Asgari Ücret İnisiyatifi, asgari ücrete ilişkin TBMM’ye sunacakları taleplerine dair Beyoğlu’nda bulunan TMMOB Çevre Mühendisleri Odası’nda basın toplantısı düzenledi. “Akaryakıta, gıdaya, kiraya, her şeye zam varsa asgari ücrete de yeniden zam” talep edildi.
Asgari ücrete yıl başında yapılan zammın yılın ilk çeyreği itibarıyla eridiğine dikkat çekilen açıklamada, “Asgari ücretin insan onuruna yaraşır bir düzeye çıkarılması, milli gelir ve enflasyon baz alınarak yılda 4 kez güncellenecek şekilde belirlenmesi” talebiyle toplanan 2 bin dilekçenin 9 Nisan’da TBMM’ye sunulacağı duyuruldu.
Dilekçelerin teslim edilmesinin ardından İnisiyatif tarafından 1 Mart’ta gerçekleştirilen Asgari Ücret Çalıştayı’nda hazırlanan raporun siyasi partilerle paylaşılacağı belirtildi.
Basın açıklamasının tamamı şöyle:
“Asgari Ücret İnisiyatifi 9 Nisan’da TBMM’de olacak!
Bizler, emeğin giderek daha fazla değersizleştirildiği, asgari ücretin bir istisna olmaktan çıkıp milyonlarca emekçi için fiili genel ücret haline getirildiği bir süreçte bir araya geldik. Asgari ücret adı altında sefalet ücretine mahkûm edilen milyonlarca emekçinin sesi sözü olmak için 28 örgütlü kurumun imzasıyla kurulan Asgari Ücret İnisiyatifi olarak, çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kasım 2025’ten bu yana yürüttüğümüz çalışmalarla, asgari ücret belirlenirken milli gelirin, gerçek enflasyon oranlarının ve emekçilerin geçim şartlarının hesaba katılması gerektiğini belirttik. Aynı zamanda asgari ücretin yılda en az dört kez güncellenmesi gerektiğini vurguladık.
Bu çalışmalar 1 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirdiğimiz Asgari Ücret Çalıştayı ile daha somut bir çerçeveye kavuştu. Asgari ücret meselesinin tüm yönleriyle değerlendirildiği çalıştayımızdan çıkan sonuçları ve hedeflerimizi paylaşmak, aylardır yürüttüğümüz çalışmalarla TBMM’ye sunulmak üzere toplanan dilekçeleri meclise götürmek için 9 Nisan’da Ankara’da TBMM’de olacağız.
Bilindiği üzere, bugün dünyada asgari ücret tartışmaları, salt bir rakam tartışması değildir. Birçok ülkede asgari ücret, yaşam maliyeti, örgütlenme hakkı, toplu pazarlık gücü ve sosyal devlet ilkesiyle birlikte ele alınmaktadır. Farklı ülke deneyimleri gösteriyor ki asgari ücret, siyasetin dışına itilmiş teknik bir konu değil, doğrudan doğruya toplumsal refahın ve emeğin payının belirlenmesidir.
Türkiye’de ise asgari ücret giderek “başlangıç ücreti” olmaktan çıkarılmış, ücret skalasının tamamını aşağı çeken bir rejime dönüştürülmüştür. Bazı sektörlerde asgari ücret ve çevresinde çalışma oranlarının olağanüstü yükselmesi, bunun yapısal bir tercih olduğunu göstermektedir. Asgari ücretin yaygınlaşması, ücretli emeğin tamamını baskılayan bir mekanizma haline gelmiştir.
Bugün Türkiye’de asgari ücret, işçinin ve ailesinin insanca yaşamını güvence altına alan bir ücret olmaktan uzaktır. Ücretler yıl içinde hızla erimekte, asgari ücret fiilen genel ücret haline getirilmekte, karar süreçleri ise emekçilerin doğrudan temsil edilmediği dar bir mekanizmaya sıkıştırılmaktadır. Yasal olarak Asgari Ücret Komisyonu tarafından belirlenen ancak fiilen cumhurbaşkanının insafına bırakılmış asgari ücret zamlarından biz milyonlarca emekçinin payına düşen açlık sınırının altında bir yaşam maalesef.
2026 yılı için asgari ücrete yapılan sefalet zammın, daha yılın ilk çeyreğinde yüksek enflasyon karşısında nasıl eriyip gittiği gerçeğini her birimiz yaşayarak görüyoruz. Gördüğümüz diğer bir gerçek de bize reva görülen bu kölelik düzenine karşı Asgari Ücret İnisiyatifi’ni daha güçlü bir şekilde örgütlemek, milyonlarca emekçiyle haklılığı tartışılmaz olan hedeflerimiz etrafında buluşmak ve mücadeleyi büyütmektir.
