Irkçı terör dalgası acilen durdurulmalı

Göçmenlere yönelik Kayseri’de başlayan faşist saldırılar başka illere de yayılıyor. Milyonlarca kişinin korku dolu atmosferden çıkması için saldırıları örgütleyenler yargılanmalı.

Kayseri’deki korkunç gecenin bilançosu gün aydınlanınca ortaya çıktı. Sosyal medyaya yansıyan birçok farklı görüntüde, Suriyelilerin evlerine, işyerlerine ve araçlarına yönelik tahribatın boyutu görüldü.

İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığına göre 67 kişi gözaltına alındı.

Kayseri’deki faşist saldırganlardan cesaret alanlar başka şehirlerde de göçmenlere yönelik nefret dalgası örgütlemeye çalışıyor. Reyhanlı, Antep, Nizip ve Adana’da ırkçı ve linççi güruhlar göçmenlere saldırmaya başladı.

Milyonlarca göçmenin korku içinde yaşamasının önüne geçilmeli, bu ırkçı terör bir an önce durdurulmalı, saldırıları örgütleyenler hakkında hukuki süreç başlatılmalıdır.

Cinsel istismar

Kayseri’deki saldırılar, bir göçmenin 6 yaşındaki bir başka göçmen çocuğu istismar ettiği iddiasıyla başladı.

Cinsiyetçiliğe, tacize ve çocuk istismarına karşı mücadele işçi sınıfının, solun en temel gündemlerinden birisidir. Faşistlerin ve ırkçıların ise böyle bir derdi yok. Nasıl ki bir Türkiye vatandaşı böylesi bir suç işlediğinde tüm topluma mal edilemiyorsa, Suriyeliler için de aynısı geçerli. Suriyeli göçmenler öldürülürken, tecavüze uğrarken hiç sesini çıkarmayan faşistler, göçmenlere saldırmak için fırsat kollayıp bahane arıyor. Özgecan Aslan’dan Şule Çet’e, Pınar Gültekin’den Emine Bulut’a, bugüne kadar kadın cinayetlerine, çocuklara tacize karşı kampanyaları örgütleyenler ırkçılar değil göçmenlerle dayanışan sosyalistler ve demokratlardır.

Dünyadaki aşırı sağcı akımlardan güç bulan faşistler, Türkiye’de birçok kez örneği görülmüş pogrom ve katliamların bir benzerini hayata geçirmek istiyor.

Tüm egemen sınıf partileri suçlu

Göçmenlerin hedef hâline getirildiği ortamı AKP-MHP hükümetinin politikaları, göçmenlerin güvencesiz ve statüsüz bir şekilde yaşamaya mecbur bırakılmaları hazırladı. CHP her seçim döneminde göçmenlerin geri gönderilmesini seçim vaadi olarak kullanıyor. Ortağı İyi Parti, Ümit Özdağ’ın başını çektiği Zafer Partisi göçmenlere yönelik ırkçılıkta yarışıyorlar. Yeniden Refah Partisi ve Saadet Partisi gibi güçler de zaman zaman “geçer akçe” olduğunu düşündükleri göçmen düşmanlığına sarılıyorlar.

Çözüm barış ve dayanışmada!

Irkçı saldırıları örgütleyenlerin yargılanmasının yanı sıra, Türkiye hükümeti, politikalarını, diktatörlerle değil bölge halklarıyla dost olacak şekilde değiştirmelidir, Türkiye’de yaşayan göçmenlerin statü ve temel haklarıyla ilgili sorunlarını çözmelidir.

Haziran ayında Dünya Mülteciler Günü vesilesiyle bir araya gelen çok sayıda kitle örgütü, siyasi parti ve kurum, göçmenlerle ilgili çözüm önerilerini açıklamış ve “Birlikte yaşayabiliriz, dünya hepimize yeter!” demişlerdi.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…