Gazze’de yaşayan bir gazeteci olan Khuloud Rabah Sulaiman, Electronic Intifada web sitesi için Refah’ta sıradan insanların yaşamını yazdı:
Halil Mahmud ve ailesi, mevcut savaşın ilk aşamalarında Gazze’nin kuzeyindeki evlerini terk etmek zorunda kaldı. İsrail’in buranın güvenli bölge olduğuna dair verdiği güvence üzerine güneydeki Refah’a taşındılar.
Refah’ta akrabalarının yanına yerleştiler. Pazartesi günü İsrail’in Refah’ın doğu kesimine bildiri atarak toplu tahliye emri vermesinin ardından oradan kaçmak zorunda kaldılar.
Yaklaşık 100 bin kişiye kaçmaları talimatı verildi. Pazartesi gününün ilerleyen saatlerinde İsrail askerleri Gazze’yi Mısır’dan ayıran Refah sınır kapısı çevresindeki bölgeyi işgal etti.
Halil’in annesi Pazartesi günü sabah 8 sularında bildirilerden birini gördüğünde odun ateşinde çay yapıyormuş. Bunun bir tahliye emri olduğunu anlayınca şok olmuş.
Sonraki iki saat boyunca Halil ve babası, Han Yunus ve Deyr el-Belah şehirlerindeki akrabaları ve arkadaşlarıyla temasa geçti. Kalabilecekleri bir yer bulmak için yardım istediler.
Aile, bu şehirlerde kalacak yer kiralamanın aylık 1.500 ila 2.000 dolar arasında olduğunu öğrenince şok oldu.
Bu yüzden bir çadırda yaşamaya karar verdiler.
Ailesi Refah’a taşındığında Halil’e bir hayır kurumu tarafından bir çadır verilmişti. Ailenin başka kalacak yeri olmaması ihtimaline karşı çadırı saklamıştı.
Aile eşyalarını taşıyabilmek için eşeklerin çektiği bir araba kiraladı. Bu onlara 100 dolara mal oldu.
Çadır kuracak bir yer bulmak tam bir çileydi.
Sonunda aile birbirlerinden ayrılmayı tercih etti.
Bazıları Refah’taki akrabalarının yanında kalmaya gitti. Akrabaları şehrin şimdiye kadar tahliye emri kapsamına girmeyen farklı bir bölgesinde yaşıyordu.
Halil’in de aralarında bulunduğu diğerleri ise Gazze’nin güneyinde küçük bir bölge olan El-Mevasi’ye gittiler. Şu anda bir çadırdalar.
“Tükenmiş durumdayız”
Amany Ribhi ve annesi, birkaç ay önce Gazze’nin kuzeyindeki Jabaliya mülteci kampındaki evlerinden çıkarıldı.
Khan Younis’teki Nasser Tıp Kompleksi’ne sığındılar. Burası daha sonra İsrail güçleri tarafından saldırıya uğradı.
Bunun üzerine Amany ve annesi Refah’a taşındı ve burada bir çadırda yaşamaya başladılar. Çadır başka bir hastanenin bahçesinde kurulmuştu.
Pazartesi günü Amany çadırdaki insanlara bağıran bir adamın sesiyle uyandı. Adam onlara İsrail’in tahliye emirleri hakkında bilgi verdi.
Amany, Refah’ın başka bir bölgesinde bir çadırda yaşayan kardeşi Ihab’ı aramaya çalıştı. Ona ulaşamayınca WhatsApp üzerinden bir mesaj gönderdi.
Ihab’ın telefonu çekmediği için mesajı saat 11 civarına kadar görememiş.
Mesajı görür görmez Ihab, Amany’ye onunla buluşmaya geleceğini söyledi.
Amany onu beklerken, İsrail emirlerde tehdit ettiği mahallelerden birine saldırdı. Amany’nin çadırının bulunduğu hastaneye onlarca yaralı gelmeye başladı.
Ihab’ın ulaşım aracı bulmakta zorlanması nedeniyle ortaya çıkması uzun zaman aldı. Sonunda eşeklerin çektiği bir araba kiralamayı başardı.
Ihab, Amany ve annelerini çadırına geri getirdi. Sırtından rahatsız olduğu için anneleri için daha uygun bir yer bulması gerekiyordu.
Yerde uyumak zorunda kaldığında ağrıları şiddetleniyordu.
Ihab, Khan Younis’e daha yakın yaşayan diğer kız kardeşi Olfat’ı aradı. Olfat ilk başta annesinin evine arabayla gitmesini önerdi.
Ancak Olfat yaşadığı bölgenin İsrail bombardımanı altında olduğunu belirtti.
Ihab’ın bir taksi bulması iki saat daha sürdü. Ücret 200 dolar tutuyordu.
Yine de annesi ve Amany sığınacak bir yer buldukları için rahatlamıştı.
Amany ve annesi Refah’tan kaçan çok sayıda insan görmüşler. Bazıları yürüyordu, bazıları da at arabalarındaydı.
Bazıları arabalarda ya da kamyonlardaydı.
Çocuklar -genellikle gözyaşları içinde- yetişkinlerin omuzlarında ya da sırtlarında taşınıyordu. Bazı babalar öfkeliydi ve çaresizlik içinde çocuklarına bağırmaya başladılar.
Diğer birçok insanın gidecek hiçbir yeri yoktu. Kaldırımlarda oturuyorlardı.
Amany, “Bunun son göçümüz olması için Tanrı’ya dua ediyorum” dedi: “Çok yorulduk.”
Amany, ailesinin Gazze’nin kuzeyindeki evine dönme özlemiyle yanıp tutuşuyor. “Sadece bu savaştan sağ çıkmak istiyoruz” diyor.
25 yaşındaki İsmail Samir, son zamanlarda anne babası ve yedi kardeşiyle birlikte Refah’ta yaşıyor. Naylondan yapılmış bir çadırda kalıyorlar.
Aile, Gazze Şehri’nin İsrail tarafından harabeye çevrilen bir bölgesi olan Şeyh Radvan’dan çıkarıldı.
Pazartesi sabahı erken saatlerde bir arkadaşı İsmail’e telefon ederek tahliye emrini bildirdi.
Ailesini uyandırdı ve onlar da Gazze’nin güney ve orta kesimlerindeki arkadaşlarını ve akrabalarını aramaya başladılar. Ancak kalacak yer bulamamışlar.
Sekiz saat sonra bulabildikleri tek şey kiralık bir daireydi. Bu da aylık 700 dolara mal olacaktı – ailenin karşılayamayacağı bir meblağ.
İsmail, “Bu yüzden burada, Refah’taki çadırımızda kalmaktan başka seçeneğimiz yok” dedi:
“Gidecek başka bir yerimiz yok. Yarın hayatta olup olmayacağımızı bilmiyoruz.”
