Dünyanın birçok yerinde sendikalar, teknoloji ve hizmet endüstrilerinde, emek örgütlenmesinin daha önce giremediği kurumlarda giderek daha çok varlık gösteriyor. Çünkü artık bu sektörlerde çalışanların sayısı; imalat, sanayi, maden, inşaat, enerji gibi geleneksel işkollarında çalışanlardan çok daha fazla.
Kuruluşundan bu yana sendikalar emek yoğun iş yerlerinde örgütlendiler.
Ancak, son yıllarda teknoloji, konaklama, sağlık, eğitim, kültür gibi sektörlerde çalışan işçi sayısında büyük artış oldu. Büyük çoğunluğu “beyaz yakalı” olarak tanımlanan bu işçiler genellikle sendikal örgütlenmelere uzak dururlardı. Sendikalar da bu masa başı, plaza işçilerini örgütlemede fazla istekli olmazlardı.
Ancak şimdilerde özellikle ABD’de bu işkollarında sendikalaşma eğilimi hızla yayıldı. Beyaz yakalı işçiler sendikalar oluşturmak için bir araya gelmeye başladılar.
Bugün birçok gelişmiş kapitalist ekonomide doktorlar, avukatlar, mühendisler, öğretmenler ve diğer ofis çalışanlarını temsil eden sendikalar var.
Beyaz yakalı işçilerin sendikaları giderek büyüyor.
İş piyasasının ve işgücünün dinamiği değişiyor
El emeği gerektiren işler giderek azalıyor. Robot kullanma oranları hızla yükseliyor, dolayısıyla emek gücü yoğun işlerde çalışan işçilerin sayısı hızla azalıyor.
Öte yandan dünyada gelir eşitsizliği artıyor, makas çok fazla açılmış durumda.
Örneğin Türkiye’de ilk kez bu yıl en yoksul yüzde 50’nin geliri, en zengin yüzde 5’in gelirinin altına düştü.
Zenginin toplumsal servetten aldığı pay ile yoksulun toplumsal servetten aldığı pay hiçbir koşulda beraber artıp azalmıyor. Yoksul yoksullaştıkça zengin zenginleşiyor. Hükümet ve patronlar daha da zengin olmak için ücretlerimizi düşürüyorlar.
Önceleri görece yüksek ücret alan beyaz yakalı işçiler, sayılarının artması ile birlikte daha düşük ücretlere gerilediler, iş güvenceleri daha da azaldı.
Artık beyaz yakalı işçilerin mavi yakalı işçilerle her zamankinden daha fazla ortak noktası var.
Durağan ücretler, uzun çalışma saatleri, iş- yaşam dengesinin olmaması, tükenmişlik, iş güvenliği, çalışma koşulları, beyaz ya da mavi yaka bütün işçilerin ortak sorunu oldu.
Beyaz yakalı çalışanlar sendikalara karşı daha bilinçli ve destekleyici
Geleneksel olmayan endüstrilerin sendikalı hale gelmesinin bir başka nedeni de genç beyaz yakalı işçilerin, sendikaların kendilerine nasıl yardımcı olabileceği konusunda daha bilinçli olmalarıdır.
Sendikalarla ilgilenen ve sendikaları destekleyen, sosyal açıdan daha bilinçli genç kuşaklar işgücüne katılıyor. Sendikalaşmaya son derece açık, yüksek eğitimli bu işçilerin sayısı hızla artıyor. Sendikaların geleceği artık bu genç işçilerin elinde.
Mühendislerin sendikası girişimi yola çıktı
Mühendislerin özlük haklarını savunmak için bir araya gelen “Mühendislerin Sendikası (Mühendissen) Girişimi”, ilk etkinliğini 11 Aralık’ta gerçekleştirdi. Toplantıda özellikle mühendislerin işçi sınıfı içindeki konumu, sendikal örgütlenme modelleri ve sınıf mücadelesinin önemi gibi konular tartışıldı.
Mühendissen’in amacı; mühendislerin meslek onurunu korumak ve çalışma koşullarını iyileştirmek olarak tanımlandı.
Toplantının açılış konuşmasında, “Bugün bir araya gelmemiz, teknik elemanların artık kendi hakları için mücadele etmeleri gerektiğini gösteriyor. ‘Birlikte yürüyoruz’ sloganıyla çıktığımız bu yolda, yüzbinlerce mühendis için umut ışığı olmayı hedefliyoruz. Altı ay içinde girişimin temel yapısını oluşturup somut adımlar atacağız” denildi.
Bir “beyaz yakalılar” sendikası olan Mühendissen’e başarılar dileriz.
Faruk Sevim