İsrail ile ticaret kesildi, sırada Kürecik var

İktidar, kamuoyu baskısına daha fazla direnemedi, İsrail ile tüm ticaretin kesildiğini açıkladı. Bu, teşhir eden gazetecilerin, mücadele eden aktivistlerin başarısı. Aktivistler Kürecik radar üssünün de kapatılması gerektiğini belirtiyorlar.

İktidar seçimlerden önce “İsrail ile ticareti kes” diyenleri hainlikle suçluyordu. Seçimlerde aldığı yenilgi sonrası 9 Nisan’da İsrail’e satılan bazı ürünlere kısıtlama getirdi. Ama protestolar dinmedi. Her hafta sonu pek çok aktivist grup, iktidarı İsrail ile ticareti devam ettirdiği için protesto etmeye devam ettiler.

Direniş Çadırı üyeleri, 13 Nisan’da ve 28 Nisan’da Türkiye’nin 55 kentinde İsrail’le ticaretin kesilmesi ve Kürecik radarının kapatılması için eylem yaptı. 27 Nisan’da AKP Genel Merkezi önünde hükümetin İsrail ile ticari ilişkilerini protesto etti.

Filistin İçin Bin Genç Hareketi, İsrail’le ticari ilişkilerini sürdüren üye şirketleri bulunan Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’ni (MÜSİAD) İstanbul, Bakırköy’deki Genel Merkez binası önünde protesto etti.

Eğitim İlke-Sen, Sağlık İlke-Sen, TOKAD ve Özgür Yazarlar Birliği; 1 Mayıs’ta iktidarın İsrail’le ticaretini protesto eden sloganlar ve dövizlerle Edirnekapı’dan Fatih’e yürüdüler.

BDS Türkiye sosyal medyadan teşhirlerine devam etti.

AKP ise bu eylemleri yapanlara türlü türlü gerekçelerle karşı çıktı, AKP’li troller saldırdı, hakaret etti.

En büyük iddiaları şuydu: O ticaret İsrail’le değil. Filistin’le yapılıyor. Kayıtlarda İsrail limanından geçmiş gibi görünüyor. Biz Filistin’le ticaret yapıyoruz, Filistinli kardeşlerimize yardım etmeyelim mi? Sonradan ortaya çıktı ki TÜİK sitesinde ticaret verileri ayrı ayrı tutuluyormuş, Filistin’le yapılan ticaret, İsrail’le yapılan toplam ticaretin %8’i gibi bir miktar.

İsrail’le ticaret kesilsin eylemi yapılanlara iftiralar atıldı, babası Mavi Marmara’da öldürülmüş olan aktiviste “MOSSAD ajanı” dendi.

Filistin’i savunanların arkasında “emperyalizmin” olduğuna dair imalar yapıldı. NATO üyesi, Kürecik’e İncirlik’e dokunmayan AKP emperyalizmle işbirliği içinde değil, İsrail’le ticaret yapanlar değil, her nasılsa aktivistler emperyalizmin maşası ilan edildi.

“Ticaret kesilirse uluslararası camiadan ambargo yeriz, ekonomi iyice kötüleşir”, “AKP düşer CHP iktidara gelir”, “Filistin kaybeder, Gazze kaybeder” dendi. Hatta CHP yerel seçimleri kazanırsa İsrail’de havai fişekler atılır denildi. Ama CHP yerel seçimlerden birinci parti olarak çıkınca AKP ticareti durdurmak zorunda kaldı.

Sonunda daha fazla dayanamayan iktidar, dün (2 Mayıs) İsrail ile ticareti kestiğini açıkladı.

Erdoğan iktidarı bu noktaya kolay getirilmedi

Erdoğan iktidarı bu noktaya sürekli sokakta eylemcilerin bastırması ile gazetecilerin gerçekleri halka açıklaması ile geldi.

İsrail ile ticaretin devam ettiğini ilk olarak gazeteci Metin Cihan geçtiğimiz Aralık ayında açıklamıştı. İktidar çevrelerinin bu bilgiye tepkileri “ticaret uluslararası yasalara tabi, devam etmek zorundayız” şeklinde oldu.

Gazeteci Metin Cihan sonraki aylarda sürekli giden malların neler olduğunu açıkladı. İsrail ordusunun Türkiye’den giden ürünleri kullandığını ortaya çıkardı. Demir çelik ve kimyevi maddeler ihraç ürünlerinin başında geliyordu. Dahası, İsrail’le ihracatta muhafazakâr firmalar önde gidiyordu. Ama iktidar seçimlerden önce bu konuda sürekli inkâra başvurdu. İsrail ile ticaretin artarak devam ettiğini kabul etmeye yanaşmadı.

Hâlbuki seçimlerden önceki Şubat ve Mart aylarında yapılan ticaret, Ekim saldırısının başlamasından önceki düzeye ulaşmış durumdaydı.

Seçim yenilgisi ve İsrail’e ihracatı protesto eden başörtülü kadınlara ters kelepçe takılması, medyada “28 Şubat’ta bile böylesi olmamıştı” manşetleri iktidarı korkuttu. 9 Nisan’da İsrail’e ihracatta 54 kaleme kısıtlama getirildi. Ama gazeteci Metin Cihan bu kısıtlamanın da işlemediğini, gemilerin mal sevkiyatına devam ettiğini 16 Nisan’da açıkladı.

Bu sırada, hem seçimlerden önce, ama özellikle de seçimlerden sonra Nisan ayı boyunca Türkiye’nin dört bir yanında çeşitli gruplar tarafından “İsrail’le ticareti kes, Kürecik radar üssünü kapat” eylemleri yapılmaya devam etti.

Meydanlardaki protestoların artarak devam etmesi, nihayet iktidara dün “İsrail ile tüm ticareti durdurduk” açıklaması yaptırdı. Bunun ne kadar doğru olduğunu yakın zamanda öğreneceğiz. Örneğin İsrail’in petrol ihtiyacının yüzde 70’i Bakü- Ceyhan boru hattından iletilen Azerbaycan petrolü ile karşılanıyor. İktidar bu petrol ticaretini kesebilecek mi, göreceğiz.

Şimdi aktivistler, Kürecik radar üssünün kapatılması, hatta Kolombiya hükümetinin yaptığı gibi tüm diplomatik ilişkilerin kesilmesini talep ediyorlar. Ticareti durdurmayı başaran sokak hareketi bu talepleri de elde edebilir.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…