Asgari ücret eridi, 22 bin liralık asgari ücret gıda masraflarını bile karşılamıyor. Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) açlık sınırını 23 bin lira, yoksulluk sınırını ise 80 bin lira olarak açıkladı. Tek başına yaşayan bir kişinin yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan asgari harcama ise 37 bin liraya ulaştı.
Şimşek’e göre ekonomi çok iyi gidiyor, ama bu söylemin halkta karşılığı yok, gerçek olan geçim sıkıntısı
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in geçtiğimiz günlerde kullandığı, “Enflasyon düşüyor düşmeye de devam edecek” sözlerine, vatandaşlar tepki gösterdi.
Vatandaşlar fiyatların çok pahalı olduğunu, her geçen günün bir önceki günden daha kötü olduğunu biliyor. Ekmeği 15 liraya, kabağın kilosunu 50 liraya, peynirin kilosunu 300 liraya alan vatandaşlar, “enflasyon düştü” lafına isyan ediyorlar.
Gerçek enflasyon rakamları bastırılarak yoksulluk gizlenmeye çalışılıyor. TÜİK’e göre yıllık enflasyon yüzde 39, buna karşın bağımsız ekonomistler grubu ENAG’a göre yüzde 80. TÜİK verileriyle göz boyanırken, Türkiye gıda enflasyonunda OECD ülkeleri arasında birinciliği kimseye bırakmıyor. Bu durumdan en fazla etkilenen kesim ise işçiler, emekçiler ve emekliler.
Emeklilerin hâli perişan
2023 yılından beri, memur maaşlarına yapılan zamlar aylıklara yansımıyor, ek ödeme şeklinde yapılıyor. Bu da emeklilerin maaşlarının azalmasına yol açıyor.
Bugün memur maaşlarının 16 bin lirası seyyanen ödeniyor, memur aylığına yansıtılmıyor. En düşük memur maaşı 43 bin 700 lira iken, gerçekte memur aylığı 27 bin 700 lira.
Bu nedenle de en düşük emekli memur aylığı 19 bin 700 lirada kalmış durumda. 16 bin liralık seyyanen zam aylığa yansıtılmış olsaydı, en düşük memur emeklisi aylığı 31 bin lira olacaktı. En düşük işçi-Bağ-Kur emeklisi aylığı da 28 bin lira olacaktı. Seyyanen zam uygulaması ile hükümet, son iki yılda memur, işçi ve bağkur emeklilerinin her birinin cebinden en az 250 bin lira çaldı.
Memur aylıklarının bu şekilde sınırlandırılması, memur aylığı baz alınarak hesaplanan kıdem tazminatı tavanını da düşürüyor. 74 bin lira olması gereken kıdem tazminatı tavanı bugün 47 bin lira. 25 yıllık kıdemi olan bir işçinin, kıdem tazminatındaki kaybı 675 bin lira.
İnsanlar elektrik faturalarını ödeyemez hâle geldi ama sermayeye teşvikler devam ediyor
2024 yılında borcunu ödeyemeyen 148 bin abonenin elektriği, 207 bin abonenin doğalgazı kesildi.
AKP iktidarı, şimdi elektriğe yaptığı yüzde 25’lik zamla zaten faturalarını ödemekte zorlanan vatandaşı tam karanlıkta bırakacak.
Öte yandan iktidardan aldığı kamu ihaleleriyle ihya olan Kalyon Güneş Teknolojileri şirketine 1,1 milyar TL vergi avantajı sağlandı. ATV-Sabah Grubunun da sahibi olan Kalyon Holdinge ait şirket yatırımlarında dev vergi ve maliyet avantajları elde etti.
1 Mayıs’ın ortak ve kitlesel kutlanması işçi sınıfının gücünü gösterir
Bugün bütün işçiler düşük ücret, sendika ve toplu iş sözleşmesi haklarının engellenmesi, yoksulluk gibi sorunlarla karşı karşıya. Yüksek enflasyon karşısında geçim sıkıntıları arttı, sendikalaşan işçiler her türlü saldırıyla karşı karşıya.
TİS masalarında Erdoğan-Şimşek programının hedefleri doğrultusunda düşük zamlar dayatılmaya devam ediliyor.
Sorunlarımız da taleplerimiz de ortak. İş yerlerinden alanlara kadar her yerde 1 Mayıs’ı ortak kutlamalıyız, itirazlarımızı güçlü şekilde haykırmalıyız.
Türk-İş, Hak-İş, DİSK, KESK, Birleşik Kamu-iş ve diğer tüm sendikalar, 1 Mayıs’ın bütün illerde ortak kutlanması için çaba göstermelidir. Özellikle İstanbul’da birleşik kitlesel 1 Mayıs, işçi sınıfının gücünü gösterecektir.
Faruk Sevim