17 Mayıs
Bedeni yakılan Afgan işçinin eşi Qamer Nourtani: Saçlarım beyazladı, döküldü; baş etmeye çalışıyoruz – Ercüment Akdeniz’in röportajı
Üç çocuk babası Afganistanlı işçi Vezir Mohammed Nourtani’nin yakılmış bedeni 10 Kasım 2023’te Zonguldak Kıraat Mahallesi’nde ormanlık bir alanda bulundu.
Afgan göçmen kaçak maden ocağında çalışıyordu. Nourtani, iş cinayetlerinde bedeni kül edilmek istenen göçmen işçilerin simgesi haline geldi.
Peki, Vezir Mohamed Nourtani nasıl bir insandı? Eşi ve çocukları aradan geçen üç yıl boyunca neler yaşadı? Qamer Gül Nourtani sorularımızı yanıtladı.
Artık çok daha zorlu bir hayata tutunmaya çalışan Qamer Nourtani, “Saçlarım beyazladı, dökülmeye başladı, daha da yaşlandım. Baş ağrılarım oluyor. Çocuklar ümitsiz. Onlarda ümitsizliği görüyorum. Hepimiz baş etmeye çalışıyoruz” diyor.
17 Mayıs
UNHCR: LGBTIQ+ mültecilerinin korunması ile ilgili açıklama yaptı
Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobiye Mücadele Günü’nde, BM Mülteci Ajansı UNHCR, zulüm, şiddet ve ayrımcılıktan kaçmak zorunda kalan LGBTIQ+ bireylerle dayanışma içinde duruyor.
Hayatına veya özgürlüğüne yönelik tehditlerden kaçan herkesin sığınma ve korunma hakkı vardır. Bu ilkeye uymak, herkesin, özellikle LGBTIQ+ bireylerin güvenliği ve onurunu sağlamak için hayati öneme sahiptir.
Sığınma hakkı sadece güvenlikle ilgili değildir – koruma, onur ve yeniden inşa etme şansı anlamına gelir. Bu hakkı ayrımcılık yapmadan, LGBTIQ+ bireyler için de dahil olmak üzere, korursak, hayat kurtarır ve daha güçlü, daha istikrarlı toplumlar inşa etmeye yardımcı oluruz.
Güvenlik aramak için uluslararası sınırı geçtikten sonra bile, birçok LGBTIQ+ mülteci şiddet, damgalama ve konut, sağlık hizmetleri, eğitim ve geçim kaynakları gibi hizmetlerde engellerle karşı karşıya kalmaktadır.
UNHCR, LGBTIQ+ mültecilerini korumak için çalışan topluluk temelli kuruluşlar için de dahil olmak üzere azalan finansman seviyesinden endişe duyuyor. Bu zor senaryoda, UNHCR hükümetler, ortaklar ve topluluklarla çalışmaya devam ediyor; kaçmaya zorlanan tüm insanların korunmasını, saygı görmesini ve onurla ve ayrımcılık yapılmadan muamele görmesini sağlamaktadır.
13 Mayıs
Sudan’ın Mavi Nil Eyaleti’nde çatışmalar binlerce kişiyi yerinden etmek zorunda bıraktı
Sudan ordusu ile paramiliter Hızlı Destek Güçleri arasındaki çatışmalar, Mavi Nil Eyaleti’nde binlerce kişinin yerinden edilmesine yol açtı; sadece Nisan ile Ocak arasında 28.000’den fazla kişi evlerinden kaçmak zorunda kaldı.
10 Mayıs
İsrail, Lübnan ‘ateşkesi’ sırasında günde ortalama 4 çocuğu öldürüyor, yaralıyor
Küresel yardım kuruluşu Save the Children’a göre, geçen ay yürürlüğe giren “ateşkes”in ilk 25 gününde İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları, günde ortalama dörtten fazla çocuğu öldürdü veya yaraladı.
Salı günü yayımlanan raporda, Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan alınan rakamlara atıfta bulunarak, Hizbullah ile İsrail arasındaki geçici ateşkesin 16 Nisan’da yürürlüğe girmesinden bu yana en az 22 çocuğun öldüğünü ve 89’unun yaralandığını belirtti.
Bu, 2 Mart’ta Lübnan’da çatışmaların yeniden tırmanmasından bu yana İsrail saldırılarında ölen çocuk sayısını neredeyse 200’e çıkardı ve yaklaşık 2.900 kişi hayatını kaybetti.
