Mühendislik mesleği sermayenin insafına terk edilemez

Makina Mühendisleri Odası (MMO) İstanbul Şubesi’nin genel kurulu ve seçimleri 7-8 Şubat’ta yapılacak. Bu genel kurul ve seçimler, sadece bir yönetim değişimi değil, mühendislik mesleğinin sermayeden bağımsızlığı fikrinin oylanacağı kritik bir dönemeç olacak.

TMMOB Sanayi Kongresi 2025 Sonuç Bildirgesi’nde de vurgulandığı üzere; neoliberal küreselleşme dönemi kapandı, yerini “yeni korumacılık” ve “açık güç siyaseti” üzerine kurulu yeni bir emperyalist evreye bıraktı. Bu yeni dönemde teknoloji, bir refah aracı değil, büyük teknoloji tekellerinin toplumları gözetleme ve emeği kontrol etme silahına dönüştü.

MMO İstanbul Şubesi mevcut yönetiminin “Sanayi 4.0” ve “Yapay Zekâ” güzellemeleriyle pazarladığı anlayış, aslında bu küresel hegemonya mücadelesinin yerel vitrinidir. Yapay zekâyı mühendisi tasfiye etmek ve emeği bir “risk faktörü” olarak görmek üzerinden pazarlayanlara karşı biz; “Barış için Teknoloji, Yaşam için Üretim” diyoruz!

Mühendisler ve teknoloji

Bizler, Emekçi Demokrat Mühendisler olarak, MMO İstanbul Şubesi’nin sermayenin “halkla ilişkiler” ofisine dönüşmesine dur demek, mühendislerin yüzde 90’ını oluşturan emekçi mühendislerin haklarını savunmak ve bilimi halkın hizmetine sunmak için çaba gösteriyoruz.

Tarihsel olarak planlamacı ve kamucu bir çizgiyi temsil eden MMO, bugün ne yazık ki ideolojik bir eksen kaymasıyla karşı karşıya. İstanbul Şubesi tarafından hazırlanan “podcast”ler, yapılan çeşitli etkinlikler, Odamızın birer sermaye vitrinine dönüşmekte olduğunun somut kanıtı.

Yapay zekâyı ve teknolojiyi, işçiyi ve mühendisi tasfiye etmek üzerinden pazarlayan bu anlayış, emeği bir “risk faktörü”, mühendisi ise sadece algoritmaları onaylayan bir operatör olarak görmektedir. Bizim için teknoloji, kâr maksimizasyonu aracı değil; toplumsal refahın, işçi sağlığının ve insanca yaşamın teminatıdır.

Makina Mühendisleri Odası (MMO) İstanbul Şubesi, sermayenin halkla ilişkiler ofisi gibi davranmaktan vazgeçip rotayı yeniden emeğin ve bilimin yoluna çevirmelidir.

Sadece teknoloji tedarikçilerinin ve CEO’ların konuşmacı olduğu tek taraflı monologlara son vermelidir; yapay zekâ ve istihdam gibi konular konuşulurken masada emekçi mühendisler ve sendikalar da yer almalıdır.

Teknoloji, insanı ikame etmek veya işsizlik yaratmak için değil; çalışma saatlerini düşürmek, iş güvenliğini artırmak ve insanca bir yaşam kurmak için kullanılmalıdır.

Meslek odasının görevi, emeği değersizleştiren bir geleceği “kaçınılmaz ilerleme” olarak sunmak değil; teknolojinin kimin çıkarına geliştirildiğini sorgulamaktır. MMO İstanbul Şubesi, bu ideolojik kuşatmayı kırmalı ve mühendislik bilgisini toplumun hizmetine sunan toplumcu bir çizgiye dönmelidir.

Başka bir Oda, başka bir mühendislik mümkün!

Sermaye odaklı teknokrasiye karşı, TMMOB Sanayi Kongresi’nde de altı çizilen “Kamucu Planlama” ilkelerini MMO İstanbul Şubesi’nde hayata geçireceğiz:

TMMOB’un her yıl ilan ettiği, mühendis taban ücretinin tüm işyerlerinde uygulanması için “Ücret İzleme Birimi” kuracağız. Günlük çalışma süresinin 7 saate, haftalık çalışma süresinin 35 saate indirilmesi için mücadele edeceğiz.

Her türlü şirket sponsorluğunu reddedeceğiz. Odamızın kürsülerini CEO’lara değil, mesleğin gerçek sahibi olan üyelere açacağız.

Mücadeleye ve seçimlere katılmaya çağırıyoruz

Mühendislik sadece teknik bir uzmanlık değil, toplumsal bir sorumluluktur. TMMOB Sanayi Kongresi’nde de belirtildiği gibi; yabancı ve yerli sermaye tekellerinin egemenliğini kıracak bir paradigma değişimine ihtiyaç vardır. Bu değişim, MMO İstanbul Şubesi’nden başlayacaktır.

Tüm meslektaşlarımızı, 7-8 Şubat tarihlerinde İstanbul Kartal’da bulunan Makina Hangar’da yapılacak genel kurula ve seçimlere katılmaya, mesleğimize sahip çıkmaya ve Emekçi Demokrat Mühendislerin mücadelesine destek vermeye davet ediyoruz.

Gelin, Odamızı birlikte yönetelim; bilimi ve tekniği sermayenin değil, halkın hizmetine sunalım.

Yazar

You May Also Like

Kira krizi derinleşiyor

Ekonomik kriz, konut kiralarını fahiş seviyelere çıkarırken, birçok kiracı açısından mahkemeye taşınan kira davaları da sonuçlanmaya başladı. Tahliye…

Neden Enternasyonal Dayanışma?

İktidarın kanatları arasında mafyatik çeteler üzerinden başlayan güç savaşları (Sinan Ateş cinayeti, Ayhan Bora Kaplan operasyonu, emniyet-adliye içi…