Enflasyon sınıf mücadelesidir

Enflasyon, paranın alım gücünün düşmesidir, bunun sonucu da fakirleşmedir. Herkesten tüketimdeki payı oranında kesilen bir vergidir. Toplandığı yer ise devletin ve kapitalistlerin cebidir. Kapitalistler için enflasyon, yükselen işçi ücretlerini aşağıya çekmenin ne kolay yoludur. Bunu da sık sık uygular.

Enflasyon ortamında yoksullar daha da yoksul hâle geliyor

TÜİK’in araştırma sonuçlarına göre, 2023 yılında Türkiye’de en yoksul yüzde 20, toplam harcamaların yüzde 7’sini yaptı. En zengin yüzde 20 ise yüzde 40’ını yaptı. Gıda harcamaları söz konusu olduğunda, en yoksul yüzde 20, toplam harcamanın yüzde 12’sini yaptı, en zengin yüzde 20 ise yüzde 29’unu gerçekleştirdi.

Toplam harcamalarda zenginler yoksulların 5-6 katı fazla harcıyorlar, gıda söz konusu olduğunda ise 2-3 katı fazla harcıyorlar.

Tüketimde durum bu. Gelir elde etmede ise eşitsizlik çok daha fazla.

En yoksul yüzde 20 toplam gelirin yüzde 6’sını, en zengin yüzde 20 ise yüzde 50’sini alıyor. Gelirdeki eşitsizlik 8-9 kat. Bütün bu oranların 2024 yılında yoksullar için biraz daha kötü olması bekleniyor.

Bu oranlar bize gösteriyor ki, enflasyon nedeniyle yoksulun cebinden alınan para, zenginlere oranla çok daha fazla, çünkü daha az gelir elde ediyorlar, ama zorunlu tüketim için zenginlere yakın harcama yapmak durumunda kalıyorlar.

Bu da gösteriyor ki, enflasyonist bir ortamda zengin her zaman daha zengin, yoksul her zaman daha yoksul olmaya devam ediyor.

AKP-MHP iktidarının enflasyoncu ekonomi politikası patronların kârlarına kâr katıyor, AKP-MHP iktidarı, enflasyonu düşürmeyerek her zaman zenginin yanında olduğunu gösteriyor.

Enflasyon konusunda iki ayrı sınıfın iki ayrı bakışı

Enflasyonla ilgili yoksulların ve zenginlerin iki farklı bakışı var. İşçi sınıfı ve emekçiler enflasyoncu politikanın devam edeceğini, enflasyonun düşmeyeceğini tahmin ediyor, zenginler ise enflasyonun biraz daha az olacağını öngörüyor.

Merkez Bankası’nın yaptırdığı araştırmalara göre, hanehalkı (yani geniş halk kesimleri, işçiler, yoksullar), enflasyonun önümüzdeki bir yılın sonunda yüzde 72 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyor, kapitalist kurumların temsilcileri ise enflasyonu yüzde 55 olarak öngörüyor.

Merkez Bankası’nın 1,5 yıl sonrası olan 2025 sonu için enflasyon tahmini ise yüzde 14.

Bir başka enflasyon beklenti araştırması da 19-22 Temmuz 2024 tarihleri arasında KONDA tarafından yapıldı. KONDA Araştırmasına göre yurttaşların yıllık enflasyon beklentisi yüzde 113.

Yüksek enflasyon ortamında işçi sınıfının daha mücadeleci olması gerekiyor

Hayat standartlarının sürekli düştüğü, geçim sıkıntısının arttığı bugünün koşullarında, işçilerin daha yüksek ücretler için mücadeleye atılması bir zorunluluk. Bu da patronların en büyük korkularından. Patronlar böyle bir dönem görmek istemiyor. Zira işçi ücretleri yükselirse, patronların kârları düşer. Ve egemen sınıf tekrar hizmetlerin ve malların fiyatlarını artırmaya çalışır. Bu döngünün kendisi sınıf mücadelesinin bir alanıdır.

Enflasyonu işçiler değil, kaotik bir ekonomik sistem olan kapitalizmde egemen olan sermaye sınıfının ihtiyaçları ve yönelimleri yaratır. Bizim görevimiz ise bunun bir sınıf mücadelesi olduğunu hatırlamak ve emekçilerin aşağıdan mücadeleleriyle kendi sınıfımız lehine kazanımlar elde edeceğimiz dinamikleri yaratmaktır.

Faruk Sevim

Yazar

You May Also Like

Kira krizi derinleşiyor

Ekonomik kriz, konut kiralarını fahiş seviyelere çıkarırken, birçok kiracı açısından mahkemeye taşınan kira davaları da sonuçlanmaya başladı. Tahliye…

Bir teşekkür yazısı

Aslında, AKP’ye teşekkür borçluyuz. Yanlış bir hesap yaptılar, masadaki kartları, yani ülkenin durumunu doğru okuyamadılar. CHP hakkındaki asırlık…