Amerika başkanı Biden, 31 Mayıs’ta yaptığı konuşmada İsrail’e üç aşamalı bir ateşkes antlaşmasını kabul etme çağrısı yaptı. “Tanımlanamayan bir toplam zafer kavramının peşinde süresiz savaş… İsrail’i Gazze’de sadece batağa saplayacak, ekonomik, askeri ve insani kaynaklarını tüketecek ve İsrail’in dünyadaki izolasyonunu daha da arttıracaktır” [1] diyen Biden, işgalin ve soykırımın bitmemesi durumunda hem İsrail ve Netanyahu’nun hem Amerika ve Kasım’da yapılacak seçim yüzünden kendisinin zor duruma düşeceğini kabul etmiş oluyor.
7 Ekim’den beri devam eden İsrail işgali Gazze’yi tanınmaz bir hâle getirdi. Binlerce insan öldürüldü, yaralandı, 2 milyona yakın insan yerinden edildi, açlık ve ölüm tehlikesi ile yüz yüze. Bütün bunlara rağmen İsrail ne bir ateşkese ne Gazze’den geri çekmeye niyetli.
Biden’ın açık ateşkes çağrısına rağmen Netanyahu, Gazze Şeridi’nde tüm hedefleri gerçekleşinceye kadar savaşın devam etmesinde ısrarcı olduğunu belirtti. Başbakanlıktan yapılan açıklamada, “Başbakan Netanyahu, müzakere heyetine Gazze’deki esirlerin mümkün olan en kısa sürede geri dönmesi için gerekenin yapılması talimatını verdi. Ama, Hamas’ın askeri ve idari açıdan ortadan kaldırılması da dahil olmak üzere savaş, tüm hedeflere ulaşılıncaya kadar sona ermeyecek” denildi.
Amerika, Ukrayna cephesinde de sıkıntıda
Gazze’de bir an önce ateşkes anlaşması imzalamak isteyen Biden, ikinci savaş cephesinde de sıkıntı çekiyor.
Rusya, Mayıs ayının başından beri Ukrayna’nın ikinci büyük şehri Harkov’da ilerlemeler sağladı. Zelenski, bir süredir Rusya’nın Harkov’da elde ettikleri kazanımların ardından Ukrayna’nın kuzey doğusuna yönelik saldırılarını daha da artırabileceğini söylüyordu.
Bunun üzerine geçen hafta Biden savaşın başından beri ilk kez Ukrayna’ya sadece Harkov cephesinde olmak üzere Rus toprakları içindeki askeri hedeflere karşı Amerikan silahlarını kullanma izni verdiğini söyledi.
Hemen ardından Almanya da Ukrayna’ya Rusya içindeki hedefleri vurmak için Almanya’nın verdiği silahları kullanma izni verdi. Almanya “uluslararası hukukta Kiev’in kendisini Rusya’nın içinden gelen saldırılara karşı savunma hakkı olduğunu” söyleyerek silah kullanım iznini meşrulaştırmaya çalıştı.
Bu açıklamaların hemen sonrasında Putin, Batı’yı bir kez daha tehdit etti. Putin, Ukrayna’ya gelişmiş batı silahlarıyla Rusya içindeki hedefleri vurma izni verilmesinin iki yıldır devam eden savaşı tırmandırabileceği ve “ciddi sonuçlara” yol açabileceği uyarısında bulundu.
Putin, “Kural olarak bunların küçük, çok yoğun nüfuslu ülkeler (Avrupa’daki ülkelerden bahsediyor) olduğunu unutmamalılar. Rus topraklarını vurmaktan bahsetmeden önce akıllarında tutmaları gereken faktör budur” dedi.
Biden iki cephede de yeniliyor
Biden iki savaş cephesinde de seçime kadar büyük bir yenilgi almamaya çalışıyor ama bu pek mümkün görünmüyor. Biden’ın ateşkes çağrısına Netanyahu’nun verdiği sert cevap üzerine The Guardian yazarı Julian Borger, Joe Biden’ın İsrail üzerinde etkili olmadığını yazdı. Bu ilk kez yazılmıyor. Son birkaç aydır dünyada yükselen Filistin ile dayanışma eylemleri, İrlanda, İspanya ve Norveç’in Filistin devletini tanıması, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin, Uluslararası Adalet Divanı’nın kararları Biden’ın bu işgali bir an önce bitirmesi gerektiği konusunda baskı oluşturuyor. Maalesef Netanyahu geri çekilmesinin kendi siyasi iktidarını bitireceğine inandığı için işgali durdurmuyor.
Bu çekişme Ukrayna işgalinin ilk yılında kendisini toparlamış görünen Amerika’nın yeniden güç kaybetmesi olarak algılanıyor. Bunun tabii ki en büyük sorumlusu Biden’ın kendisi, “Refah bizim kırmızı çizgimizdir, silah yardımını keseriz” deyip sonra işgal başladığında “tam bir saldırı olmadı” gibi saçma açıklamalarla silah yardımını kesmeyince, güvenilirliği iyice azaldı. Son ateşkes çağrısı da bu gidişle sönümlenip gidecek.
Amerika’nın, özellikle Afganistan’dan çekilmesi ile oluşan ‘savaş kabiliyetini kaybettiği’ havası, devam eden cephelerde bir başarı kazanamaması ile perçinleniyor. Biden, Ukrayna’ya yeni silah göndermeye ve Rusya topraklarında kullanmasına izni vererek gücünü ispat etmeye çalışıyor. Bu ise dünyayı daha büyük bir felaketin eşiğine getiriyor. Ukrayna işgalinin başından beri tüm dünyanın korkulu rüyası olan savaş cephesinin genişlemesi ve sınırlı da olsa nükleer silah kullanımı yine gündeme oturdu.
Bu savaşlardan, işgallerden en çok kârlı çıkanlar her zamanki gibi silah sanayisi oldu. 2023’te hem Amerika hem Rusya silahlanma sayesinde ekonomilerini büyüttüler. ABD’nin toplam silah satışı 238 milyar dolar ile rekor kırdı. Rusya ise ekonomik olarak büyümesini silahlanma sanayisindeki başarısı ile sağladı.
Ancak barış isteyenlerin sesi, her iki savaşı halkların lehine bitirebilir
15 Şubat 2003’ten sonra New York Times “Şimdi dünyada iki süper güç var: Amerika Birleşik Devletleri ve Dünya Kamuoyunun Sesi” diye başlık atmıştı. Son aylardaki Filistin ile dayanışma eylemlerimizle ikinci gücün hâlâ canlı olduğunu gösterdik. Soykırımı henüz durduramadık, ama İsrail’i yalnızlaştırdık, Filistin Devleti’nin tanınması yönünde önemli adımlar atılmasını sağladık.
Dünya’da barış isteyenlerin sesinin daha gür çıkması, iki cephede de savaşın halkların lehine bir an önce bitirilmesini sağlayacak en önemli gelişme olacaktır.
SAVAŞIN DEĞİL BARIŞIN SESİNİ YÜKSELT
Yıldız Önen
[1] https://enternasyonaldayanisma.org/2024/06/02/biden-israilin-gazzede-yenildigini-itiraf-etti/