“Sadece savaşın bitmesini istiyorum ki köyüme dönüp kendi yatağımda uyuyabileyim. Okulu gerçekten özlüyorum. Öğretmenlerimi görmek, arkadaşlarımla olmak, tekrar çalışmak ve oynamak istiyorum,” diye raporda, güney Lübnan’dan yerinden edildikten sonra toplu bir barınakta bulunan 10 yaşındaki Tala çocuğun söylediğini aktarıyor.
12 Mayıs
Haiti’nin başkentinde çete şiddeti tırmanırken yüzlerce kişi yerinden edildi
Port-au-Prince’de rakip çeteler arasında yeniden yaşanan çatışmalar yüzlerce kişinin evlerinden kaçmasına neden oldu ve bazı aileler sokaklara çekildi. Çete şiddeti Haiti genelinde 1,4 milyondan fazla kişiyi yerinden etmiştir. Eski cumhurbaşkanı 2021’de evinde suikasta uğradıktan sonra, çeteler başkentin yaklaşık %90’ını kontrol ediyor.
13 Mayıs
Savaşlar arttıkça iç göçler rekor kırıyor
İç Göç İzleme Merkezi (IDMC) ve Norveç Mülteci Konseyi’nin (NRC) son raporuna göre, dünya genelinde 82 milyondan fazla insan kendi ülkesi içinde sürgün hayatı yaşıyor. Çatışma kaynaklı göçler, tarihte ilk kez doğal afetleri geride bıraktı.
Küresel krizler, savaşlar ve iklim felaketleri, insanlığı tarihin en büyük yerinden edilme dalgasıyla karşı karşıya bıraktı.
IDMC ve NRC tarafından yayımlanan 2025 yılı raporu, dünya genelinde tam 82,2 milyon kişinin kendi ülkeleri sınırları içerisinde yerinden edildiğini ortaya koydu.
Çatışmalar şiddetlendi: % 60 artış
Rapora göre 2025 yılı, çatışmaların siviller üzerindeki etkisinin en ağır olduğu yıl oldu.
Yıl boyunca kaydedilen 65,8 milyon yeni iç göç hareketinin 32,3 milyonu savaş ve şiddet olayları nedeniyle gerçekleşti.
Bu veriler, çatışma kaynaklı göçlerin 2024 yılına oranla yüzde 60 gibi korkunç bir artış gösterdiğini kanıtlıyor.
Doğal afetler (fırtına, sel, deprem) ise yıl boyunca 29,9 milyon insanı evinden etti.
İran ve Kongo
Çatışma kaynaklı yeni göçlerin yaklaşık üçte ikisi yalnızca İran ve Kongo’da yoğunlaştı:
İran’da yaklaşık 10 milyon kişi yerinden edildi .
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde ise yaklaşık 10 milyon kişi yerinden edildi.
Dünya genelinde toplamda en fazla iç göçmen barındıran ülkeler listesinde Sudan üst üste üçüncü kez zirvede yer alırken; onu Kolombiya, Suriye, Yemen ve Afganistan takip etti.
‘Küresel bir çöküşün eşiğindeyiz’
NRC Direktörü Jan Egeland, rapor verilerini değerlendirirken uyarılarda bulundu:
“Yaşananlar, çatışmaların önlenmesi ve sivillerin korunması konusunda küresel bir sistem çöküşüdür.”
IDMC Direktörü Tracy Lucas ise rakamların “alarm verici” olduğunu belirterek, uluslararası toplumun bu insani krizi artık görmezden gelemeyeceğini vurguladı.
İklim krizi ve ‘görünmez’ kalan milyonlar
İklim değişikliği de göç dalgalarının ana motorlarından biri olmaya devam ediyor. Özellikle orman yangınları nedeniyle 2025 yılında 700 bin kişi evini terk etti. Uzmanlar, afet kaynaklı göçlerdeki yüzde 35’lik nispi düşüşün yanıltıcı olmaması gerektiğini, rakamların hâlâ son on yıl ortalamasının üzerinde olduğunu belirtti.
Yardım bütçelerinde kesinti krizi derinleştiriyor
Raporun en karamsar bölümlerinden birini ise insani yardım fonlarındaki daralma oluşturdu. Başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerin insani yardım bütçelerini kesmesi, sınır dışına çıkmayan ancak kendi ülkesinde her şeyini kaybeden milyonlarca “iç göçmeni” daha görünmez ve savunmasız hale getiriyor.
Öne çıkan verilerle 2025 iç göç tablosu
İç göçmen sayısı: 82,2 milyon
Yeni göç hareketleri: 65,8 milyon
Savaş kaynaklı yeni göç: 32,3 milyon
Afet kaynaklı yeni göç: 29,9 milyon
