Ekim Devrimi sırasında bilimsel imkânlar büyük bir patlama yaşadı ve insan bilgisinin sınırları yıkıldı.
Rus Devrimi, çevre, doğa koruma ve ekoloji meseleleriyle yakından ilgili bir devrimdi.
Bolşevik bilim insanı Aleksandr Bogdanov, ütopik bir sosyalist Mars’ta geçen 1908 tarihli “Kızıl Yıldız” adlı romanında, bir enerji krizinden endişe duyan iki Marslı arasındaki bir sohbeti hayal eder.
Sterni adındaki bir Marslı, Dünya’nın doğal kaynaklarını sömürmek için dünyalıları ortadan kaldırmayı önerir. Devrimden önce bile, Sterni’nin Marslı arkadaşı Netti onu azarlar. Netti, Sterni’ye sosyalistlerin “asla yeniden canlandıramayacağımız veya yerine koyamayacağımız bir yaşam türünü” ortadan kaldırmayı öneremeyeceklerini söyler.
Rus Devrimi, dokuz yıl sonra Çarlık otokrasisini devirdi ve Bolşevikleri iktidara taşıdı.
Onların çıkardığı ilk kararnamelerden biri, toprağı ortak mülkiyet haline getiren kararnameydi. Daha sonra ormanlar ve yaban hayatı ile ilgili çıkarılan kararnameler, avcılık ve ormancılık faaliyetlerine kısıtlamalar getirdi.
Vladimir Lenin, doğa koruma konusuna bizzat ilgi duydu ve coğrafyacı Vladimir Sukachev’in bataklıklar üzerine yaptığı öncü araştırmaları dikkatle inceledi.
1919’da, Beyaz Ordu devrime karşı savaşırken, Lenin zaman ayırarak doğa koruma aktivistleriyle bir araya geldi.
Lenin, Bolşevik eğitim bakanı Anatoly Lunacharsky’nin çevre reformlarını destekledi ve doğa korumanın eğitimin bir parçası olarak kalmasını sağladı.
Lenin ayrıca Lunacharsky’yi “zapovednik” sistemini kurmaya teşvik etti. Bunlar, neredeyse tamamen araştırma amacıyla oluşturulmuş doğa koruma alanlarıydı. Kapitalist ülkelerdeki doğa koruma alanları öncelikle rekreasyon amacıyla var olduğundan, bu sistem devrim niteliğindeydi.
1929 yılına kadar Rusya genelinde toplam 4 milyon hektarlık bir alana yayılan yaklaşık 61 zapovednik kurulmuştu.
Zapovednikler, ekolojik düşüncede bir devrime yol açtı. Bolşeviklerden önce ekoloji, esas olarak bitkiler ve toprak arasındaki ilişkiyle ilgileniyordu. Bilim insanları, hayvanların ekosistemde oynadıkları hayati rolü gözlemlemeye zapovedniklerde başladılar.
Devrim öncesi Rusya’da akademik olarak izole edilmiş bir ekolojist olan Vladimir Stanchinsky, zapovednikler sayesinde enerji üzerine öncü çalışmalarına başlayabildi.
Stanchinsky, besin zincirinin her aşamasında enerji kaybı olduğu teorisini ortaya attı. Her aktarımda çok az enerji kaldığı için, besin zincirinin tepesindeki organizmaların kullanabileceği enerji çok daha azdır; bu da bir ekosistemin ne kadar avcıyı barındırabileceğini sınırlar.
Bu teori, çevre bilimi ve arkeolojinin temelini oluşturan “trofik merdiven” modelinin dayanağı oldu. Stanchinsky’nin teorileri Bolşevikler tarafından benimsendi ve kendisi Sovyetler Birliği’nin ilk ekoloji dergisinin editörü oldu.
Batı’da finansman bulamayan jeolog Vladimir Vernadsky gibi düşünürler, Bolşevik hükümeti tarafından desteklendi.
Vernadsky, Rus Bilimler Akademisi’ndeki çalışmaları sırasında biyosfer teorisini geliştirdi. Bu teori, hayvanların doğal dünyayı şekillendirme potansiyeline sahip bir jeolojik güç olarak görülebileceğini öne sürüyordu.
Alexander Oparin gibi diğer Sovyet ekolojistleri, günümüze kadar etkisini sürdüren yaşamın kökenine dair teoriler ortaya attılar. Genetikçi Nikolai Vavilov ise evcilleştirilmiş bitki yaşamının kökenlerini keşfetti.
Bolşevik ekolojisinin öyküsü, Joseph Stalin’in yükselişi, onun karşı devrimi ve tarımcı Trofim Lysenko’yu desteklemesiyle sona erecekti. Lysenko, Sovyet ekolojisi üzerinde diktatörce bir egemenlik kurdu ve doğayla uyum yerine insanın doğa üzerindeki hakimiyetine inanıyordu.
Zapovednikler, doğayı incelemek değil, dönüştürmek amacıyla bu projenin araçları haline getirildi. Lysenko’ya karşı çıkan Vavilov gibi bilim insanları hapse atıldı ve sonunda isimsiz mezarlara gömüldü.
Ancak Rus Devrimi sırasında, bir an için her şey mümkündü. Bilimsel imkânlar patlama yaşadı ve insan bilgisinin önündeki engeller yıkıldı.
Sovyet ekolojisinin hikâyesi, devrimlerin sadece insanlığı değil, doğayı da özgürleştirebileceğini göstermektedir.
Rebecca Givan
(Socialist Worker’dan DeepL yardımıyla çevrilmiştir.)
