İnşaat Mühendisleri Odası’ndan Kartalkaya raporu

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Ankara Şubesi Kartalkaya’da 78 kişinin hayatını kaybettiği yangınla ilgili hazırladığı raporda “Bu olay yalnızca bir binanın yanmasından ibaret değildir. İhmaller zincirinin ve denetimsizliğin bedelini canıyla ödeyen insanların trajedisidir” dedi.

Olayın sebeplerini, binanın yapısal ve sistemsel eksikliklerini inceleyen rapora göre otel, yangın güvenliği konusunda yeterli denetimden geçmedi. Yangın merdiveninden alarm sistemine, yağmurlamadan yangın dolaplarının su bağlantılarında kadar otelde birçok eksik vardı.

İMO Ankara Şubesi raporda eksiklikleri şöyle sıraladı:

  • Yangın algılama sisteminin mevzuata uygun olmaması ve devreye girmemesi
  • Duman dedektörlerinin çalışmaması
  • Acil durum butonlarının çalışmaması
  • Acil durum aydınlatma sisteminin yetersiz, aydınlatma araçlarının bataryalarının boş olması
  • Yönlendirme işaretlerinin yetersiz olması
  • Yangın dolaplarındaki su bağlantılarının yetersiz olması

Üç merdivenden biri yangın için ayrıldı

Rapora göre binanın tamamı ve çatı ahşap malzemeyle yapıldı. Ortak alanların iç kaplamalarında dekorasyon amaçlı ahşap kullanıldı. Yapının yapısal ve iç mekân özellikleri, yangın güvenliği açısından riski artırdı.

Otelde toplamda beş asansör, üç de merdiven vardı. Merdivenlerden biri yangın kaçışı için ayrılmıştı. Ancak onun üzerinde de mevzuata aykırı olarak elektrik şaftı, pano ve baz istasyonu gibi unsurlar konulmuştu. Raporda bu durum için İMO “Bu unsurlar eriyerek merdiveni kullanılmaz hale getirmiştir” dedi.

Otelde yağmurlama sistemi de yoktu. İMO “Mevzuat gereği zorunlu olmasına rağmen bina genelinde bulunmadığını” hatırlattı. Ayrıca yangın dolaplarına su sağlayan sistemde gerekli pompaların eksik olduğunu tespit etti.

Yangına dirençli malzeme kullanılmamış

Rapora göre yangın otelin dördüncü katındaki restoranda başladı. İlk müdahale geç yapıldığı için hızla üst katlara yayıldı. Merdiven boşluklarının baca vazifesi görmesi, duman ve alevlerin hızlı bir şekilde üst katlara yayılmasına neden oldu.

Zeminde ve merdiven kaplamalarında kullanılan halılar ile ortak alan duvarlarında kullanılan ahşap detaylar yanmaya karşı dirençli olmadığı için yangının kontrol altına alınmasını zorlaştırdı.

İMO ayrıca yangın kapılarının panik barlı, kendiliğinden kapanan, 90 dakikaya kadar yangına dayanıklı ve basınçlandırılmış (dumansız) olması gerekirken ahşap çerçeveli ve normal kollu olduğunu tespit etti.

“Denetim yetkisi bakanlıkta”

İMO yöneticileri ardından “Denetim sistemi eksikliklerini” ele aldı. Raporda yetki tartışmasına da değinildi. Otelin 15 Aralık 2024’te Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından denetlendiğini ancak Bakanlığın denetiminde yangın güvenliği ile ilgili herhangi bir kusur bulmadığını kaydetti.

Otelin bulunduğu bölgenin belediyenin sorumluluk alanı dışında kaldığını “Yönetmelik gereği belediye sınırları dışındaki iş yerleri, başvuru yapmaları halinde belediye itfaiyesinden rapor alabilmektedir. İşletme bu açıdan değerlendirildiğinde turizm alanında yer almaktadır ve denetim yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na aittir” ifadeleriyle anlattı.

Ancak Bolu Belediyesi’ni de eleştirdi. “Belediye kendi sorumluluğu olmasa dahi bulduğu eksiklikleri bildiremez miydi?” diye sordu.

“Bu olay yalnızca bir binanın yanmasından ibaret değildir. İhmaller zincirinin ve denetimsizliğin bedelini canıyla ödeyen insanların trajedisidir” dedi.

“İnsan hayatının rant ilişkilerine terk edilmediği mekanizmalar…”

İMO Ankara Şubesi yangınla ilgili raporunun “Sonuç ve Değerlendirme” kısmında ise şunları söyledi:

Olay değerlendirildiğinde birçok hatanın ardı ardına sıralandığı görülmektedir. Basitçe yapılacak periyodik kontrollerden yangın konusunda personel eğitimine, yapısal eksikliklerin giderilmesinden mevzuat denetimlerine kadar ilgili alanların birinde bile gereklilikler tam anlamıyla yerine getirilseydi, bu vahim tablo ile karşı karşıya kalmayabilirdik.

İşin gerçek sebeplerinden o kadar kopmuş durumdayız ki bu kadar büyük hatalar zincirinin içerisinde restoranda kullanılan masa sandalyeyi, yapıda kullanılan kaplamaları, değişik derecelerde yanıcılıkları bulunan ve yanıcılıkları çeşitli yöntemlerle önlenebilen malzemeleri önümüze hedef tahtası olarak koyduk. Bilinsin isteriz ki yanmaya dirençli elektrik kabloları, yanmaya dirençli halılar ve ahşabı yangına karşı koruyan malzemeler rahatlıkla bulunabilmekte ve kullanılabilmektedir.

İçinde bulunulan durum; bunca ihmal, eksiklik ve denetimsizlik içerisinde sorumluluğu başka yerlerde aramak çaresizliğimizin başka bir göstergesi olsa gerek. Faciaya dönüşen yangının çıkış nedeni ne olursa olsun yangının gerçekleştiği tesiste yangın güvenlik önlemlerinin yeterince alınmadığı ve bu konuda yetkili kuruluşların gerekli rutin denetimleri yapmadığı apaçık ortadadır.

İnsan hayatının rant ilişkilerine terk edilmediği kamucu ve bağımsız denetim mekanizmaları oluşturulması; yetkin mühendis ve mimarların hem yapım hem de denetim sistemlerinde söz sahibi olması bu sorunların çözümünde anahtar niteliğindedir.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…