Trump ve avanesinin nizamat denemeleri – Bölüm 1 AfD

Trump’ın iktidara yeniden gelişinin salt ABD ile sınırlı kalmayacak bir etkisinin olacağı muhakkaktı. Özellikle de sağcı, lider sultasındaki ırkçı, göçmen karşıtı yönelimlerin tüm dünyada ivmesini arttıracağı düşünülüyordu. Ancak gelişinin üzerinden bir ay geçmişti ki Almanya’da hükümet düştü. Doğrusal bir illiyet direkt kurulamasa da yenilenecek seçimlerde AfD’ye Musk tarafından verilen güçlü destek, Trump’ın gelişi ile Almanya’da seçim yenilenmesi arasında indirekt bir ilişki olduğunu bizlere gösterebilmektedir. Ki sonrasında değişim trendinin Avrupa sathında genişlediğini ve orası ile sınırlı kalmayarak Atlantik’in öte yakasına da sirayet ettiğini hatırlayalım. Bu etki daha çok su kaldıracak gibi görünüyor.

Neredeyse tüm Avrupa ile birlikte dünyada da aşırı sağa kaymanın emareleri uzun süredir görülmekte idi. Ancak özellikle müesses nizam partilerinin çeşitli seçim ittifakları ile bazen birinci çıkan partileri bile engelleyebildiğini gördük*. Fakat bu ve benzeri çabalar bariz ama menfi değişim önündeki son çabalar gibi duruyor, aşırı sağ yükseliyor. Almanya bunun en net örneklerinden birisi. AfD, yakın geçmişte kurulmasına rağmen önce federal mecliste, sonrasında ise Avrupa parlamentosunda yükselen bir ivme yakaladı.

Peki, kimdir bu AfD? 2013 yılında kurulan parti, öncelikle şu anda ki konumundan daha farklı bir düzlemde, genel olarak sistemin ekonomik eleştirisi ve Avrupa şüphecisi bir konumda idi. Tabii ki o zaman da Avrupa Birliği eleştirisi üzerinden ulusal kimliğe vurgusu vardı; ancak şu anki göçmen karşıtlığı, İslam karşıtlığı, iklim politikaları karşıtlığı, etno-milliyetçilik pek ilgi alanına girmiyordu.

Ancak parti içi dengelerin değişimi ve özellikle Suriyeli göçünün 2015 sonrası artmasıyla kendini konumlandırmasını şovenizmin mümbit kollarına bıraktı. Ve bu süre içinde oylarını da katastrofik şekilde arttırarak Almanya’nın ikinci partisi hüviyetini kazandı.     

Almanya’nın Natzilerin yıkılışı sonrası ABD tarafından her dem askeri olarak kontrol edildiğini ve bunun hâlâ devam ettirilmeye çalışıldığını** hatırlayacak olursak, Neo-Natzi sempatizanı addedilen bir partiyi desteklemesinin ABD’nin ya üç çeyrek asırlık pratiğini değiştirdiğini ya da daha basit anlamıyla kontrol yöntemlerinde değişikliğe gittiğini düşünmemiz gerekecek. Tabii Trump Amerika’sının değişen Rusya perspektifi ile AfD’nin Rusya’ya olan ılımlı çizgisinin kesişmesinin de etkisi olabilir.

Bu arada Neo-Natzi derken aklımıza Yahudi karşıtlığı da gelmesin, yeni faşizm bu konuda oldukça değişmiş vaziyette ve “geleneği”nden kopuk. En azından bir halka olan ırkçılığa son verilmesi anlamında sevindirici olmakla birlikte, bunun Batı’nın Judeo-Christian düzlemini ve Huntington’ın medeniyetler çatışması tezini içselleştirmesi ile de ilintisi olabilir. Ya da sadece politik doğruculardır. Yakın zamanda ölen Le Pen’in antisemitik söylemi yüzünden bir zamanlar kendi kurduğu partiden kızı marifetiyle atıldığını da hatırlayalım.

Öncesinde de belirttiğimiz üzere konuyu Almanya özelinde incelesek bile bu bir trend ve etkileri daha uzun süre devam edecek gibi. Çoğu zaman türlü çelişkileri bünyesinde barındırsa da ezilen halklar çerçevesinde menfi gidişin ivme kazanacağı muhakkak. Göç hususunda, savaş konusunda tüm sorumlu devletlerin bedel ödemesi düzleminde, ancak popülist ve şoven politikaların yükselişine de ket vuracak düzlemde söylemler ve aksiyonlar oluşturmamız elzem. Aksi hâlde ahlaklı ama bir grup azınlık olarak kalacağımız neticesini kabul etmemiz gerekecek.

Son bir hatırlatma; AfD’nin yükselişinin miadını eyalet seçimlerinde Thüringen’de kazandığı başarı oluşturmuştu, aynen bir zamanlar orijinal Natzilerin yaptığı gibi. Maalesef halka yanlış şekilde de olsa “dokundukları” gerçeğini gösteriyor bu durum. Sınıf, sınıf, sınıf… düzlemimiz bu, hafızalarımızı tazeleyelim.

Süleyman Güzel

*Fransa seçimlerinde Ulusal Birlik %33 ile birinci olmasına rağmen sandalye sayısında geride kalmıştır.

** ABD’nin Avrupa’daki tüm askerlerinin yarısından fazlası hâlen Almanya içerisindedir.

Yazar

You May Also Like

Kira krizi derinleşiyor

Ekonomik kriz, konut kiralarını fahiş seviyelere çıkarırken, birçok kiracı açısından mahkemeye taşınan kira davaları da sonuçlanmaya başladı. Tahliye…

Bir teşekkür yazısı

Aslında, AKP’ye teşekkür borçluyuz. Yanlış bir hesap yaptılar, masadaki kartları, yani ülkenin durumunu doğru okuyamadılar. CHP hakkındaki asırlık…