Gazze’de 7,5 aydır Filistinlileri soykırıma tabi tutan İsrail savaş kabinesinin başı Netanyahu için Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) başsavcısı Karim Ahmad Khan tutuklama talebinde bulundu. Aynı zamanda İsrail’in savunma bakanı ve Hamas’ın üç lideri için de tutuklama emri çıkartıldı.
Tarihi kararda, Netanyahu savaş suçu iddialarıyla ve insanlığa karşı suçlarla itham ediliyor. Siyonistler için yapılan suçlamalar arasında; insani yardım malzemelerinin geçişinin engellenmesi, bir savaş yöntemi olarak insani yardım malzemelerinin imha edilmesi, bir savaş yöntemi olarak açlığa neden olunması, çatışmalarda sivillerin kasıtlı olarak hedef alınması gibi maddeler yer alıyor.
Başsavcı; Hamas liderleri Sinvar, Haniye ve el Masri’ye yönelik suçlamaların “imha, cinayet, rehin alma, tecavüz ve gözaltında cinsel saldırı” içerdiğini söyledi.
UCM yargıçlarından oluşan bir heyet, başsavcının tutuklama emri için yaptığı başvuruyu değerlendirecek. Talebin kabul edilmesi durumunda, UCM’ye üye 124 devlet bu kişileri tutuklamakla yükümlü olacak. İsrail ve ABD bu devletler arasında değil. Yakalama emirleri söz konusu kişilerin seyahat etme kabiliyetlerini önemli ölçüde kısıtlayabiliyor.
Netanyahu “terörist” listesine eklendi
Netanyahu, bu taleple birlikte “teröristler” listesine girmiş oldu. Daha önce Rusya Devlet Başkanı Putin, eski Sudan Devlet Başkanı El Beşir ve eski Libya lideri Kaddafi için çıkartılan tutuklama kararlarıyla aynı sınıfa düştü.
ABD Başkanı Joe Biden her zaman olduğu gibi İsrail’den yana tavır aldı, kararı “çok çirkin” olarak niteledi. “İsrail’le Hamas eşit tutulamaz, İsrail’in güvenliğine karşı kendini savunma hakkının yanında duracağız” dedi. Cumhuriyetçilerden birçok isim de UCM’yi tehdit ediyor, tutuklama emrini talep eden savcının ABD’ye girememesini istiyorlar.
Hamas da kendisinin İsrail’le aynı değerlendirilmesine karşı çıktı, “Cellatla kurban aynı kefede olamaz” yorumunu yaptı ve İsrailli tüm sorumlular için tutuklama talep etti.
Tutuklama emri neden önemli?
UCM tarafından tutuklama emri çıkarılması, tarihte ilk kez Batı’nın bir müttefikinin mahkemeye çıkması anlamına gelecek. UCM daha önce Afrika ülkelerine çok fazla odaklandığı için eleştirilmişti.
Tutuklama emirlerinin talep edildiği açıklamasında Khan, kararında eşitlik ilkesinin önemli olduğunun altını çizerek “Bugün bir kez daha uluslararası hukukun ve silahlı çatışma yasalarının herkes için geçerli olduğunun altını çiziyoruz.” dedi.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) nedir?
Bağımsız olarak faaliyet gösteren UCM; insanlığa karşı işlenen suçlar, soykırım ve saldırı suçlarından sorumlu kişileri yargılamak üzere 2002 yılında kuruldu. UCM, ülkelerin kendi topraklarında işlenen suçları kovuşturamadıkları ya da kovuşturmak istemedikleri konuları gündemine alıyor.
UCM’nin kurulmasını sağlayan Roma Sözleşmesi 1998 yılında kabul edildi, 1 Temmuz 2002’de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi.
UCM’de devam eden 17 soruşturmada şu ana kadar 42 tutuklama kararı çıkartıldı ve 21 şüpheli gözaltına alındı. 10 şüpheli mahkûm edilirken dört kişi beraat etti.
UCM başka kimleri suçladı?
Mahkeme geçen yıl Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında, çocukların Ukrayna’dan Rusya’ya kaçırılmasından sorumlu olduğu gerekçesiyle yakalama emri çıkarmıştı. Buna karşılık Putin de Khan ve UCM yargıçları için tutuklama emri çıkarttı.
Mahkeme tarafından suçlanan diğer yüksek profilli liderler arasında, soykırımdan sorumlu olmakla suçlanan Sudan’ın devrik lideri Ömer El Beşir bulunuyor.
Eski Libya lideri Muammer Kaddafi de UCM’nin 2011 yılında hükümet karşıtı protestoların bastırılmasıyla bağlantılı suçlamalar nedeniyle hakkında tutuklama emri çıkarttığı diğer bir liderdi.
