Milli Eğitim Bakanı laiklikle ilgili bir bildiri yayımlayan insanlara dava açacağı tehdidini yönelterek bu şekilde “kimin totaliter olduğunun görüleceğini” savundu.
Türkiye’de hukuk kurallarını ve Anayasa’yı yorumlama yetkisinin tek bir zümreye ait olmadığını iddia eden Bakan Tekin, yayımlanan bildiriyle toplumun büyük bir kesiminin inanç özgürlüğünün hedef alındığını savundu.
Bakan’ın açıklamaları; “bir bildiri yayımlamak mı daha “totaliterdir”, yoksa o bildiriye katılanları yargı eliyle cezalandırmaya çalışmak mı?” sorusunun sorulmasına yol açtı.
Laiklik bildirisi
Geçtiğimiz günlerde aralarında akademisyen ve yazarların da bulunduğu 168 isim, laiklik ilkesinin korunmasına yönelik endişelerini dile getiren bir bildiri yayımlamıştı. Bildiri metni şu şekilde:
“Laikliği Birlikte Savunuyoruz
Ülkemiz ABD ve İsrail planları doğrultusunda bölgemizdeki gelişmelerle birlikte “Talibanlaştırma” baskısı altına girmiş durumda. ABD güdümlü bu gerici saldırı ülkemizin önündeki en yakıcı tehdide dönüşmüştür.
Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump’ın ipine sarılarak Türkiye’yi adım adım Orta Doğu’nun gerici bataklığına sürüklemektedir.
Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır. Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa’yı hiçe sayarak- “suçlu” gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir. Laikliği savunmak suç değildir. LAİKLİĞİ birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz! Karanlığa teslim olmayacağız!”
