JİTEM’cileri aklayan Yargıtay kararına itiraz

Dargeçit JİTEM davasının 30 yıllık ‘zaman aşımı’ süresinin dolduğu gerekçesiyle düşürülmesine karar veren Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi Başkan Vekili ile üyeleri hakkında ‘görevi kötüye kullanma’ gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu.

Mardin’in Dargeçit ilçesinde, 29 Ekim 1995 ile 8 Mart 1996 arasında Davut Altınkaynak (12), Seyhan Doğan (14), Nedim Akyön (16), Mehmet Emin Aslan (19), Abdurrahman Olcay (20), Abdurrahman Coşkun (21), Hikmet Kaya (24) ve Süleyman Seyhan (57) ile uzman çavuş Bilal Batırır kaybedilmesine dair dava Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi tarafından 30 yıllık  ‘zaman aşımı’ süresinin dolduğu gerekçesiyle düşürüldü.

HSK’ya suç duyurusu yapıldı

Dosyada mağdur ailelerin avukatı Erdal Kuzu, kararı veren Yargıtay yetkilileri hakkında Hakimler Ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanlığına suç duyurusunda bulundu. Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığı ile suç duyurusunda bulunan Kuzu, kararda imzaları bulunan Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’nde görev yapan başkan vekili ve üyeleri hakkında “Görevi Kötüye Kullanma-TCK m.257” suçundan soruşturma açılmasını talep etti.

Yapılan tüm uyarılara rağmen dosyanın yaklaşık 2 yıl boyunca “kasten/ihmal ile bekletilerek zamanaşımına uğratıldığını” belirten Kuzu, başvuru dilekçesinde yaşanan süreci özetledi. Yargıtay’ın ilgili dairesinin zamanaşımının dolduğu 8 Mart gününden sadece 3 gün sonra 11 Mart tarihinde “zaman aşımı nedeniyle düşme” kararı verdiğine dikkati çekilen dilekçede, “Kararın bu hassas zamanlaması, sürecin basit bir ihmal değil; dairenin dosyaya hakim olduğunu ancak karar vermek için hukuki engelin (zaman aşımının) oluşmasını beklediğini, dolayısıyla bilinçli bir yargısal pasifizm ve failleri koruma kastı olduğunu kanıtlamaktadır” ifadelerini kullandı.

Adalete erişim engellendi

Yetkililerin “Davaları makul sürede bitirme” görevini yerine getirmeyerek mağdur ailelerin adalete erişimini engellediği ve faillerin cezasız kalmasına yol açarak ağır bir mağduriyet yaratığının altının çizildiği dilekçede şu ifadelere yer verildi:

“‘Davaların mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir’ hükmü açıkça çiğnenmiştir. Yaşam Hakkının Usuli İhlaline ilişkin emsal kararlar uyarınca, etkili bir ceza soruşturmasının zamanaşımıyla sonuçlanması devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünün ihlalidir. Bu dosyanın zamanaşımı zırhıyla kapatılması, toplumsal adaleti ve hukuk devletine olan güveni kökünden sarsmıştır. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi Başkan ve üyeleri hakkında 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 46. maddesi uyarınca gerekli soruşturma prosedürünün işletilmesi için HSK’nin ilgili dairesince inceleme başlatılması zorunludur. Dosyanın dairede hangi tarihlerde, hangi tetkik hakiminde beklediği ve üyelerin müzakere takvimi incelendiğinde, zamanaşımına bilerek sebebiyet verildiği görülecektir.”

Talepler

Dilekçede şu talepler yer aldı:

Şikayet edilen Yargıtay 1. Ceza Dairesi üyeleri hakkında ‘Görevi Kötüye Kullanma’ ve ‘Görevi İhmal’ suçları ile disiplin hükümleri yönünden soruşturma açılmasını,

Dosyanın zamanaşımıyla düşürülmesine neden olan ihmali/kasıtlı süreçlerin tespit edilerek cezalandırılmalarını,

Gereğinin yapılması amacıyla dosyanın yetkili Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’na tevdii edilmesi saygıyla arz ederim.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…