Yakın zamanda toplamda yaklaşık bir milyona yakın üyesi bulunan, çeşitli iş kollarındaki birçok sendika sözleşmesini tamamladı.
Gerçek enflasyonun gizlendiği ve ağır ekonomik krizin olduğu bu dönemde, işçiler aldıkları zamlarla bir nebze de olsa nefes alabildi.
Gerek ücret ve gerekse sosyal haklar ve idari maddelerde, yıllardır esnetilemeyen bazı maddelerde çeşitli haklar elde edildi.
En son cunta darbelerinden günümüze kadar alınamayan bazı maddelerde kazanımlar elde edildi.
Bunlardan bazıları:
– Bayram çalışmalarında yüzde 100 olan mesailer yüzde yüz yirmi beşe çıkarıldı. 44 yıldır aynı kalan bir maddeydi.
– 2 günlük sünnet izni alındı,
– Engelli gününde engelli işçilerin izinli sayılması, anaokulu öğrencilerine eğitim parası ödenmesi, Kıdem yılı zammının yaygınlaşması, erzak yardımı sayısının arttırılması sağlandı.
– Aile yardımları ve promosyon gibi birçok haklar elde edildi.
İşveren kesiminin bu esnekliğinin arkasında, toplu sözleşmelerin seçim dönemi öncesine denk gelmesi olduğu aşikâr. Hükümetin günümüz koşullarında kitlesel grevleri göze alamaması, işçi sınıfının sokağa inmesiyle domino etkisinden korkması, sözleşmelerin masada eylemsiz ve grevsiz bitmesine neden olmuş olabilir.
Bu dönemi bazı sendikalar fırsata çevirirken bazılarının da günü kurtardığını görüyoruz. Kendi sendikamdan örnek verecek olursam… Kristal-İş sendikası üyelerinin tamamına yakını, bir İş Bankası kuruluşunda örgütlü olup, cam sektöründe tekel konumunda olan, birçok sektörde dünya liderliği bulunan bir şirkette çalışmaktadır. Sürekli devasa kârlar açıklayan, yurtdışı ve yurtiçi yatırımlarını arttıran bir şirkette örgütlü olmalarına rağmen sendika bu gücünü kullanamamıştır.
Yaklaşık üç yıldır enflasyonist dönemde olunmasına rağmen, sendikanın geçmiş dönemlerinde alınan yüksek zamlar, bu enflasyonist dönemde alınamamıştır. Sendika üyelerinin yarısından fazlasının ücreti, en son asgari ücret zammından sonra asgari ücretin altında kalmıştır. Aşağıda kalan ücretler yasa gereği asgari ücrete çekilmiştir. Önceki yıllarda 3-4 asgari ücret alan 15-20 yıllık işçiler, sözleşme dönemi ortasında asgari ücretin altında kalarak tarihte yaşamadıkları bir duruma düşmüşlerdir.
İşçiler, bu kayıplarını giderecek şekilde TİS taslaklarında zam taleplerinde bulunmuşlardır. 7 şubenin 3’ü mevcut saat ücretlerine 330 TL zam talep etmişlerdir. Fakat sendika genel merkezi taslak önerileri tekleştirirken bu rakamı 160 TL’ye düşürmüştür. Bütün şubelerin ortalaması 216 TL olmasına rağmen, toplu sözleşme sonrası alınan zam ise saat ücretlerine 110 TL’dir.
Sendika genel merkezi bunu başarı diye bütün şubelere yutturmuştur. Diğer sendikaların aldığı emsal teşkil eden haklar ise görmezden gelinmiştir. Taslakta dahi yer almamıştır. Bölgelerde davullu zurnalı kutlamalar yapılmış, “Ortadoğu ve Balkanların en iyi sözleşmesini yaptık” söylemi yerini “işkolunun en iyi sözleşmesini yaptık”a bırakmıştır. Cam işçisi eski günlerinin özlemini başka sözleşmelere ertelemiştir.
Arif Çinpolat
