Trump dostlarını yakınında tutmak için gümrük vergilerini kullanıyor

Gümrük vergilerinin bir amacı da büyük zenginlerin sessizliklerini korumalarını sağlamaktır.

Donald Trump Kasım ayında yeniden seçildiğinde borsalar -özellikle de Amerika Birleşik Devletleri’nde- yükselişe geçti.

Ancak Çarşamba günü “kurtuluş günü” olarak adlandırdığı günün öncesinde serbest düşüşe geçtiler. Trump, ABD’ye “adaletsiz” davranan ülkelerden yapılan ithalata gümrük vergisi koyma sözü verdi.

Gümrük vergileri ithalat üzerinden alınan vergilerdir. Bu vergilerin uluslararası ticareti sekteye uğratacağı ve enflasyonu arttıracağına dair yaygın bir korku var.

Ancak Trump uluslararası ticaretin bozulmasını hararetle istiyor. Financial Times köşe yazarı Rana Foroohar’ın da belirttiği gibi, “Trump’ı motive eden şey -zenginliğin yanı sıra- güç ve kuvvet gösterisi yapabilmek.”

Zenginlik devlet gücünün kaynağıdır, dolayısıyla tablo biraz daha karmaşıktır. Trump’ın gümrük vergileri için bulduğum en tutarlı gerekçe, şu anda Trump’ın Ekonomik Danışmanlar Konseyi’nin başkanı olan ekonomist Stephen Miran’ın uzun bir makalesinden geliyor.

Miran, doların ana rezerv para birimi olması nedeniyle ABD ekonomisinin rekabet gücü açısından dezavantajlı olduğunu savunuyor. Bu da dünyanın dört bir yanından kapitalistlerin güvenli ve güvenilir bir kaynak olduğu için ABD Hazine tahvillerine yatırım yaptığı anlamına geliyor.

Böylece dolar diğer para birimlerine göre güçlü kalmaktadır. Sonuçta ABD’deki imalat sanayi Çin ve Avrupa’ya kıyasla küçülmüştür.

Joe Biden gibi Trump da ABD’de imalatı yeniden tesis etmek istiyor. Bunu yapmanın bir yolu, ABD ihracatını uluslararası alanda daha ucuz hâle getirmek için doları diğer para birimleri karşısında zayıflatmak olacaktır. Hatta Miran Washington’un diğer önde gelen kapitalist devletleri doların değerinin düşürülmesine yardım etmeleri için zorlayacağı bir “Mar-a-Lago Anlaşması” planı bile yapıyor.

Ancak Trump güçlü doları seviyor. Zira bu, ABD’yi küresel finans sisteminin merkezinde tutmaya yardımcı oluyor. Miran geçtiğimiz günlerde Bloomberg web sitesine verdiği demeçte doları zayıflatmanın Trump yönetimi için bir öncelik olmadığını söyledi.

O hâlde alternatif, gümrük vergileri uygulayarak ithalatı daha pahalı hâle getirmek. Bunun enflasyonu artırıp artırmayacağı ise ucu açık bir soru. Miran, Trump 2018’de Çin’e ilk kez gümrük vergisi uyguladığında Çin para birimi renminbinin dolar karşısında değer kaybettiğine dikkat çekiyor.

Bu da Çin’den ithal edilen malları daha ucuz hâle getirerek ve Çinli işçilerin satın alma gücünü azaltarak yüksek gümrük vergilerinin ABD’li tüketiciler üzerindeki etkisini dengelemektedir. Eğer bu mantık doğruysa -ki bu birçok başka eğer’e bağlı- Trump’ın gümrük vergileri ABD’nin vergi gelirlerini dünyanın geri kalanı pahasına arttıracaktır.

Daha fazla para toplamak yönetim için çok önemli. Trump kazandığında piyasaların yükselmesinin bir nedeni de ilk başkanlık döneminde zenginler için başlattığı vergi indirimini devam ettirme sözü vermesiydi.

Vergi indiriminin süresi önümüzdeki yıl doluyor. Bunu uzatmak on yılda 3 trilyon sterline mal olacak. Ancak -kısmen güçlü dolar ABD’nin borçlanmasını kolaylaştırdığı için- devlet borçları devasa boyutlarda. Federal bütçe açığının (ABD hükümetinin harcadıkları ile vergi olarak aldıkları arasındaki fark) 2025 yılında yaklaşık 1,5 trilyon sterlin, yani milli gelirin yüzde 6,2’si olacağı tahmin ediliyor.

Vergi kesintisini ödemek için borçlanmak, zaten yükselmekte olan faiz oranlarını artıracaktır. Elon Musk’ın devlet harcamalarında yaptığı kesintiler, açığı azaltmak için umutsuz bir çaba. Trump’ın ekibi, defterleri daha dengeli hâle getirmek için gümrük vergilerinden elde edilecek gelirlere güveniyor.

Dolayısıyla gümrük vergileri kısmen, yönetimin otoriter ve ırkçı saldırısı karşısında büyük zenginlerin sessizliklerini korumalarını sağlamaktır.  Aynı zamanda ABD emperyalizmini rakiplerine karşı güçlendirmeyi de amaçlıyor. Miran gümrük vergileri ile jeopolitiği birbirine bağlamak istiyor.

Şöyle diyor: “Dostlar güvenlik ve ekonomi şemsiyesinin altındadır ama çok daha fazla karşılıklı sorumluluk var. Bu sorumluluk paylaşımının büyüklüğüne bağlı olarak dostlar daha elverişli ticaret ya da para birimi avantajı elde edebilirler.

“Güvenlik şemsiyesinin dışında kalanlar da kendilerini uluslararası ticaret ve ABD tüketicisine kolay erişim için dostane düzenlemelerin dışında bulabilirler.”

Bu, savunma harcamalarını arttırmak isteyen uyumlu müttefiklere yer açan bir Amerika Kalesi senaryosudur. Peki bu bana kimi hatırlatıyor dersiniz?

Alex Callinicos

(Socialist Worker’dan Bahan Gönce çevirdi)

Yazar

You May Also Like