Manisa’nın Soma ilçesinde 301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma Kömür İşletmeleri A.Ş’ye ait maden ocağında meydana gelen faciaya ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın beşinci duruşmasında karar çıktı.
Mütalaayı kabul etmeyen ailelerin avukatları, cezalandırılmanın görevi kötüye kullanma suçundan değil taksirle öldürme ve yaralamadan uygulanması gerektiğini söyledi. Sanıkların duruşmaya SEGBİS ile bağlanmasını eleştiren ailelerin avukatları, yargılamanın yüz yüze yapılması gerektiğini ve mahkemenin “görevsizlik kararı” vererek dosyanın ağır ceza mahkemesine sevk edilmesi taleplerini tekrarladı.
Sanık avukatları, ise zaman aşımı şartlarının oluştuğunu belirtip, davada düşme kararı verilmesini istedi.
28 kamu görevlisinin yargılandığı davada, mahkeme 16 sanığa 5’er ay, 2 sanığa ise 6 ay 7 gün hapis cezası verdi. 10 sanık beraat etti.
Sanıklar adeta ödüllendirildi
Duruşmayı takip eden CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu sanıkların en alt düzeyde cezalandırılarak adeta ödüllendirildiğini söyledi.
Adalet yine göçük altında
Katliamda oğlu Uğur Çolak’ı kaybeden Gülsüm Çolak 11 yıldır adalet mücadelesi verdiklerini kaydederek, “Halkın yargıya güveni kalmadı. Adalet yine göçük altında kaldı” dedi.
301 ölü ve 162 yaralı için verilen 5 ay hapis cezası, adalet değildir
Avukat Mürsel Ünder “11 yıl geçti, yine bir kırılma noktasındayız. Facianın gerçek sorumluları olan dönemin Başbakanı, Enerji ve Çalışma Bakanları ile madenciye tekme atan bürokratlar hâlâ dokunulmazlık zırhının arkasında. Dosyada 42 sanıktan geriye yalnızca 28 kişi kaldı. Bugün onlara, toplamda aylarla ölçülen cezalar verildi. 301 ölü ve 162 yaralı için verilen 5 ay hapis cezası, adalet değildir. Ne sanıklar duruşmaya geldi, ne de kamu görevlileri gerçek anlamda hesap verdi. Cezasızlığa karşı mücadelemiz devam edecek” dedi.