Asgari Ücret İnisiyatifi olarak asgari ücret meselesinin yalnızca bir ücret kalemi değil, aynı zamanda bir bölüşüm, temsil ve demokrasi meselesi olduğu gerçeğinden hareket ediyoruz. Bu nedenle 9 Nisan 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ziyaret ederek, topladığımız dilekçeleri teslim edecek ve Meclis’teki siyasi partilerle hedeflerimizi paylaşacağız. Bu ziyaret, bir başvuru olmanın da ötesinde emeğin sesiyle siyaset arasındaki mesafeyi kapatma çağrısı olacaktır.
9 Nisan 2026’da Meclis’teki tüm siyasi partilerle paylaşacağımız hedef ve önerilerimiz şunlardır:
● Asgari ücret, işçinin değil işçi ve ailesinin yaşam maliyeti temelinde belirlenmelidir. Asgari ücret hesabında yalnızca bireysel değil, hane düzeyinde insanca yaşam koşulları esas alınmalıdır.
● Asgari ücret insan onuruna yaraşır bir düzeye çıkarılmalıdır. Sosyal devlet ilkesi gereği asgari ücret, açlık sınırına sıkışmış değil, insanca yaşamı güvence altına alan bir toplumsal taban olmalıdır.
● Asgari ücret yılda bir kez değil, yılda dört kez güncellenmelidir. Enflasyon karşısında hızla eriyen ücretlere karşı, milli gelir ve enflasyon verileri esas alınarak çoklu güncelleme sistemi kurulmalıdır.
● 4857 sayılı İş Kanunu’na açık hüküm eklenmelidir. “Asgari ücret insan onuruna yaraşır bir düzeyde, milli geliri ve enflasyonu baz alarak yılda dört kez güncellenecek şekilde belirlenir” hükmü yasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
● Asgari ücret yeniden gerçek anlamda bir başlangıç ücreti olmalıdır. Asgari ücretin genel ücret haline gelmesine son verecek düzenlemeler yapılmalı; ücret skalasının tamamını aşağı çeken bu rejime karşı koruyucu mekanizmalar oluşturulmalıdır.
● Asgari Ücret Tespit Komisyonu demokratik ve temsili biçimde yeniden düzenlenmelidir. Emekçilerin doğrudan temsil edilmediği, fiilen tek taraflı işleyen mevcut yapı değişmeli; karar süreçleri şeffaf, katılımcı ve toplumsal meşruiyete sahip hale getirilmelidir.
● Türkiye, ILO’nun 131 sayılı Asgari Ücret Tespit Sözleşmesi’ni derhal onaylamalıdır. İşçilerin ve ailelerinin ihtiyaçlarını, hayat pahalılığını ve ekonomik koşulları dikkate alan uluslararası standartlara uygun bir sistem kurulmalıdır.
● Toplu sözleşme ve sendikal örgütlenme kapsamı genişletilmelidir. Asgari ücret rejiminin panzehiri örgütlü emektir. Güçlü toplu pazarlık olmadan ücret adaleti sağlanamaz.
● Bölüşüm politikaları emekçilerden yana yeniden kurulmalıdır. “Kaynak yok” söylemi gerçek değildir. Sorun kaynak eksikliği değil, bölüşüm tercihidir. Emeğin payını büyüten adil bir bölüşüm politikası hayata geçirilmelidir.
Asgari ücretli olsun ya da olmasın, bu ülkede yaşayan herkes bu ücret rejiminden doğrudan ya da dolaylı şekilde etkilenmektedir. Çünkü asgari ücret bugün bütün ücret düzenini etkileyen bir eşiktir. Bu nedenle çağrımız yalnızca asgari ücretlilere değil, tüm emekçilere, gençlere, kadınlara, güvencesiz çalışanlara ve insanca yaşamı savunan herkese yöneliktir.
9 Nisan 2026’da Meclis’te yapacağımız görüşmelerde bu hedeflerin takipçisi olacağız. Emeğin payını küçülten bu düzene karşı, daha adil bir bölüşüm ve daha demokratik bir ücret rejimi için mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
Asgari Ücret İnisiyatifi
İmzacı Kurumlar : Asgari Ücretle Çalışanlar Derneği, Birleşik Siyaset, Çaycuma Çevre Gönüllüleri Platformu, Dayanışma Datça, Datça Demokrasi Platformu, Datça Sağlık Meclisi, DEM Parti Emek Komisyonu, Devrimci Parti, Doğu Güneydoğu Dernekler Platformu, Emek Partisi, Emekçi Hareket Partisi, Emekli Meclisleri Sendikası, Enternasyonal Dayanışma, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Jineps Gazetesi, Muğla Su İnisiyatifi, Samsun Emek ve Demokrasi Güçleri, Sinop Kent Konseyi Ekoloji Meclisi, Sinop Nükleer Karşıtı Platform Derneği, Sosyalist Dayanışma Platformu, Sosyalist Emekçiler Partisi, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi, Türkiye İşçi Partisi, TÜKODER – Tüketiciyi Koruma Derneği, Toplumsal Özgürlük Partisi, Yeşil Sol Parti, 2021 Tüm Emekli Sen”
