişleri Bakanlığının 12 Haziran’da yürürlüğe girecek GEAS reformlarının ulusal kanunlarla uyumlu hâle gelmesi için hazırladığı yasal düzenlemeler de Aralık ayın başında kabineden geçti.
Güvenli ülke belirleme prosedürünün basitleştirilmesiyle bürokrasinin azaltılması, sığınmacıların muhtemel itirazı hâlinde hem sorumlu kurumların hem de yargının elinin kanunen güçlendirilmesi ve sınır dışıların kolaylaşması hedefleniyor.
Güvenli menşe ülke tanımı, bir demokratik sistemi, istikrarlı bir hukuk düzeni ve işleyen denetleme ve koruma mekanizmaları sayesinde devlet baskısı tehlikesinin bulunmadığı, vatandaşın da etkin bir şekilde korunabildiği ülkeler için kullanılıyor.
Almanya; AB üyesi ülkeleri, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Gürcistan, Gana, Kosova, Makedonya, Karadağ, Moldova Cumhuriyeti, Senegal ve Sırbistan’ı güvenli menşe ülke olarak niteliyor. AB uzlaşısında yer alan yeni ortak liste ile buna Cezayir, Hindistan, Fas, Tunus, Mısır, Bangladeş ve Kolombiya’yı eklenmesi söz konusu.
Ayrıca Türkiye’nin de aralarında bulunduğu AB’ye aday ülkeler de güvenli ülke olarak sınıflandırılacak.
GEAS neleri öngörüyor?
Düzensiz şekilde AB’ye giren tüm kişilerin, gelecekte birkaç gün içinde kontrol taramasına tabi tutulması, iltica talebinde bulunanların kimliklerinin belirlenmesi, sağlık ve güvenlik kontrollerinin yapılması, biyometrik verilerinin alınması ve bunların sığınmacıların verilerinin toplandığı EURODAC bilgi bankasına kaydı öngörülüyor. EURODAC veri tabanının ileride biyometrik verilerin yanı sıra kimlik ve seyahat bilgilerinin de yükleneceği bir göç bilgi bankasına dönüştürülmesi hedefleniyor.
GEAS ayrıca bir dayanışma mekanizmasını da düzenliyor. Buna göre göç yükü yüksek Birlik ülkeleri, gelecekte diğer üye devletler tarafından, ilave sığınmacı alımı, mali katkı ya da başka alternatif destek yoluyla bir dayanışma mekanizmasıyla desteklenecek ve bu gönüllülük değil, zorunluluk temelli olacak.
GEAS, belli koşullarda sığınma başvurusu yapanların hareket özgürlüğünün kısıtlanmasını ve gözaltıları da mümkün kılabilecek. Burada “gözaltı”, kaçma riski bulunması hâlinde gündeme gelecek.
İltica başvurusu sahiplerine verilen yardımlara da kısıtlamalar getirilebilecek. Bir ilticacının maddi hizmetlerden faydalanma hakkı, örneğin, barındığı merkezin kurallarını ihlal etmesi veya şiddet içeren davranışlarının görülmesi hâlinde kesinti gerekçesi olabilecek. Sığınmacının yasal düzenlemeler çerçevesindeki hizmetlerden faydalanması, gönderildiği mülteci kabul tesisinde fiilen kalması şartına bağlı olacak.
GEAS düzenlemelerine Alman hükümeti ulusal bazı ilaveler de yaparak, örneğin eyaletlere “İkincil göç için merkezler” kurma yetkisi de veriyor. İkincil göç ile kastedilen, sığınmacının başka bir Birlik üyesi devlette zaten kabul almış olmasına rağmen Almanya’ya gelip Almanya’da da iltica talebinde bulunması. Bu kişiler kurulacak söz konusu ikincil göç merkezlerinde kalacak, işlemlerinin tamamlanması sonrasında da derhal kabul aldığı ilk ülkeye geri gönderilecek.
