Dünya üzerindeki en zengin 500 kişi 2024 yılında servetlerine 1,2 trilyon sterlin ekledi. İngiltere’de çalışan bir hemşirenin ortalama maaşıyla Elon Musk’ın mevcut servetini biriktirebilmesi için 10 milyon yıldan fazla çalışması gerekiyor.
Dünyanın en zengin 500 insanı şu anda 8 trilyon sterlinden fazla net gelire sahip. Bloomberg Milyarderler Endeksi’nin geçtiğimiz hafta açıkladığı verilere göre bu kişilerin serveti 2024’te 1,2 trilyon sterlin arttı.
Teknoloji imparatorlarından Elon Musk, Mark Zuckerberg ve Jensen Huang, Amerika Birleşik Devletleri borsasındaki spekülasyonların servetlerini arttırmasının ardından ilk üçte yer aldı.
X, Tesla, SpaceX ve diğer şirketlerin sahibi olan Musk, başkan seçilen Donald Trump’a verdiği destek sayesinde milyarlar kazandı.
Musk’ın şirketlerinin borsadaki “değeri”, Trump’ın geçtiğimiz Kasım ayındaki başkanlık seçimlerini kazanmasının ardından hızla yükseldi.
Trump büyük şirketlere en çok istedikleri iki şeyi vaat etti: Vergi indirimleri ve denetimsizlik. Musk da hızla yeni yönetimde büyük şirketlere yönelik düzenlemeleri azaltmakla görevli yeni bir kurumun başına geçti.
Musk’ın serveti geçen yılın başından bu yana 170 milyar sterlin artarak 355 milyar sterline ulaştı. İngiltere’de çalışan bir hemşirenin ortalama maaşıyla bu serveti biriktirmek için 10 milyon yıldan fazla çalışmanız gerekir.
Bu parayı ABD’de Trump’ı, İngiltere’de ise Nigel Farage ve aşırı sağcı Reform UK partisini desteklemek için kullanıyor.
Aralarında Amazon’un patronu Jeff Bezos’un da bulunduğu ilk sekiz kişi geçtiğimiz yıl 483 milyar sterlinden fazla para kazandı. En zengin 500 kişinin servetindeki toplam artışın yaklaşık yüzde 43’ünü oluşturdular.
Milyarderler, servetlerini “risk almalarına” borçlu olan “yenilikçiler” olduklarını iddia ediyorlar.
Ancak Musk, Tesla ve SpaceX’i yola çıkarmak için devlet müdahalesine bel bağladı. Wedbush Securities finans şirketinin teknoloji analisti Daniel Ives, “Musk’ın finansal başarısının temeli ABD hükümeti oldu” dedi.
Space X, ABD hükümetinin uzay ajansı Nasa’dan yaklaşık 16 milyar sterlin değerinde sözleşme aldı.
2008’de Noel’den hemen önce Musk ve SpaceX boş bir banka hesabıyla karşı karşıyaydı. Ancak uluslararası uzay istasyonuna ikmal görevlerini uçurmak için 1,3 milyar sterlinlik bir hükümet sözleşmesi sayesinde kurtuldu.
Space X, ABD ordusu ve diğer devlet kurumlarından daha fazla sözleşme kazandı.
Tesla “düzenleyici kredilerin” satışından büyük kazanç elde etti. Bu sistemde ABD hükümeti sıfır emisyonlu araç üreten otomobil üreticilerine kredi veriyor, onlar da bu kredileri diğer otomobil üreticilerine satabiliyor.
Piyasa temelli bir “çözüm” olarak, iklim krizinin ölçeğiyle başa çıkmakta başarısız oluyor. Bununla birlikte bazı kapitalistleri zengin ediyor. Düzenleyici krediler Tesla’nın 2008’deki gelirinin neredeyse yüzde 25’ini ve takip eden beş yıl boyunca gelirinin yüzde 10’unu oluşturdu.
Temelde zenginlik yaratan milyarderler değil, ekonomiyi ayakta tutan milyonlarca işçinin emeğidir. Amazon’un devasa depolarının çalışmasını sağlayan düşük ücretli işçiler olmasaydı Bezos nerede olurdu?
Belirli bir işçi grubu doğrudan kâr üretmese bile, kâr sisteminin işlemesini sağlamanın ayrılmaz bir parçasıdır. Örneğin, sağlık ya da okul çalışanları olmasaydı, kapitalizm sağlıklı ve vasıflı işgücünü korumakta zorlanırdı.
Milyarderlere yakınlık duyan politikacılar tarafından yönetilen devletler ise işçilerden alınan vergilere ya da işçilerin yarattığı kârlara bel bağlamaktadır.
Ne zaman politikacılar ya da medya “sihirli bir para ağacı” olmadığını iddia etse, yalanlarına inanmayın. Para orada. Para yanlış ellerde ama bu duruma mahkûm değiliz. İşçi sınıfı mücadelesiyle bu durum tersine çevrilebilir.
(Socialist Worker’daki orijinalinden Bahan Gönce çevirdi.)
